suriye ve türkiye doğurganlık hızı

yürüyen adam yürüyen adam
türkiye nüfus ve sağlık araştırması verilerine göre türklerin doğurganlık hızı 2,3 iken suriyelinin 5,3 olarak açıklanmış.

suriyeli pek kimse tanımıyorum fakat ülkece ne kadar leş olduklarını gördük öğrendik. düz mantık hesaplandığında bile ülkelerindeki 10 yıllık savaştan kaçıp sokaklarda yaşayan ve kucaklarında 1 yaşında bebeği olan suriyelilerin sokaklarda sikişip sokaklarda doğurduğu durumuna açılıyor kapı. akıl ermiyor çünkü akli bir durum yok ortada. arap kafası işte sen yap allah rızkını verircilerden.




işin boktan tarafı bunlar bu hızla üredikleri sürece yaşadığımız ve az buçuk huzurumuzun olduğu toprakları gelecekte huzursuz hale getirecek olmaları. bu söylemin hiç bir tarafında faşizanlık yok olamaz zira öyle biri değilim. kapımız huzursuzluk yapmayan herkese açık fakat dünyanın neresine bir arap huzur götürmüş ki? nerede müslüman orada bomba, kan, sefalet, açlık hep bunları izliyoruz işte hoşunuza gitmiyor söylediğimde ama öyle yani ben söylemiyorum dünya bunu böyle benimsemiş gidin dünyaya kızın pis araplar sizi.
ganjaman ganjaman
aradaki fark her geçen gün artacaktır. zira ekonomik darboğaza sebep olan malum boşboğaz kişi yüzünden artık eğitimli türkler evlenip çocuk yapmıyor. hepsi ülkeden kaçıp hayatını kurtarmanın derdinde. çocuk yapan türkler istisnalar hariç en fazla 2-3 çocukta dururken, kürtler bir batında 10-15 çocuğa kadar çıkabiliyor. şimdi buna bir de suriler eklenince şam'da kayısı oldu.

daha geçen 150 bin tane afgan çoban alınacağı söylenmişti mesela. hükümet bunu boşuna yapmıyor. amaçları türkleri tamamen bu topraklardan sürüp, kalanları da araplaştırmak. doğuda kalan türklerin kürtleşmesini, batıda da araplaştırma şeklinde yapacaklar. yakında ülke araplar, kürtler ve bilumum 3. dünya ülkesi vatandaşlarına kalacak. avrupa da aynı dramatik sonla karşı karşıya, ama onların en azından şu anda uyuyan kümülatif bir eğitimli ırkçı tabanı mevcut. bizde o da yok. bizde siyasal islamcı radikal tayfa, milyonlarca pkk sempatizanı kürt, aşırı düşük zekalı, bütün hayatı yiyip içip sıçmak ve gündelik sıkıntılardan ibaret amip tayfa ve bir avuç ülkeden kaçmanın yollarını arayan yüksek eğitimli ve ileri zekalı tayfa var. sonuncu tayfa büyük oranda kaçıp kurtulduktan sonra da iç savaş başlayacak zaten. çünkü bu doğum hızı ve eldeki var olan kaynaklar göz önüne alındığında kaçınılmaz sonuç bu.
elcordobez elcordobez
kimsenin ağzına sakız olmaması gereken hızdır. bugün chp'lisinden iyicisine çok sevilmeye başlayan malum kişi yapar toki evlerini suriye'de gönderir.

sabah akşam vatanları viran edilen bu mazlum halk hakkındaki ağız ishalinden midem bulanıyor. aynı otistik çocukları yuhalıyan zalimler gibiler.

birazcık bilimden anlasanız, savaş dönemlerinde kadın rahminin döl tutma olayıyla ilgili olduğunu anlatırdım da bu işin anlamazsınız.

allah sizi daha beter etsin demeye de dilim varmıyor.
4
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
şimdi -durduk yere- ırkçı damgası yiyecek olsam da, yazıcam. kürtlerin doğurganlık oranını yüz yılda "ancak" insani düzeye çekebilmişken, it gibi üreyen mk çöl bedevileri çıktı başımıza. bakın sevgili romalılar. hümanizm dalgası altında sazan olmayın. bu işin sonu iç savaştır.
lö şuhane lö şuhane
ileride, çok değil 15 sene sonra, türk askerine-polisine-adalet çalışanlarına fazla mesai yaptıracak yeni insancıkların toprağımıza düşme hızının toprak sahibinden fazla olması demektir.

ortaokul seviyesine gelmiş surilerin bile okullarda çeteleşip haraç topladığı, hazir yemeye alışan, görgüsüz, bulduğu yere sıçan, kişisel temizlikten bihaber, kız çocuklarının durakta bekleyenlerin bacaklarına yapışıp para dilendiği, eli iş tutabilecek yetişkin erkeklerin yanına karısını oturtup dilencilik yaptığı, kadınların fuhuş yaptığı, yardım kuruluşlarınin asıl vatandaşına ulaşmasıni oyalayacak sayısız başvuru dosyaları, egitime kapalı, tacizci, hayvanlara işkence edenleri, gençlerin sokak başlarında kümelenip gelen giden kadınları süzmesi...bunlar sadece gelecekteki kaosun küçük bir ön izlenimi.

türkler bunları yapmıyor mu amk'cular gelmeden söyleyeyim; yapıyorlar, onlar yapıyorlarken bir de üzerine ithal etmek mantıksız geliyor bana.
10
dumrul dumrul
yanlış yorumlanan ilişkidir. malum şahıs ülkenin içine ettiği, yoksullaştırdığı, güvenlik sorunu yarattığı için türklerin nüfusu azalmaz. tersine artar. çünkü doğadaki canlılar hayatta kalma şansları azaldıkça daha hızlı üremeye yönelirler. aklı çalışan, yaşam standardı belli bir seviyede olan kesimler ise üremeye değil, hazırdakini donatmaya yönelirler...

doğadaki canlılar soyunu sürdürme yönünde sıkıntısı yoksa, konforu yerindeyse az yavru yapar ve ona daha iyi bakmaya çalışır, tam tersi olduğunda ise amaç ortalığa daha çok yavru bırakmak suretiyle bunların bir kısmının hayatta kalabilmesini garantilemektir. sonuçta topluluk açısından iki hayatta kalma stratejisi de çalışır ama bizler kısa hayatımızda biraz da konfor arayışında olduğumuz, sadece hayatta kalmak değil aynı zamanda iyi yaşamak istediğimiz için ikisi de çalışan bu stratejiler arasında bir ayrım yapmak durumundayızdır. yani bizim çıkarımız, niteliğe yatırım yaparak korunabilir. eğer bunun için özel bir çaban yoksa doğan seni niceliğe yöneltir. çünkü rastgelelik daha az maliyetlidir.

tekrarlayayım, konfor azaldıkça daha çok üremeye çalışırsın. sonra da olay tavuk - yumurta ilişkisine döner. nicelikteki artış nitelikteki düşüşü getirir. nitelik düştükçe hayatta kalma şansın azalır. hayatta kalma şansın azaldıkça niceliğe daha çok yatırım yaparsın. aç kalırsan kendi yavrunu yersin. doğaya bakın... insanlarda ise yamyamlık çok korkunç görünür. çocuğu yemezsin ama on çocuk yaptıysan bir ikisini feda ederek hırsızlığa, soygunculuğa filan gönderebilirsin yani... "ulan nasıl yapıyor oç'ler" dediğiniz şey doğada da farklı şekillerde çok sık gözlenen bir durum. birey olarak sizin küçük oğlanın değeri yok ki. biricik değildir. onda, onbeşte birdir o. rahatlıkla feda edilebilir.

şimdi buradan da simbiyotik ilişki bağlamında göçmenliğe girelim. sen ortalama bir çocuk yapan bir mahallesin. kaynağın bol ve dengeli dağılıyor, niteliğe yatırım yaptığın için güçlüsün. ben ise tam tersi... on çocuk yapıyorum ve niteliğim zayıf olduğu için bu nüfusla daha çok kaynak da üretemiyorum. tek çocuklu mahalledeki kaynaklara göz dikerim bu normal, bu arada onun da insan gücüne ihtiyacı vardır. o, dengesini koruyabilmek için benden eleman almalı ama bunu seçerek yapmalı, çünkü talep çok ama onun insana değil, belli ölçülerde nitelikli insana ihtiyacı var. bu durumda benim mahallemin en niteliklilerini alır ve onlar da hayatlarını kurtarmış olurlar. bu arada benim mahalle zaten yatırım yapmadığı nitelikten yana daha çok kaybeder. bu şekilde rastgeleliğin ona kazandırdığı avantaj da heba olmuş olur. güzel değil mi?

az çocuklu mahalle bu arada diğer mahalleye de yatırım yapmak zorundadır, çünkü kontrolsüz bir göç onun aleyhinedir. arada bariyerler, süzgeçler yoksa komşunu kaşımazsın. iki kere iki dört. o zayıflarsa seni de devirir. avrupalı suriyeyi kaşıyabilir çünkü arada türkiye var, yunanistan var, bulgaristan var... bi sürü süzgeç var. sen neye güvenip kaşıyorsun suriye'yi?

mevzulara minicik beyinleriyle bakan cahil herifler günlük çıkarlar uğruna geleceğimizi nasıl da berbat ediyorlar...

özetle nitelik düştükçe niceliğe yatırım yaparsın. niceliğe yatırım yaptıkça niteliği daha çok düşürürsün. eğer göçmenlik diye bir şey olmasa, yani toplumlar birbirinden yalıtık yaşayabilseydi, bu işin sonu türleşmeye kadar giderdi.
zildjian13 zildjian13
suriyelilerin maşallahlarının olduğunu gösteren hız.

suriyeli beyler dur durak dinlemeden hanımları ile oynuyorlar belli ki. o kadınlar da üzerlerine ceket atsan hamile kalacak durumda. aslında memleketin getirilmek istenilen durumu oldukça net ancak yazarsak silivri yolu gözükebilir malum havalar da soğuyacak olduğundan hiç gerek yok!

ama bu toprakların esas sahipleri olan ermeni ve rum'u bir türlü benimseyemeyen sizler yarın öbür gün bağrınıza basarsınız suriyeli kardeşlerinizi! ne de olsa müslüman ya!
myrica myrica
planın parçasıdır.
akp anladı ki ne yaparsa yapsın muhalif kesimden kurtulamayacak. böylece arapları toplayarak ülkede sonsuz yıl hüküm sürmeyi planlıyor.
suriyelileri vatandaş yaparak *demokratik* olarak seçilmeye devam edecek.
diyeceğim de, zaten oy oranı hali hazırda %50 civari akpnin, suriyelilere niye ihtiyaç duydular onu anlamadım.
özel bir araplaştırma planı var zannedersem.
sychtianarch sychtianarch
dört milyon suriyeli artık vatandaşlık yolunda. yani başımıza kaldılar. bunlar bir de savaş ve yıkım gördüler, şiddetin katmerlisini gördüler. cinsellik şiddetle eş bir dürtüdür. hayatta kalmakla ilişkilidir. bir bakıma cinsellikle şiddet bir bütünün parçalarıdır. sinirlendiğimzde cinsel içerikli küfürleri bu yüzden kullanırız

evde çiçekli bir bitkiniz varsa ve sık sık çiçek açmasını istiyorsanız su vermeyi kesin. canlılar, varlıkları tehlikeye girdikçe üreme mekanizmalarını devreye sokarlar. evrimde böyle bir fayda ilişkisi böyle bir mekanizmaya kapı açmış. hiç yaşlanmadığınızı düşünün, üremezdiniz. insanlar için çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi zahmetli bir yükün altına girmekteki güdünün ardındaki dürtünün başlıca sebebi budur. üreyemezseniz şiddete meyilli olursunuz. şiddete maruz kalırsanız, cinsel dürtüleninizde artış olur. burada duygularınız farklı bir katmandadır ancak, dürtüleninizin yoruma açık sonuçlarıdır.

google porno istatistikleri, ortadoğu sözkonusu olduğunda içinde şiddet / hardcore öğeleri bulunan porno türlerin popüler olması açısından farklı bir şey ifade etmez. türkiye, bu bağlamda suriye ve ortadoğu gibi ülkelere nazaran kötünün iyisi durumdadır. her geçen gün ülkede survival koşullarındaki artış ile şiddet de artacaktır.

somali'de dönem dönem açlık dalgası olur. yakın zamanda açlık kaynaklı göç esnasında bağzı aileler çocukları arasından seçim yaptı. bakamayacakları / kötü durumdakiler veya yarrıma muhtaç durumdakiler arasında seçim yapmak rurumunda kaldılar. yani bir kısım çocuk çölde terk edildi. insan davranışlarını şartlar belirler. şartlara göre kendinizden beklemeyeceğiniz davranışlar sergilensiniz.

suriyeli ve üreme artışlarındaki sorunun sebebi budur. ayrıca delinin biri "en az üç, mümkünse beş" diyorsa bunu ciddiye almak lazım. şiddet x cinsellik memanizması milyonlarca yıldır şaşmadan çalışıyor.


"şehirlere bombalar yağardı her gece
biz durmadan sevişirdik."

işte buna da romantizm deniyor.


ek not: akepe mafyası suriyelileri insaniyet adına almadı, almak sorunda kaldı. insaniyet dersine gerek yok. yeri geldiğinde "sınırları açarım" diyen, açan ve bakım parası isteyenden insanlık dersi alacak değiliz.