talat bulut

1 /
toumai toumai
1956 doğumlu tiyatro ve sinema oyuncumuz. uzun süre ankara sanat tiyatrosu'nda görev yapmıştır.yılanı öldürseler filminde ali, kuyucaklı yusuf filminde yusuf, kurtar beni filminde imam, her şeye rağmen filminde cenaze arabası şoförü, kurbağalar filminde ali, manisa tarzanı filminde ahmet bedevi, abuzer kadayıf filminde abdo ve melekler evi filminde ahmet aloğlu rollerinde oynamıştır.ayrıca en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu dallarında altın portakalları vardır.
depresif depresif
1956 sarıkamış doğumlu, hacettepe elektronik mühendisliği 2. sınıftan terk oyuncu. rol aldığı filmler:

filmleri - oyuncu (25 film)
mutluluk irfan 2007
saklambaç coşkun 2005
aşk olsun timur 2003
melekler evi ahmet aloğlu 2000
abuzer kadayıf abdo 2000
cemile ve umudun masalı 1995
manisa tarzanı ahmet bedevi 1994
herşeye rağmen hasan 1988
kurtar beni imam salih 1987
son urfalı 1986
su merdan 1986
yapayalnız 1986
yunus emre yunus emre 1986
kurbağalar ali 1985
kuyucaklı yusuf yusuf 1985
fidan engin 1984
karanfilli naciye selim 1984
firar topal gardiyan 1984
derman 1983
göl hasan 1982
çayda çıra 1982
yaşamak seninle güzel 1982
yılanı öldürseler ali 1981
beni böyle sev 1980
hazal 1979

ödülleri
7.ankara film festivali, 1995
en iyi erkek oyuncu manisa tarzanı
1.ankara film şenliği, 1988
en iyi erkek oyuncu herşeye rağmen
20.antalya film şenliği, 1983
en iyi yardımcı erkek oyuncu derman
37.antalya film şenliği, 2000
en iyi erkek oyuncu melekler evi
22.siyad türk sineması ödülleri, 2000
en iyi yardımcı erkek oyuncu abuzer kadayıf

kaynak:sinematurk.com
la vie en rose la vie en rose
tiyatro oyuncusu. ast'ın amatör oyuncu kurslarıyla tiyatroya başlamıştır. sinemada ali habip özgentürk'ün keşfidir. hazal filminde türkan şoray ile birlikte oynamıştır.
polikina polikina
birbirinden çok farklı karakterlere bürünebilen ender oyunculardan biri. bir bakıyorsun imam, bir bakıyorsun profesör, köylü, şehirli her biri ile başka bir tipe bürünüyor. feneryolu civarında gördüm bugün kendisini, gülümsemesi çok hoş.
fak badi fak badi
bodrum bitez' de sürekli pazarda orada burada gezen sanatçı. esnafla arası çok iyidir. muhabbetlerini dinlemek zevk verir. oyunculuğu da kendisi gibi sağlamdır. tat verir.
webya webya
mutluluk' daki oyunuyla kendisine hayran bırakmış hatta aşık etmiştir bendenizi. ondan sonra ne kadar dizisi varsa izledim.. geçen sezon atv de oynayan kasaba isimli dizide de müthiş karizmatikti. ama diziyi kaldırdılar, lanet ettim daha da atv izlemiyorum.
meine ewige liebe 8734 meine ewige liebe 8734
küçüklüğümden beri hayranı olduğum tek aktör.
küçükken hayranlık seviyem bağımsızlığını ilan etmişti adeta
''annem'' dizisinin her bölümünü izlerken anneme dönüp dönüp ''ya anne yakışıklı dimi? dimiii haaa? dimii?'' diye beynini yerdim.oda he derdi geçerdi.az önce ''annem'' dizisinin final bölünümü izledim ve kendi kendime aynen şunu dedim ''karizmatik ya evet evet'' yanımda biri olsa ''dimi?'' diye kesin yine başlardım.

bakar mısın arkadaş şuna;
talat bulut - 297119 son olarak mutluluk filminde profesör irfan karakterini canlandırmıştır.kitaptaki karaktere tip olarak uymasının yanısıra başarılı oyunculuğuyla da... visplash
orgomelih orgomelih
taciz iddialarından sonra bir programa telefonla bağlanıp, bu kızla kim evlenir demiş. bu ne biçim sözler talat bulut?

soruşturma da açılmış, bakalım soruşturmadan ne çıkacak. umarım doğru olan şey çıkar.
laleli esnafı laleli esnafı
"ben karavanda iç çamaşırımla duruyorum, kostümcüler gelip pantolonumu gömleğimi giydiriyor." demiş.

valla ben bi' dünya dizide çalıştım, o karavanlarda saatlerce oturdum, bekledim. ama iç çamaşırıyla duran kimseyi görmedim. şöyle söyleyeyim, genç kızların sevgilisi olan birçok aktörle de oturduk ama muhabbet ederken hiç soyunmadık, birbirimize boxer'larımızı göstermedik. sen öyle duruyorsan sapıksın direkt. günlük kıyafetinle oturursun, kostümün geldiğinde değiştirirsin. yeri geldi mi kostümünü sana getirenler yanında bekler değiştirme esnasında. aceleniz de varsa eğer yardım etmek için özellikle. ama kimse gelip de pantolonunu giydirmez, fermuarını çekmez. gözlerinin içine baka baka gömleğinin düğmelerini iliklemez. en fazla ceketini giymene yardımcı olurlar. evet devamlılıktan dolayı dikkat ederler, düzeltme yaparlar, kravatını bağlarlar. ama devamlılık o an söz konusu değilse ve sen kravatını kendin bağlamak istiyorsan, "ayy ben bağlayayım" demez kimse. bu dediklerimi yapacak birisi de çıkarsa eğer, onu öptüğünde şikayet etmez. numarasını verir repo günü için. bilmediğimiz alanlar değil o setler.

hasılı, yalanı ortaya çıkınca bir daha hiçbir sette iş bulamayacağını bile bile bu şikayette bulunmaz kimse. hele ki "beni taciz ettiler" diye bir yalansa bu. sanırım sayın bulut, götü kurtarma çabasıyla saçmalıyor.
lö şuhane lö şuhane
"ben tüm çalışanları öpüyorum yanaklarından, onu da öptüm ne oldu? hepsi fazla samimiyetten" demiş.

yok babam, kişi istemeden saç ucunu bile öpemezsin, öpersen net tacizdir. samimiyet ayağına götü başı da elleyemezsin.

bi iş ortamımda adamın biri devamlı kolunu omzuna atıp duruyordu, küçüktüm o zaman. bir oldu iki oldu, buna dirseği bi geçirdim göbeği delindi sjsj. o vakitten sonra samimiyet(!)ten nefret etmiştir sanırım sjsj.
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
talat bulut'un taciz olayı uzun süredir gündemde ve ben de takip ediyorum meseleyi az çok. ilk duyduğumda açıkçası şaşırdım, yakıştıramadım adama. ama sonra yapmaz dediğimiz insanlar neler yapıyor kimseye güven olmaz bu hayatta dedim.

bence olayın en üzücü tarafı, set çalışanlarının, oyuncuların hatta yapımcının bile kabullendiği bir şeyi insanların ısrarla kabullenmemesi, hatta özellikle kadınların 19 yaşındaki genç kız için sarf ettiği cümlelerdi. resmen kadınlar tarafından linç edildi kız. sanki asla olmayacak bir şeymiş, hiç taciz olayları gerçekleşmiyormuş gibi iftira atmakla suçlandı. kadın oyuncuların kıza destek olarak yazdığı şeylerin altına bile hala ısrarla çirkin şeyler yazmaya devam ettiler. açıkçası benim o insanlardan midem bulandı.

üstelik adamın yaptığı açıklamalar adeta olayın gerçek olduğunun kanıtı gibi. yok bu saatten sonra bu kız nasıl evlenecekmiş, aman o kızları hep öpermiş yanlış anlıyorlarsa ona neymiş, zaten kızın niyet kötüymüş de amacına ulaşamayınca iftira atmış falan. ya resmen kirli düşünceleri akıyor adamın.

ben insanlardaki bu koruma içgüdüsünü, bir şeyi ısrarla yok saymalarını gerçekten idrak edemiyorum. babanın oğlu mu ne bu savunma aşkı? tamam olay aydınlanana kadar adamı da linç etmesin kimse ama kıza da bu baskı, bu iftira atıyor etiketi neden? ciddi ciddi bizim insanımız olmaz ya, eğitilmez yani.
2
1 /