titus lucretius carus de rerum natura

17 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bu gerçekleri görünce özgürlüğünü anlayacaksın
doğanın, denetlenmediğini kibirli efendilerce
ve tanrıların yardımı olmadan yönettiğini
evreni. sorarım sana -çalkantısız yaşamlarını
dingin bir sonsuzlukta geçiren tanrılar adına-
kim söz geçirebilir sınırsız varlığın toplamına?
kim tutabilir dizginlerini
sonsuz derinliğin? kim döndürür
bütün gökleri ve esirin
alevleriyle kışkırtır bereketli toprakları?
kim her zaman ve her yerde olabilir aynı anda?
canı çektiğinde karartır göğü, şimşekle sarsar,
yıldırımla yok eder kendi tapınaklarını
ya da çekilip ıssıza öyle boşaltır ki öfkesini
suçlu kaçsa da suçsuz kaynar gider arada."

[ikinci kitabın sonu.]

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 89.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"sen kör karanlıkta ilk duru ışığı yandıransın,
yaşamın gizli tatlarını açığa vuransın
-sensin kılavuzum, ey yunan ırkının görkemi!-
senin belirgin ayak izlerinde yürüyorum şimdi.
aşktır sana öykünmemin nedeni, haset değil.
kırlangıç aynı türküyü tutturabilir mi kuğuyla?
oğlak, incecik bacaklarıyla yarışabilir mi
o tez koşuşlu güçlü kısrakla?
sensin atam, ey gerçeğin bulgucusu!
bir ata sevecenliğiyle yol göster bana.
çiçeklerden sekmeden bal toplayan arılar gibi,
dadanmışım ben senin altın sözlerine,
sonsuz dirime yaraşan altın deyişlerine."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 90.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"tanrısal kafadan doğma o düşünüş,
evrenin yapısını açıklamaya başlayınca,
çöker dünyanın alevli surları, unuturum korkuyu,
evrenin oluştuğunu görürüm bitimsiz boşlukta.
tanrıların görkemi ortaya çıkar, yaşadıkları ülke:
fırtına tanımayan, yağmur nedir bilmeyen,
kıyıcı bir kırağıdan sonra buz kesen
beyaz karlara yabancı o bölgeler. göğü
kahkahasının ışıltısıyla bulutsuz esir örter.
tüm gereksinmeleri doğaca karşılandığından
hiçbir dert bozamaz erinçlerini. gelgelelim
yer altında akheron'u göremem nedense,
olup bitenleri toprak gizlemese de gözümden.
tanrısal bir mutlulukla dolarım o an işte,
titretici bir korkuyla; senin gücünle doğanın
böylesine çıplanmasından, büyümesinden
tüm ayrıntılarıyla gözlerimin önünde."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 90-91.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"sana atomların yapısını anlattım, memmius;
nasıl farklılık gösterdiklerini biçimce, nasıl
ilerlediklerini boşlukta süreğen bir itiyle
ve nasıl yaratıldığını varlıkların atomlardan.
şimdi de ruhun ve dirimin yapısını
açıklayacağım dizelerimde. ve böylelikle
her şeye ölümün karasını bulaştıran,
katışıksız, bozulmamış bir tat komayan,
insan yaşamını temelinden sarsan
cehennem korkusunu söküp atacağım içinden."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 91.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"biliyorum, kimilerinin gözünde sayrılık ve
lekeli bir yaşam, daha korkutucudur cehennemden.
onlarca, insan ruhu, kandan ya da -ne bileyim-
soluktan oluşmuştur, nasıl gelirse.
akıl yürütme önemli değildir, çünkü bu kof sözler
gerçeği araştırmaktan çok gösteri amacı güder
-böylesi bir tutumdan bekleneceği gibi-
sürülseler de sılalarından bu adamlar,
suça bulaşsalar, ağına düşseler kara yazgının,
sıkıca yapışırlar yaşamaya. ve fırsat düştüğünde
kaçınmazlar bağışlardan bunlukları ölçüsünde.
kara koyunlar kurban ederek
sungularla siftinirler tanrılara.
ve bağnazlıkları, acıları oranında artar."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 91.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"kuşkuda, tehlike içindeyken sınanabilir kişi.
acı, mihenk taşıdır, acıyla söyler insan
yüreğinde gizli kalmış sözleri:
maske sıyrılınca, gerçek ortaya çıkar."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 92.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bir de o acınası, açgözlü kişilere bak;
ün, para hırsı, gerektiğinde suç ortaklığına,
maşalığa bile iter onları; gece gündüz demeden
mal mülk hesabı yaparlar kara bir tutkuyla.
temelde ölüm korkusudur besleyen,
içten kemiren bu açık yaraları."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 92.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"rezillik, düşkünlük, yoksulluk nice uzağındadır
yaşama sevincinin, güvenin: ölümün eşiğinde
bekleşen karartılardır zaten onlar. bu yazgıdan
delice bir korkuyla kaçmak ister insan.
çok uzaklara. böylelikle kan dökerek biriktirir
varlığını; cesetleri de yığar üst üste bu uğurda,
öz kardeşinin ölümünü sevinçle karşılar.
korkuyla ve nefretle doldurur içini
kandaşlarının cömert yürekle açtığı sofrada.
bu duygularla, bu korkunun etkisiyle sık sık
başkasının başarısından hasetle kavrulur içleri.
bir utku halkasıyla çevrelenmiştir o birisi
oysa kendi yaşamları bulanmıştır bataklara."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 92.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ün adına yaşamayı bile gözden çıkarır kimileri,
ölüm korkusu öyle iter ki ölümlüleri yaşamdan
iğrentiyle bakarlar dünyaya ve o tedirgin yürekle
kendilerine kıymayı yeğlerler. unuturlar
bütün bunluğa bu korkunun yol açtığını.
budur suçu besleyen, dostluğu yıkan, erdemi
indiren doruktan. insanlar kutsal yurtlarına,
ana babalarına nasıl hayınlık ederlerdi,
bu zorlu cehennem korkusu olmasa?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 92.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"kör karanlıkta nasıl ürkerse çocuklar,
üstlerine bir şeylerin yürüdüğünü sanırlarsa,
bizler de bir o kadar temelsiz korkuların
pençesinde buluruz kendimizi duru gün ışığında.
ne günün ilk ışıkları işler bu kuşkulara,
ne ergen gün. alt edilebilir bunlar ancak
akıl erdirmekle doğanın işleyişine ve yapısına."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 93.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"önce şunu diyeyim, memmius, sana! çoğu kez zihin
diye tanımladığımız ruh da -ki yaşamın
denetmenidir- bil ki, bir parçasıdır insanın;
tıpkı el, ayak ya da öbür organlar gibi,
parçalarından biridir canlı varlığın bütününün."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 93.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"kimileri der ki: ruhun duygunluğu yoksundur konumdan,
yalnızca bedenin dirim koşullarından biridir,
yunanlıların uyum diye adlandırdığı bu güç,
konumu olmasa da, bizi duyulu olarak yaşatır;
özel bir bölümü olmasa bile, sağlığın nasıl
sağlam bedenle ilintili olduğu söylenebilirse;
özel yere yerleştirmez ruhun duygunluğunu
bu düşünürler; aslında çok da yanılırlar bence."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 93.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"çoğu kez, gözle görülür bir bölümü sayrıdır
bedenin, öyleyken gözle görülmeyen içimiz,
hoşnuttur, doyum içredir. tersi de olur:
içi sayrı olanın bedeni sapsağlamdır.
ayağı ağrıyan birinin başının
hiç mi hiç ağrımayabileceği gibi."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 93.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"kendimizi uykuya bıraktığımızda nasıl
doygun ve dingin, duyusuz yatar beden.
bu arada başka bir uyanık nesne vardır,
her çeşit uyarıyı yanıtlamaya hazır.
tözden yoksun sevince ve burkuntulara açıktır."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 93.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"imdi: bil ki, can dağılmıştır organlarımıza
ve beden uyumdan almaz duyu gücünü;
bedenin büyük bölümü kesilip atılsa bile,
yaşam bir süre oyalanır organlarda. oysa
ısı tozanları dağılıp da son soluk çıktığında
ayrılır damarlardan, kemikleri bırakır.
şu gerçeği çıkarabilirsin bu olgudan;
bütün öğelerde eşit dirim payı yoktur,
ve eşit dirim barındırmazlar. ne ki
rüzgâr ve ısının atomları aracılığıyla
barınır organlarda yaşam; demek ki kendinde
bedenin, dirimsel bir soluk ve ısı var,
ölümde en son onlar ayrılıyor organlardan."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 94.
17 /