tuna kiremitçi

2 /
mey mey
genç kızlarımızın yeni idolü olan sırf kendisini beğendikleri için kitapları okunan,kitapları da lise çağındaki genç kızlarımıza hitap eden genç kuşak yazar kişi
labriz labriz
dili reklamcılığını hatırlatan, doğan kitap'ın genç yıldız yazarlarından. popüler dünyanın gazlamasından kendini korur da daha sakin, zamana yayarak ve dile gerektiği özeni göstererek yazarsa kalıcı olabilecek bir yazar. kolay okursunuz, kimi cümlelerini not edersiniz hatta. ama aynı hızla da okuduklarınızı unutursunuz. romanlarını okumuş olup da baştan sona anlatacak, ya da kahramanlarının tümünü aklında tutacak kadar hatırlayan kimse yoktur.
anosias anosias
son dönemde sık sık yakışıklı olduğu için kitaplarının genç kızlar arasında kapışıldığı iddia edilen yazar. hatta bu iddia televizyon makinasında okan bayülgen tarafından da dile getirilmiştir. tamam adam yakışıklı olabilir*, ama bir insanın yakışıklı olması onun kitaplarının okunmasını sağlamaz. şarkıcı değilki bu adam(tekrar kaset çıkarıcakmış o ayrı), oturup kliplerini izleyip kızlar iç geçirsin. eninde sonunda adam bir şeyler yazıyor. kitabı okurken o yazılanları bir kadın yazmış, bir erkek yazmış, yakışıklıymış güzelmiş bunların pek etkisi olmuyor.

ha çoğunlukla bayanlar tarafından okunduğu bir gerçek olabilir. zaten bu çoğu yerde söyleniyor. bayanların daha çok boş vakti olduğu için, kitap okuyanların çoğunluğunu zaten türkiyede kadınlar oluşturuyor deniliyor. bu kadınlar da tabi ki anlatılan konunun kendilerine yakın olduğu kitapları tercih edeceklerdir. tuna kiremitçinin kitaplarının içeriğine bakıldığında da, diğer konular üstüne gitse de, hepsinde bir aşk teması göze çarpıyor. kadınların da aşka, romantizme olan düşkünlükleri düşünülünce, tuna kiremitçi yakışıklılığından her yazar gibi yazdıkları için okunulduğu ortaya çıkar.
dannyorum dannyorum
"a. ş. k. neyin kısaltması" adlı son çıkan kitabının reklamları vardı metroda. metronun bol ışıklı vagonları mı bilinmez yoksa kapalı yer mi rahatsız etti bilmiyorum ama şu cümle nedir yahu "bazen bir çığlık gibi gelecek sesi kulaklarınıza, bazen de sevdayı, ayrılığı, hüznü fısıldayacak kendi sesinden bile ürkercesine"..

neden böyle cümleler kurarlarki? kitabın anlattığı bu mudur "bazı bazı"?

bazen bilbordlara bakıp tuna nın dedesi mi kiremitçiydi diye düşünecek bazen de orhan pamuk bile "kar" ı bilboardlara, televizyonlara taşıdı tuna nın nesi eksik diye gülümseyeceksiniz kendi kendinize fısıldarcasına..
mannequin mannequin
güzel romanlarından sonra (bu iste bir yalnızlık var, git kendini çok sevdirmeden, yolda üç kişi)denemelerden oluşan a.ş.k. neyin kısaltması kitabıyla şaşırtan yazar. denemeleri arka kapak fotoğrafı kadar güzel olsaydı keşke.
helena helena
hayatının ayarını haydar ergülenden almış kişidir. haydar ergülen'in yazısı için lütfen bugünkü radikal'i kurcalayın. yok link mink arayın, bulun! ben olsam bir daha yazmazdım kardeşim! tuna bey, istiklal'de çanta sallayıp, afacan erkek çocuğu pozlarında gezmeye benzemiyor yazı işi, der köşeme çekilirim.
anosias anosias
22 mart 2006 tarihinde insan kaynakları ve bilişim zirvesi kapsamında itüye gelmiş, burada okurlarıyla mini bir söyleşi yapmıştır. bu söyleşiden satırlara dökülebilecekler şöyledir:

*aslen galatasaraylı olmasına rağmen koyu bir rüştü reçber hayranıymış. bunun nedeni de ikisinin aynı yaşta olmasıymış. tuna kiremitçi bu hayranlığını anlatırken ilginç bir noktaya da dikkat çekmişti: "insan ilk defa yaşıtı biri milli takımda forma giyince büyüdüğünü, takımdan ondan yaşlı kimse kalmayınca da yaşlandığını anlıyor." insanın yaşlandığını anlara iyi bir bakış açısı gibi gelmişti o günlerde.

* yazarlığa 9 yaşında babasının daktilosunu kullanarak hazırladığı okul gazetesiyle başlamış. bu gazeteyi sınıfta satarken sadece haberlerle gazeteyi doldurmanın gereksiz olduğunu anlamış ve bulduğu her boşluğa şiirler yazmaya başlamış. o dönemde çıkardığı gazete hiç ilgi çekmezken, yazdığı şiirleri arkadaşları son derece beğenirmiş.
2 /