terminator dark fate

azureel azureel
evet geçen de yazmıştım, yine yazıyorum: yeni meta, kadınlık. sinemada paso kadın göreceğiz.

yeni terminatör'de de başrol ve yardımcı oyuncularda dişiler yine baskın, bi tek kötü terminatörümüz er seçilmiş (tabii ki hispanik). pastayı büyürmek konulu tiradımı/yazımı hatırlıyor musunuz? canı sıkılan bakabilir;
(bkz: avengers-endgame/#17854167)

çok eğreti duruyor işte; başka da aklıma sözcük gelmiyor. beni rahatsız eden bir şey var burada; sanki sırf "hadi buraya da dişi/siyahi/eşcinsel kahraman koyalım" denmiş gibi, çok sığ kalıyor sahneler. karakter oturmuyor hacı anlatabiliyor muyum (linda hamilton hariç, kraliçemiz o başımızın tacı). öfff ya tam anlatamıyorum derdimi, ve galiba yanlış kelimeleri seçiyorum. seksist yaftası yemeden bitiriyorum yazımı.

neyse birkaç seneye oturur şu meta da, devamlılık gelince ben de sesimi keserim.

ps: şöyle de bir korkum var. hani şu sıralar "azınlıkları beyaz perdeye dahil etme" projeleri devam ediyor ya... sinema gişe hasılatı azalır, oyuncak/franchise temalı tüketim de erirse, yani azınlıkların pastaya katılımı projelerinden beklediklerini alamazlarsa sermayedarlar; seyredelim cümbüşü. yine lüzumsuz çıplaklık göreceğiz, sağdan soldan fırlayan meme olacak ekranda, full adam dövmeli testesteron filmler, damsel in distress veya objeleşmiş eye candy olmak dışında vasfı olmayan dişiler göreceğiz...

neyse, muhalefet şerhimi bu vesileyle düşeyim kenara.
7
the red queen the red queen
binbeşyüz sequelde sara connor kanserden genç yaşta öldü dedikten sonra 60 yaşındaki halini senaryoya dahil etmek de pek ters köşe olmuyor. gerçi mezarında bile silah vardi ama yine de suyunun suyu bu. terminator serisine zaafim var ama bu fragman benim bile ilgimi çekmedi.
4
harley davutoğlu harley davutoğlu
fragmanında terminator 2: the judgement day'i anımsatan otoban sahnesi ve saç modelleriyle bu filmin devamıyım demeye çalıştığı için itici geldi bana da. kendinden emin durmuyor sanki.

kadın devri konusunda da katılmıyorum ama şöyle katılmıyorum: t1 de t2 de zaten kadın karakterin hikayesini anlatıyordu. arnold'ı meta olarak kullanmışlardı. ve tabi 90'lı yılların getirisi olarak oyuncağı yapılan, örnek alınan, taklitleri yapılan arnold'ın karakteri oldu. filmde başrol arnold'ın olsa da senaryoda başrol sarah connor'ındı (linda'nın hiç olamadı belki ama t2'deki performansı hala ayakta alkışlanır. gönüllerin başrolünü kapmıştı kadın).

eh şimdi de wonder woman ve captain marvel ile top noktasına çıkarılan female era'nın da etkisiyle bu hikayede de daha çok yer verelim demiş olabilir yapımcılar. lakin zaten female era olmasaydı da sarah connor her zaman, internette popüler olan listeler vardır ya, hollywood'un en taşaklı 15 kadını listesi falan gibi, hah işte oralarda ilk 5'ten ineceğine asla inanmadığım bir kadın karakter. dolayısıyla hak ettiği değeri görmesi için fırsat verilmiş sarah connor'a. eyvallah. ama bir olmamışlık var.

bu arada bilmeyenler için tekrar söyleyelim:

bu yeni film, t2'den sonraki devam filmlerini yok sayıyor. onları unutun diyor. game of thrones'un final sezonunu yeniden çektirmek isteyenlerin başardığını düşünün. öyle bir şey. vaad büyük, risk büyük, tutar mı göreceğiz.
sychtianarch sychtianarch
benim gibi terminatör serisi bir manyağı bile biraz üzmüş film. yani aslında sürsün ben de isterim ama, her güzel hikayenin bir sonu vardır. bu iş piyasadan para kaldırma olayına döndü. mesela blade runner 2049 ikinci filmi beklediğimden çok iyi çıktı, bir üçüncüsünün çekilmemesi lazım. hikayeye sadık kaldılar, güncele değinmediler. #17323187

limitleri zorladılar, john connor'ı sky net ele geçirdi, tamam bu da yaratıcı bir filmdi. john gitti, karşıtı sky net de bitti. bundan sonra zorlamanın ne alemi var. bu robot milleti götümüzü kesmeyi saplantı haline getirmiş asdasdasda.

mesela scc serisi, dizi olarak iyi gidiyordu, anlamsız şekilde amatörce alelacele bitirildi. yani bu tür yapımlar bir süre sonra hikayeyi sulandırıyor ve genel izleyici kitlesini de uzaklaştırıyor. serinin sadık takipçileri de izleme oranları düştüğünde ratingleri canlandıramıyorlar.

netekim bir önceki filmde de öyle oldu. sky net internetti, sonra işletim sistemine evrilerek hikayenin gerçeklik unsurunu güncellediler. t2 kadar ilgi görmedi. hatta salvation kadar bile ilgi görmedi. #14338629

star wars'a da aynısını yaptılar. hatta yetmedi o'na bir game of thrones havası kattılar. yalan mı? mark hamill bile bu benim star wars'um değil dedi, hemen müdahale ettiler.

sanki bütün büyük ve güzel fikirler tükendi, hala ekmeğini yemek için eskiden medet umuyor gibiler. işin belki de en üzücü tarafı, artık özgün işlerin çıkmıyor olması. zamanda yolculuk çıktı, mertlik bozuldu. star trek'te zaman çizgisini eğip bükmekten laçkalaştırdılar. discovery tüm çekim teknikleri, efektlerine rağmen bir deep space 9 olamıyor. ne oldu, chris pine'ın ve jenerasyonunun rol aldığı orjinal seri ön hikayesi çöp oldu. büyük bütçeli projeler bile kendi balonunu oluşturup sonunda patlıyor. kaptan kirk william shatner'dır. t 1000 arnold'dur. face cloning'ten geçmiş veya antika(!) arny değildir. belki yaş almaktan ötürüdür, kahramanlar da çok tıfıllar.

linda hamilton'a gelirsek defience'ta göçük haldeydi. yani daha düzgün ifade ile zamanın etkilerine kişisel olarak direnmemiş demek daha doğru olur. film öncesi uzun bir hazırlık aşamasından geçmişe benziyor. inşallah balon bir film çıkmaz da burada yazdıklarımı yutarım.

senaryolarda artık amerika'nın veya dünyanın güncel sorunlarına göstere göstere değinilmesinden gına geldi. wakanda diye bir yer yok. harlem var mq. afrika'da açlık var, sefalet var. kullanmadığınız ayfonlar ve diğer elektronik cihazlar burada parçalanıyor ve çevrenin mına konuyor. dünyada ebola var, zika var...

biz gerçek evrenimizden kaçmak istiyoruz. bilim kurgu filmlerinden yeterince mesaj aldık, artık böyle göze sokarcasına mesaj bombardımanına tutulmak istemiyoruz. ruslar öcü, çinliler kafaya alınmalı, ortadoğu dünyanın bekası için haritadan silinmeli, kıtlık ve felaket yaşanmaması için pohuynan oynayan ülkelerin insanları yok edilmeli vs. filmler, olması gerekenden artık çok daha politik hatta gerçek anlamda misyon halinden çıkıp tamamen ticari meta projesi olmaya başladı.

şimdi biz x kuşağı olarak eleştirirken geçmişten referans alıyoruz. "oouu waauw" diye seyrettiğiniz filmlerin çoğunun içi maalesef boştur. söyleyince kızıyorsunuz. izlemeye başlamadan önce yarım saat boktan reklamlarla beyninize tecavüz ediyorlar. sonra da efektlerle sizleri büyülüyorlar.

sanıyorum bundan sonraki filmin adı terminatör anasının nikahı olacak. neyse o değil de star trek picard başlayacak. yazarken bile ürperdim.


not: dizinin yönetmeni yine james cameron.