tribünlere oynamak

1 /
atropos atropos
topluluk içinde çabuk göze batmak, ilgi çekmek, egoyu tatmin etmek için eylem ve davranışlarda bulunmak. ortam ve amaca göre pek çok boyutta mümkündür. sözün anlamı, çıkış yeri olan spor müsabakalarını aşmış, her durum için uygulanabilir bir hale gelmiştir.
misal; komik ya da yoğun tartışmaların döndüğü bir başlığın altına bir kesimin onayını alacak, ya da benimsenecek giriler yazmak da bir tür tribüne oynamaktır.
derya derya
içi gibi olmamak.kendi olmamak..karşısındaki onun gözünün içine bakar. samimiyet ve içten bir cümle kursun diye dünyaları verecek durumdadır..ama o karşısındakinin bu isteğini bilir umursamaz ve diğerlerine konuşur..içtensizliktir.sesini bile yükseltir muhattabı değil de diğerleri duysun..bu çok sakil insan modelidir..insanın ruhunu bunaltır, bulandırır, sıkar, boğar..uzak durulması gerekir bu tip insandan...
bayermuhen bayermuhen
sözlükte de sık yapılan hareket. giri sayısı 150 yi aşmış her yazar bir yazı yazarken ona nasıl tepkiler geleceğini kestirebilir. yani herkes girinin çoğunluk tarafından eksileceğini mi yoksa artılanacağını mı biliyor. sanırım tribünlere oynamak da burada devreye giriyor. kendini ifade etmek için sözlüğe gelmiş insan bir süre sonra kendi olmaktan uzaklaşıp insanların görmek istediği gibi birisi oluyor. kısacası kendi saf düşüncesini bir kenara bırakıp toplum gibi düşünmeye başlıyor.
asymmetry asymmetry
mevsimsel olarak kendini gösteren bir hastalık.

örnek;

ramazan bayramında, alkol oruç konularında çoğunluğun sesi gibi davranmak
kurban bayramında ise acımanız yok vicdansızlar, bak onu kesince böylede şunu kesince şöyle oluyor demek.

kızları böyle yaparak kandıramazsınız.

edit: bir de komikçilik yapmıyorlar mı daha bi alem!
1 /