tahran

fadlallah fadlallah
şehir küfür rengindedir. evlerin boyaları döküktür. ama içleri saraydan beterdir. 80 humeyni darbesi zenginlere yönelik yapıldıgı için ve molla zengını sevmedıgı için halk dısardan fakır numarası yapar. o yüzden arabalar genelde eskıdır evler harabe görünür ama angelina jolie nin peçeli hali gibidir.

pis insanlardır. ama türklere göre tabii, dogudaki komşuları afganlara vede taciklere göre ultra temizlerdir.pislige örnek olarak en ünlü restoranlarında peçete yoktur. kagıt peçete daha ülkeye girmemmiş yada girmiş ragbet görmemmiştir. 2008 yılında hava kirliğinden dolayı okullar 2 gün tatil edildi.

en şaşırılacak öezllikleri ise çok kültürlü olmaları .. çok dil bilmeleri .. çok kitap okumaları .. tabii bu tahran için geçerli değil .. (bkz: isfahan), (bkz: kum )

will continue
sana söyleyeceklerim var sana söyleyeceklerim var
uçak iniş için alçalırken yapılan baş örtüsü anonsuyla geriliminiz başlıyor.istanbul'dan giden bir insanı bile trafiğiyle şaşkına çeviren şehir.her yerde peykan marka otomobiller ,tampon tampona bir trafik.gri bir şehir burası.insanlar mutsuz,hatta bir çoğunun yüzünde bir ifadesizlik var.kara çarşaflı devrim muhafızları her yerde.güzel yemeklerin olduğu pasaj türü bir yere gitmiştik.biz otururken yan masaya 3-4 kişilik bir kız grubu geldi.biraz sonra da diğer masaya erkeklerden oluşan bir grup oturdu.gülüşüp bakışmalar başlayınca da ninja gibi nerden geldiklerini anlamadığımız bir hızla bu muhafızlar çıkageldi. kızlara bir şeyler fısıldayıp grubu anında dağıttılar.şaşırıp kaldık tabii.
akşam otele gittiğimizde de ,asansörün hemen yanında oturan bir kadın elini asansöre koyarak yolumuzu kesti ve oda numaramızı sordu.sonra resepsiyona gidip evlilik cüzdanımıza baktı.eski eşim demişti zaten ,kendini unut evlilik cüzdanını unutma gelirken diye.sonra verdiği yüksek müsaadeyle odamıza çıkabildik.
kadınlar güzel,sokakta gördüğünüz kadınların çoğu burun bandajıyla dolaşıyor.burun estetiği parayı bulanların ilk yaptırdığı şey.bir çoğunun baş örtüsü düştü düşecek kıvamında takılı.makyajlarsa sahne almak üzere olan bir şarkıcıyla yarışacak yoğunlukta.zorakiliği çok net hissediyorsunuz baktığınızda.şehrin yüksek noktalarında zenginler oturuyor,aşağı doğru indikçe de gelir seviyesi üşüyor.
her yerde safran,her yerde baharat kokusu var bu şehirde.bir de binalarda amerika karşıtı,şehitlerle özdeşleşmiş resimler.şehirdeki en görkemli bina türk konsolosluğu desem abartmış olmam.gördüğümde şaşırmıştım gerçekten.
bizi iki gün boyunca hem almanca hem de ingilizce bilen bir şoför gezdirmişti otelden.''her şey bir gecede oldu'' diyerek başladı şehir turuna.geze geze şahın sarayına geldik.bizim gibi gezen turistlere eşlik eden kızlar vardı orda da.ingilizce anlatıyorlar ,fakat kritik ve işlerine gelmeyen sorularda ya sizi susturuyorlar ya da uyarı çekiyorlar.şahla ilgili sorularda temkinli ve katılar.

ertesi gün kotumu giyinip üstüne oramı buramı kapatacak bir tunik geçirirken eski eşim beni uyardı:''deli misin,bugün çarşamba ,kot giymek yasak bugün.'' ben hızla çıkarırken de baktım deli gibi gülüyor.hayırdır dedim .yaa,amma safsın hemen inandın dedi.memleketlerinde mantık mı var allah aşkına ne var bunda inanmayacak,karı koca kol kola dolaşana bile ters ters bakıyorlar.esmiştir,çarşamba kot giymeyin bre kadınlar demişlerdir dedim.

bu şehirde yaşama ihtimalimiz üzerine gitmiştim uzun lafın kısası.en az 2 sene kalacaktık iş için.ama bana 5 gün yetti de arttı bile.dönerken eski eşime ''sana hayatta başarılar ,ben burada yapamam'' dedim.neyse ki kısa zamanda o da kurtuldu oradan. neyi güzel derseniz firuze taşlı çeşit çeşit gümüş takıları ve damavand marka suyu.bir de istanbul'a dönüşü güzel bu şehrin.
karsinoma karsinoma
bir ay sonra ziyaret etmeyi planladığım şehir. şimdiye kadar tahran'a gitmiş tek tanıdığım irlanda'dan otostopla tokyo'ya gitmiş bir hippi. adama sordum "nasıl oralar?" diye. emeyzingten girdi, owsımdan çıktı. sonra ot kullandığı için devrim muhafızları tarafından götürülen ve haber alamadığı bir arkadaşından bahsetti.

hadi bakalım, gidip de dönebilirsem size nasıl bir yer olduğunu bir de ben anlatırım.
fatih33 fatih33
ankaraya asiri derecede benzemektedir, nasil ankarada hayat cankaya ve yenimahalle ilce sinirlarinda akiyorsa buradada hayat kuzey tahranda akiyor. kuzey tahrandaki iranlilarin cogu seküler yasam tarzini benimsemis gayet rahat insanlar tabii tahranin en zenginleri kuzeyde oturuyor. yolunuz buraya düserse güney tahrana hic ugramayin derim tarihi yerler genelikle orada bulunur ama insan kaliesi acisindan ankaranin altindag,mamak ve sincaniyla yarisirlar bizimkiller gibi muhafazakardir tahranin bu bölgesi.
çalık çalık
hakkında üretilen önyargı sayısı, "n'olcak bu fenerin hali?" soru sayısını geçen şehir.

tahran imam humeyni hava alanında, 2. katta döviz bürosu var, 1 usd 37,980, 1 tl 10,980 iran riyali (irr). tl'yi şehir merkezinde de rahatlıkla bozdurabilirsin, türkiye'den döviz götürmene gerek yok.
uyumalık koltuklar ise 1. katta, orta bölümde, polis bürosunun karşısında. paris cdg'deki gibi rahat değil ama güvenli, uyuyabilirsin.
pasaport polisi türkçe konuşabiliyordu.

tahran imam humeyni hava alanı (ika) - şehir merkezi arası ulaşım:
şehre ulaşım sadece taksiyle mümkün. 2. katta 20 usd bozdurduktan (şehir merkezinde de kur aynı) sonra 500.000 riyali eline al, çıkışta 1. sıradaki yasal taksileri geç, onlar 700.000 riyal istiyorlar, 2. sırada çakma taksiler var. camdan parayı göster, "tehran, its inaf?" diye sor. birincisi olmasa ikinci şoför kabul ediyor.
daha da güzeli bir sırt çantalı görürsen ona taksiyi bölüşmeyi teklif et, aynı hareketi birlikte yapın.
hava alanı şehre 50 km civarı. taksiyle 40-50 dk sürüyor. yalnız sen o süreyi en az 1 saat hesapla, uçağı kaçırma çünkü trafik istanbul'dan daha beter. istanbul'da hiç değilse trafik ışıklarına önemli oranda uyuluyor ve de kaldırımdan motosiklet gitmiyor.

edit: 2017'de hava alanı tahran arasında metro seferlerinin başladığını okudum. gitmeden önce araştır istersen.

tahran'da konaklama;
ucuz hosteller 15 usd. ben daha uygununu bulamadım. bunlar da isimleri; denj hostel, seven hostel. bir de hitehranhostel diye bir web sitesi var. orada da 15 usd'ye 3 adet hostel var. var da çok uzaklar merkeze. ben aramaktan yorulup merkezde (vali asr metro durağı yanı) bir (otel razy) otelle pazarlık yaptım. 1.670.000 riyal istedi, 1.300.000 riyal (130 tl) verdim. dışardan görüntü güzel ama odalar pansiyon kalitesinde, hosteli sen düşün artık. bir diğer yol da taksiciden ucuz otel bulmasını istemek.

çay 10.000 riyal (1,00 tl)
ucuz büfelerde çeşitli hamur işleri ve sandviçler 10.000-40.000 riyal arası. fakat bana göre hepsi aşırı yağlı.
vali asr caddesinde lokantada çorba, et döner ve ayran (daha çok kefire benziyor) 165.000 riyal. aynı yemek üniversite metro durağından milat kulesine doğru çıkan caddede 60.000 riyal ve daha güzel.
ucuz market: etka chain stores

uluslarası (yani cüzdanında şu anda olan kartlar) iran'da geçerli değil. yerel bir kredi kartı sistemleri var. yani hep nakit ve riyal (döviz alışverişte kullanılmıyor) kullanacaksın.

internet sorunsalı:
iran'da internet var da ilginç bir şekilde var. ülke dışındaki bir siteye ulaşamıyorsun. mesela türk gazetesi okuyamıyorsun. sosyal medya yok. gençlerden öğrendiğim kadarıyla instagram varmış. whatsup çalışıyor. kısacası dostlar alışverişte görsün bağlantısı var iran'da.

kendi otomobil markaları var; saipa ve samand. yollardaki diğer otomobillerin çoğu da peugeot.

şişe su ve meşrubat piyasası, ortadoğunun çoğu ülkesinde olduğu gibi, abd'nin ambargo uyguladığı (?) tahran'da da coca cola ve pepsi'nin hakimiyetinde.

vali asr meydanında, tiyatro binasının yanında wc ve içme suyu var. gülme, tuvaletini yapmak için kafe vs. bakınacaksın ama zor bulursun.

tahran deyince ilk akla gelenlerden biri de kadınların örtünme meselesi. kadınların "hicab" olarak adlandırdıkları bir baş örtme zorunluluğu var. turist de olsan mecbursun. fiili durum ise, kadınlar dar bir pantalon, uzunca bir gömlek türü üstlük giyip, saçlarının da 3/1'ini o da çoğu şeffaf bir başörtüsüyle örtüyor. erkeklerin giyimi türkiye ile aynı. iki gün içinde bir kez yaşlı bir mollanın ters bakışı dışında bir olumsuzluk yaşamadım.

* önemli: iran'da çevrimdışı harita uygulamaları çalışmıyor. internetsiz yönünü bulamazsın. ya da kağıt harita kullanacaksın. bu durumda hostelin yerini bulmak da zor oluyor. ayrıntılı haritasını, adresini türkiye'deyken edin, çıktılarını yanına al. yine bulamazsan taksiye mahkumsun.

tahran'da döviz bozdururken 50 usd uzatıp, 25 usd'sini boz, diyemiyorsun. o yüzden ihtiyacın olan paranın tamamını bozuk para olarak götür. olmadı dönüşte havaalanında artan paranı dolara çevirirsin.

şehir içi ulaşım:
metro ucuz, otobüs ondan da ucuz ama çözebilirsen. ben dolmuş taksileri kullandım, hesaplıydı. tahran ünv. - azadi meydanı 20.000 riyal. genelde de bu fiyat geçerli dolmuş taksilerde. bir de motosiklet taksi var ki, kullandım, çok adrenalinli bi aktivite, tavsiye ederim. fiyat pazarlık usülü.
gideceğin yerin farsça'sını bilmiyorsan çok zorlanırsın. tahran üniversitesi'ni bi türlü anlamadılar. ingilizce bilen birini zar zor buldum, "denişka tehran"mış farsçası. olmadı haritayı göster taksiciye.

tahran, şehir olarak geçmişi 200 yıl öncesine dayandığı için tarihi eser anlamında çok cömert değil. başkent olması nedeniyle görülmeli. sözün kısası türkiye'ye gelen turistin ankara'yı görüp ülkesine dönmesi gibi oluyor. iran'da tahran'a en fazla iki gün ayırıp, pers imparatorluğu'nun izini sürmek için, en az on gün tebriz, isfahan ve yezd'e ayrılmalı. bir dahaki sefere artık.
iran halkı gayet medeni ve yardımsever. turisti aldatmaya yönelik hiçbir hareket görmedim.

azal'ın bakü aktarmalı tahran seferleri var. aktarma süreleri de uzun. iki şehri de birer gün olmak üzere gayet ekonomik olarak görebilirsin.

hepsi için; yollook.blogspot.com.tr