tanzim satış çadırı

1 /
kont von hammersmarck kont von hammersmarck
kınadığını yaşamadan ölmemek diye ben buna derim işte...


Tanzim satış çadırı: Sebze başı kilo kotası konacak!
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
yurtdışı gümrüklerinden geri dönen "sıkıntılı" ürünlerin iç piyasaya "geçiriliş" çadırıdır. "geçiriliş ertuğrul" desek yeri. aman neyse o aradaki komisyoncular var ya ah o komisyoncular kdxmvzbkxjöşjk
rose whisper rose whisper
irfan değirmenci'nin videosunu gördüm de kan beynime sıçradı.

bu moruklar tam dayaklık.

ülkesini bitirenlere gıkı çıkmayan milliyetçiler beni vatan haini ilan edecek şimdi ama inşallah akp biraz daha kalır kalır da iyice sürünürsünüz. ülke batsın bence böyle aptallık, cahillik, kabalık, terbiyesizlik barındıran bi toplum yok olsun mümkünse.

kuyruklarda geçer inşşallah ömrünüz bundan sonra e mi çomar sürüsü.

editişko: noldu, zoruna mı gitti? sürün inşallah.
sickgod sickgod
irfan değirmencinin videodan ülke analizi;
-ülkeyi bu hale getiren eğitimsiz kesim
-eğitimsiz kesime tepki göstermeye çalışan azınlıkta bir grup
-sadece olanı anlatan gazeteciye şiddet.

en acı sahnesi de herif 1 hafta sonra gelecek marul üzerinden ülkeyi olumluyor. vay ki ne vay.
bıçakçı petri bıçakçı petri
kışın ortasında 3 kilo patates almak için bütün gün ayakta sırada bekleyen ama "eskiden karne vardı" diyerek hükümete toz kondurmayan angut çeşitlerinin sık görüldüğü ortam.

haberci aşağlanan toplumu haber yaparak onların hakkını arasa da, aşağlanan toplum haklarını arayan haberciye "sen kim oleyon amuğa goduğum halimizde ne var lan" diyerek hain damgası vuruyor. bunlara 3 kilo patates cok amına koyim ver 3 tane gerisini ihraç et bunlar yine şükreder nasıl olsa.
jack hopes jack hopes
evvelden sana yağı, ekmek kuyrukları vardı, ekmeği kayneynen alıyoduk diyenlerin karneyle patlıcan alması adghashashdhas. ismet paşa sizi ekmeksiz bıraktım ama babasız bırakmadım demişti. bunların onu da söyleyecek hali yok, uludere ve reyhanlı ile başlayan soma ve ankara ve ardından diğer patlamalarla devam eden katliamlar silsilesi, bunların onu da diyecek yüzü yok. babasız da bıraktılar, ekmeksiz da bıraktılar. insan gibi değil hayvan gibi yaşatıyorlar ama bu aptallıkla hakettiniz.
ozzz2110 ozzz2110
tanzim satış deyince akla gelen bir marka var.
(bkz: tansaş)
yanlış hatırlamıyorsam belediye çalışanlarına ucuz et ve gıda satabilmekti. sonra halka açıldı.
derken standartları olan bir avm oldu ve tabi migrosa satıldı.
süreç yeniden başlasın.
badass badass
okurken öyle bir ereksiyon yaşadım ki, resmen ağrıdı alet.

okumuş kesime bok atmakta üstüne olmayan bu organizmaların bu hallerini gördükçe keyiften delleniyorum. tüm sebzelerin kilosu 20 liraya bile çıksa bana koymaz olm, ben yaşarım. en kötü ihtimalle baktım iyice boka sarıyor durum, avustralya ve kanada zaten ben diplomamı ve ielts belgemi gönderdiğim anda bana iş ve kalacak yer buluyor. yani iş bulmam türkiye'den daha kolay. hiçbir zaman 3 kilo patates için kuyruk beklemeyeceğimi biliyorum.

tek dileğim bu günlerin "ehonomi çoh eyi, bahsana milletin parası olmasa sokahta niye gezsin" takımının iyi günleri olması. tek dileğim açlık, sefalet içinde köppppek gibi parçalana parçalana gebermeleri. çünkü biliyorum, o kadar mide bulandırıcı derecede kör cahiller ki yine gidip yine aynı şekilde oy verecekler. verin bakalım.
amonochrom amonochrom
reisimizin büyük buluşu sayesinde bütün kabzımalların, gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibi sapıtıp kaldıkları uygulama, şimdi onlar ve destekçisi dış mihraklar düşünsün.

karadenizli, bayburtlu müteahhit belediye başkanı zihniyetiyle ülke yönetenlerden ne bekliyorduk ki !

3 kilo ucuz patates ve domatesle fiyat politikası oluşturmaya çalışan asistanım olsa yeminle kovarım.

size garanti ediyorum bu idarenin sebebi özellikle de demokrasi görmemiş, demokrasinin ne olduğunu bilmeyen orta yaş ve üzeri doğu ve anadolu kökenli seçmen gurubudur. bence onlara demokrasinin ne olduğu veya ne olmadığı anlatılmalıdır.

padişaha, idarecilere tapar gibi kulluk yapan toplulukların coğrafyası burası, yani her şey yolunda babında yazıyorum, çok da şey etmeyin yani.

tanzim satışa gelecek olursak ortada devletle sektör arasında paylaşımında sorun olan şeyler olduğu kesin, biri rest çekiyor diğeri restini görüyor.
olay parsel kapmaca, kurtlar vadisi ve eşkiya dünyaya hükümdar olmaz gibi dizilerle bire bir aynı yani.
metrodakikemancı metrodakikemancı
neresinden bakarsan bak hiçbir kazancı olmayan oluşum.

devlet parmağını kıpırdattığı anda bir durup bakacaksın. nerden alıp nereye veriyor? diye

haftalardır gıda komisyoncuları hedefe konuldu "spekülasyon" yaptıkları iddasıyla önce onlar baskına uğradı.
sonra zincir marketlerin fiyatı yükselttiği idda edildi.

sonunda da özel sektöre had bildirmek , aslında seçim yatırımı olarak bu vaka başımıza geldi.
ama,
çalışmayacak.
çalışsa bile kuruş karı yok.
diyelim 8 liralık ürünü 6 liraya satıyor.
özel sektör olarak iş yapan ticarethanenin yapamadığı neyi yapıyor da indirimli satıyor?
ya mazot fiyatını koymuyor, ya depo kirası koymuyor, ya işçi parası çıkarıyor belediye işçileriyle satış yaptırıyor.
eee?
o aradaki açığın parası aynı köprüleri geçmeyenlerin de köprü parası ödemesi gibi gitmesek de bizler tarafından ödeniyor.
pekiiii, çare olur mu?
şimdi şöyle, istenildiğinde tüketilmeyecek bir ürün yelpazesinden bahsetmiyoruz. misal paran kalmayınca özel arabana yakıt almazsın otobüse binersin. peki yemeyebilir misin? yok.

dolayla tanzim satış çadırlarında 60 milyon insan yiyeceği kadar ucuz ürün satılabilir mi sorusuna geliyoruz, sürürülebilir olablir mi sorusunu cevaplamak üzere. imkanı yok.
piyasada malın fiyatını belirleyen bir sürü etmen var. misal özel bir işletmeci çok yüksek miktar kar etmiyorsa malın fiyatını kıramaz. kimse de yüksek fiyatta kalıp piyasada mal satamaz. biraz daha ucuz satabiliyorsa, nakit ve yüklü miktar alıp iskontodan faydalanıyordur iyi ihtimalle.

ben de komisyonculuğa iyi bakmıyorum ama hesap şöyle yapılınca olmuyo, "tarlada 3 lira hale geliyorsun 6 lira olmuş komisyoncu çok kazanıyor."
kirası kaç para oldu, mazot kaç para, kaç işçi çalıştırıyor, gibi sorular cevaplanmadığı için komisyoncu büyük miktar para kazanıyormuş gibi sunuluyor. e bu komisyoncular son 2 senede mi peydah oldu da gıda fiyatlarını speküle etti?

bundan 4-5 sene evvel pahalıya gelmeyen ürün şimdi neden pahalıya geliyor sorusunun cevabını sadece komisyoncunun spekülasyonuna bağlamak sadece yalan söylemekle ortaya atılabilir. zira devlet bunun sebebini tabi ki biliyor. üretimin verimsizleşmesi, girdi fiyatlarının yükselmesi vs.

tamzim satış biraz şuna benziyor,
büyük üretici önce yüksek fiyattan üreticinin malını alıp küçük üreticiyi bitiriyor sonra da tekelleştiği için istediği fiyatlamayı yapacak bir duruma geliyor. olan son tüketiciye oluyor.

şimdi de devlet bunu yapıyor işte. peki kimin parasıyla senin benim. devlet bir yerde hizmet yapıyorsa -her ne olursa olsun- hazinenin parasıyla ,yani bizim paramızla yapıyor.

dengeli, üretken bir ekonomi yürüteceğine, kendi seçimleri sebebiyle yaratılan yüksek fiyatları bizim paramızla kırıp bize hizmet yaptığını sanıyor.

seçime kadar çalışır. o da üste söylediğim gibi hepimize çalışmasının imkanı yok. devlet bütün ürünlere el koyup buralarda satamaz. o zaman hepimiz sıraya girip sabahlara kadar gıda için kuyrukta bekleyecez demektir, yok öyle değilse de eninde sonunda yine marketteki fiyatı yükseltir. zira devlet de özel teşebbüs gibi marketçilik yaparak gıda pazarına yeni bir oyuncu olarak dahil olmuş olur. talebi yükseltir, arz sabitse fiyat da yükselecektir.

yani

devletin şuanda yaptığı şeyin iki sonucu olabilir,

1)hepimiz bu sıralarda sabahlara kadar bekleyip, sınırlı miktarda satılan bu ürünlerin kendi paramızla sübvanse edilmiş şeklini alacağız. (aslında yine 8 liralık ürüne 8 lira veriyoruz ama biz verdiğimizi bilmiyor olacağız)
2) özel sektörün alacağı malı da devlet aldığı için ya da diyelim ithal edecek, bu sefer de üretici bir daha üretemez duruma düşecek ve gelecekte marketteki fiyat yine yükselecek .

1 nisandan sonra bizi çok renkli günler bekliyor.
1 /