tulum giyen kadın çekiciliği

ah ya neymar ah ya neymar
karşı konulamaz bir çekicilik değil de nedir a dostlar?

şö ile minyon yüzlü, hokka burunlu, kiraz dudaklı bir dilber düşünün. teni esmer, gözleri hafif çekik, saçlarını üstten toplamak suretiyla at kuyruğu yapmış. kahverengili siyahlı tulumunu giyinip kuşanmış, şıkır şıkır halka küpelerini de takmayı ihmal etmemiş. eh biraz süslü de zilli, aah ah. o incecik boynu ila tıpkı bir kuğu misali ö ilece süzülüyor karşınızda.

iri diri göğüsleri v yakanın altından adeta enginlere sığmıyor, taşıyor. beli incecik, basenleri eser miktarda geniş, popişi azıcık yumuşak. yani nasıl desem biraz pofuduk, hafif puf, bö ile hamur kıvamında, yum yum, nam nam. yürürken tatlı sert bir titreşme vuku bulacak o dolgun kalçalarında, o tatlı titreşme kumaşa da sirayet edecek. attığı her adımda ö ile bir dalgalanma olacak ki ansızın arkadan sıkı sıkıya sarılıp incecik boynuna masum bir buse kondurasın gelecek. sen öptükçe o kedi kalbinin atışları hızlanacak, kalp atışları hızlandıkça kadının daha da ısınacak, ısının etkisiyle teninin o büyülü kokusu açığa çıkıp seni bulutların üzerine çıkaracak.

hele bir de tulumu çiçekli böcüklüysa onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.
ekşi lahana ekşi lahana
hiçbir boku beğenmeme tim çavuşu olarak tam bok atmak için yazacaktım, dedim bi google yapayım. sonra karşımda oturan hanımıma bi baktım, az önce 1 adet sipariş verdim.
akşam akşam mübarek ramazan günü insanın aklına neler getiriyorsunuz keranacılar sizi.