tokyo ghoul

tokyo nights osaka mornings tokyo nights osaka mornings
2011 eylül'ünde manga olarak başlayan 2014 yazında ise sadece 12 bölümle animeye uyarlanan korku türünde bir seri tokyo ghoul.

aslında üzerine yazılacak, söylenecek çok şey var ama basit ve kısa tutmaya çalışayım. mangakasui ishida'dır. 8 eylül'den beri weekly shounen jump'ta yayınlanmış, 18 eylül 2014'te ise 143. chapter ile saçma sapan, alakasız ve beklenmedik bir şekilde bitmiştir. anime 12 bölümüyle 70'li chapter'lara, hikayenin yeni yeni başladığı yere gelmiştir ve bu sırada da hikayenin 3'te 2'sini atlamıştır.

seriyi spoiler vermeden özetleyeceğimi bilemediğimden turkanime tv'nin genel tanımını yapıştırıyorum.

"tokyo'da insanları yiyen gizemli hortlakların neden olduğu gerilim dolu bir korku hikayesi başlar. bu gizemli hortlakların verdiği korku tüm insanları etkisi altına almıştır. sıradan bir üniversite öğrencisi olan kaneki, tıpkı kendisi gibi bir kitap kurdu olan rize'yle café anteiku'da karşılaşır. kaneki, kaderinin bir gecede değişeceğinin farkında değildir."

animede çoğu kanlı sahne sansürlüdür, aslında sansür demek ne kadar doğru bilemiyorum. mesela bu ghoul denen varlıkların insanları parçaladıkları her yerden kan fışkıran sahnelerde renkler neon renklere çevrilmiş ancak olayların görüntüsü animeden çıkarılmamıştır. sadece saçma sapan ve gözü rahatsız eden bir renk paletinde gösterilmiştir.

bunun yanında anime, mangaya göre daha hafiftir. mesela kerpetenle parmak kesme sahneleri animeye yansıtılmamıştır ama mangada baba gibi çizilmiştir.

ve tabii ki söylemeden olmaz, anime/manga tarihinin en uzun süre yaşayan beyaz saçlı ana karakterine sahiptir bu seri.

-- mangadan çok ağır spoiler --

manga o kadar korkunç ve iğrenç bir şekilde bitti ki, seriyi seven kimsenin bunu kabullenmek istediğini sanmıyorum. ki bunun gerçek bir son olduğunu da sanmıyorum. kaneki'nin gerçekten öldüğüne dair bir kanıt yok, hide kayıp, rize'ye ne olduğu belli değil ve uta'nın aslında orospu çocuğu olduğu ortaya çıktı. bence her şey ben devam edicem diyor. sadece uta'nın "shall we have some more fun" demesinden bile belli bir devam geleceği (bence??)

-- mangadan çok ağır spoiler --

spoiler da verdikten sonra, animenin opening ve ending'lerini de vererek kısaca yazıyı toparlayayım. bu arada unravel, yani serinin opening'i, bana kalırsa son zamanlarda çıkan en iyi opening'lerden.

opening, tk from ling tosite sigure - unravel



ending, people in the box - seijatachi



edit: kanji ve hiragana'lar düzgün gözükmüyormuş.
rabiadelpueblo rabiadelpueblo
ilk iki bölümünü izlediğim anime. devamı gelecek. ikinci sezon onayı da almış. gerçekten kaliteli bi' anime.

not: izlediklerim; fma iki seri de, death note, attack on titan, highschool of dead vs.

demem o ki, fazla anime izlemem ama izleyince de iyi olan bi' anime izlerim. tavsiye ederim.
içinden kan sızan tatlı içinden kan sızan tatlı
seinen türünde yayımlanan, son zamanlardaki en iyi animelerden biri. ancak mangası kısa sürede bitirilmiş. animesinin ilk sezonu sadece 12 bölüm ki serinin yarısına falan denk geliyor. 2. sezon'dan sonra final yaparlar sanırım.

potansiyeli olan, beğendiğim bir animeydi. mangasının bu kadar kısa sürede bitirilmesi yazık oldu.
butafa butafa
oğlum sayesinde bulaştığım ve sonrasında müptelası olduğum animedir.
anime severlere şiddetle tavsiye edilir.

laf aramızda ilk birkaç bölümünde kaneki'nin pısırıklığı beni çıldırtmıştı amma ve lakin ikinci sezonda rüzgar gibi esiyor.
1
the crimson idol the crimson idol
ikinci sezonu da bitmiş anime.

efsane bir ilk sezondu bence.o kadar pısırık,kitap okumaktan başka bir hobisi olmayan kalender bi gencin,sevdiklerini korumak için çok tehlikeli birine dönüşmesi muazzamdı.kaneki'ye yapılan işkence sahnesinde onun acılarını ben de yaşadım resmen.

ikinci sezon ise tam aksine sönüktü.aradığım şeyi bulamadım.

yamulduğum sahne ise;


seinen jump seinen jump
hep bir ötesini hayal ettiren ama o öteye bir türlü götüremeyen seri. hoşuma gitti, sevdim açıkçası ama daha iyisi de olabilirdi dedim her seferinde. yılların anime /manga takipçisi ve seinen aşığıyım ama gördüğüm seinenlerde en overrated duruma getirilenlerden birisi de budur. bazı izleyenleri yılın en iyisi diyor, konuştuğum bazı kişiler de aynısını söylüyor. bu ne kadar sevdiklerini gösterir, hoş bir şey tabii ama bana göre en iyisi değil. zaten tokyo awards'ı da kazanamadı 2 sezonu da.

hülasa, bekleneni tam veremeyen overrated bir seinen.
araftatek araftatek
annesini ve babasını küçükken kaybetmiş, kendini kitaplara vermiş başarılı ve zeki bir öğrencinin * bir kızla tanışınca hayatının değişmesini konu alan güzel anime/manga'dır.
---spoiler---
kaneki'nin sevdiklerini, dostlarını kurtarmak için, onlara ihtiyacı olsa bile onlardan uzak kalmayı seçmesi, onları korumak için güçlenmeye çalıştıkca acılarla, işkencelerle sınanması ve feda ettiği onca şeye rağmen arkadaşlarını kurtaramaması animenin en vurucu yanıydı.
1. sezon finalindeki işkence sahnesi ve rize'nin telkinleri * 2. sezon finali ve animede çok yer almayan ama kaneki'nin insanlıkla son bağlantısı olan dostu hide'nin ölümü ve onu kucaklayarak eve götürme çabası sönük sayılabilecek finalin insanları etkilemesini sağlamıştır. fakat amon ölmemeliydi gentai ile pek çok ortak noktaları vardı ve ghoul'larla insanların birbirlerini anlamalarını sağlayabilirlerdi. ama birinci sezon finalinde öğrendiğimiz gibi birini kurtarmak için diğerinden vazgeçmelisin.
---spoiler---
alkanlı ozan alkanlı ozan
death note'dan sonra buna başladım ve peşi sıra izleme isteği oluşmadı bende. arada bir açıp bir bölüm izliyorum o kadar.
anime konusunda tecrübeli değilim fakat bir şeylerin eksik olduğunu hissettiğim animedir.