trikotilomani

sycrone one sycrone one
sürekli saçlarını çekiştiren,yolan,vücudundaki kıllara da bu şekilde davranan kişilerin hastalığına verilen ad.kişi kellik oluşuncaya kadar bu eyleme devam edebiliyor ve engellenmeye çalışınca da büyük gerilimler yaşanabiliyor.

kadınlarda,erkeklere oranla daha fazla görülüyormuş.


kaynak: bilim ve teknik
ne me quitte pas ne me quitte pas
daha çok modern zamanların hastalıklarından biri olarak kabul edilen, kadınlarda erkeklerden daha sık görülen, saç, kaş, kılları yolma şeklinde tezahür etmekle birlikte asıl rahatsızlığın bittabi ruhsal olduğu, tırnak yemede olduğu gibi hastaya uygulanan baskı, utandırma ve kınamanın pek işe yaramadığı, işin ehline müracaat etmenin elzem olduğu ruhsal rahatsızlıktır...
aglayankekin kankası aglayankekin kankası
farkında olmadan bir anda elini saçında bulabilir bu hastalığa sahip kişiler. özellikle bazı dönemlerde bu saç koparma arttığında gece uyurken saçlarını yoluyor olmalarından uyanırlar uykudan. işin en garip yanıysa hiç acı duymazlar, hatta kimi zaman haz bile duyarlar bunu yaparken. ama gün gelir saç diplerinin sızladığı, kelleştiği, parmakların saçı dolayıp koparmaktan kesildiği ve artık saç yolmaktan çok rahatsız olunup, bunalınıp, yapmak istemezken elin gene saçta bulunduğu olur.
avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
ihtimal ki, ruhsal bir acının, bedensel olarak ifade edildiği obsesif-kompülsif karakterli bir bozukluktur. yani bir şey somatize olmuştur, ama neyin somatize olduğunu bulmak piyango işidir.
nefy ü lal nefy ü lal
saç ve kıl yolma hastalığı.

stres, sevinç, kaygı ya da heyecan yaşandığında kişinin kıl kök uçları kasılıyor ve kılların sıkışmasına yol açıyor. sıkışan kıl uçları kaşıntı yapıyor. ve kişi rahatlamayı bu kılları kopartarak yaşıyor.

hastalık özellikle 13-17 yaş arasındaki kişilerde daha sıklıkla karşılaşılıyor.

ve kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülmekte.

ne ilginç lan.
ne stresli bir cins bu kadınlar.
sebebi erkekler olabilir mi ki?
çiçii çiçii
bir dürtü bozukluğu. kaş, saç koparma şeklinde görülüyor. ve genetik bir kökeni var. benim gördüğüm kişinin stresli anında ortaya çıkıyor ve kopardığını fark etmiyor. o an bir düşünceye odaklanıyor ve ellerinin naptığının bilincinde değil.
altını çizerek söyleyim genetik kökene bizzat şahit oldum. teyze kaşını yolmuş, yeğeni de saçını. o yüzden ailede birinde varsa aman dikkat erken önlem alınabilir.
klonlanırken dna sına çay dökülmüş maymun klonlanırken dna sına çay dökülmüş maymun
ilkokul çağımda yakalandığım, piskolojik bir hastalık. her evresini yaşadım diyebilirim. ilk ne zaman saçımı kopardığımı bir fotoğraf karesi gibi net hatırlıyorum. ailecek oturuyorduk televizyon izliyorduk. elim birden saçıma gitti ve iki üç tel çektiğimi hatırlıyorum. şimdi düşününce adeta manyaklık. bir insanın aklına nerden gelebilir ki böyle bir şey?

günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. geceleri uyumadan önce ellerim hep saçımdaydı. garip bir haz duyuyordum saçımı koparmaktan. sanki saç derim kaşınıyormuş da, o saçı koparırsam geçecekmiş gibi. hiç acı hissetmiyordum. saçları da özenle seçiyordum. pütürlü veya ucu kırık olan yani - hasarlı- olarak gördüklerimi hedef olarak seçiyordum hep.
bir gün abim ve annemle sahilde yürürken annem "dur!" diye bağırdı arkamdan. bit arıyormuş gibi saçıma çullandılar abimle. tepemde bir ceviz kabuğu büyüklüğünde yer kelleşmiş koparmaktan. kızdı, bağırdı. annem hemşire bu arada.

ilkokul 4. sınıfta durum o kadar kötüleşti ki kafamın ön tarafı komple kelleşmişti. okulda alay geçilmeler katlanamaz hale geldi.

yeni bir semptom da gelişti. artık saçlarımı sadece koparmıyor, uçlarını ısırarak koparıp yiyordum. anlatınca korkunç geliyor ama bunlar tamamen psikolojik rahatsızlık. engel olamıyorsunuz.

ortaokul son sınıfa geçtiğimde ne oldu bilmiyorum. ama o hissiyat geçti. 26 yaşımdayım şimdi. hala stresli zamanlarımda saçımla oynarım ama koparma isteği geçti. kendi kendine geçebilme özelliğinin olduğuna inanmıyorum zira tedaviyle bile gitmiyor, çok zor. hala içimde bir yerlerde varolduğunu biliyorum. ama dizginleyebiliyorum sanırım.

demem o ki, bu hastalığa yakalandıysa çocuğunuz lütfen azarlayarak vazgeçirmeye çalışmayın. dürtü bozukluğu sebep oluyor buna zaten. hiçbir insan kendine isteyerek bu şekilde zarar vermez.