turizm

1 /
pablo pablo
sarışın, uzun boylu, mavi gözlü bayanları akın akın ülkemize getiren, jinekologlarımıza fazla mesai yaptıran faaliyetler bileşimi.
adsız adsız
ülkemizde hedefini yanlış belirlediğini düşündüğüm sektörün adıdır.

yapılmakta olan nedir, güney illerinde bolca ve birbirinden değişik oteldir. yani türk turizmi dur durak bilmeden otel yapıyor. (bu arada bir çoğunun işaatında çalıştım ve çalışmaktayım ekmek kapımda sayılır ya...) daha çok turist için daha çok ve daha değişik yatak gerekir gibi bir düşünce size de doğru gelebilir fakat yanlış olan tamda budur.

otel yani yatak. türk turizm sisteminde pazarlanmaya çalışılan ve duyurusu yapılan budur. hata burda çünkü dünyanın her yerinde bir çok ultra lüks otel var insanlar neden burayı seçsinler. seçmedikleri için türk turizcileri fiyat kırıyor, herşeyi dahil yapıyor. yabancılar kendi evlerinde yaşadıkları zamankinden daha az paraya tatil yapıyorlar. bu pazarlama şekliyle otel sayısı git gide artacak ve fiyatlarda git gide aşşağıya inecektir. otelciler birbirlerine kırılıyor şu anda yani.

benim sonucum şudur; her yerde olan oteli pazarlamaya çalışmak yerine herkesde olmayana yönelip bunları pazarlamaya çalışmalıyız. tabii bu iş çok teknik bir biçimde yüzeysel olmadan yapılmalıdır. turizm bakanlığının filmleri üstünkörü bi tanıtım bandıdır.

bizde otel haricinde ne varsa onları yani türkiye neyi ifade ediyorsa...
ruhani oyun havaları ruhani oyun havaları
turizmde amaç şudur , konuğu otele hapisetmek..buda tam pasiyon dediğimiz hadiseyle mevcuttur , sabah , öğle ve akşam yemeği için konuk sürekli oteldir.
farz-ı misal antalyadasınız manavgatı , düdeni yada saklıkent kanyonunu görmediniz neden peki?çünkü yemek oteldedir bununda bir saati vardır ve klasik bir mantıkla oda şöyle oluyor; bu kadar para döktüm otele neden dışarda extra harcama yapayım yer , içer , yatarım der konuk.böylece konuk ülkemizin yatakalarının rahatlığı , havuzunun yada denizinin güzelliği , aqua parklarının dünyanın heryerinde olabilecek güzelliğini keşfeder.
zaten vakt-i zamanından kalan bir şöhretimiz vardır.turlarda yapılan alışverişlerde sağ olsunlar turistleri öyle güzel kazıklamışlar ki , korkuyorlar gezmeye efenim.
birde bu terörist saldırılar nedeniyle türkiyenin güvenliğindende şüpheler duymaya başlayan turist bünye iyice soğur böylece...
türkiyede turizm anlayışı kuş bakışı böyledir.
buhranıkendisindenikiadımöndekoşanbuhranpilavı buhranıkendisindenikiadımöndekoşanbuhranpilavı
80 sonrası kıyı bölgelerine yatırım teşvikleriyle yeşeren bir sektördür 80 öncesi tarihlerde türkiyede varlığını bilimsel olarak kanıtlayacak bulgu hemen hemen yoktur hilton otelinin ve pera palasın varlığını saymassak, yapılan atılımlarla türk turizmi 25-27 senelik bir dönemde maalesef yükseliş ve kafa üstü çakılış dönemini aynı anda tamamlamış, bu hızlı virajın alınamamasında şöför mahallinde kucak kucağa oturan ve arabayı idare etmeye hevesli turizm gönüllüleri(esnaf ,) ve profosyonellerinin payı büyüktür ama asıl balık baştan kokar hiçbir zaman türkiyede bir turizm politikası oluşturulamamıştır bir kaç gerçekten iş bilen insan varsa canlarından bezdirilmek ve emdikleri süt burunlarından getirilmek suretiyle ya turizmden kaçmışlar yada kaliteli bir kaç firma olup azınlık olarak kalmışlardır .misal türk turizmi bu kısa süreçte nelere kadirdir dersek ilk aklıma gelenler, bu sektörün insanları avrupa turistini tur adı altında yaka paça götürdükleri halıcılarda dericilerde kazıklamak suretiyle kültür turizmini bitirmiş , güney sahillerindeki gece kondu işi yapılaşmalarla eko turizmi doğmadan anne karnında öldürmüş (80 lerdeki teşvikler boncuklu sepetlerde verildi zira ), kara para aklamak için kurulmuş koca tesislerde insan emeğini sömürmüş yetmemiş kumarhanelerde palazlanıp mafyalaşmış , vergi bile ödemeden yan gelip euro dolar bekleyen bir iğrenç ' otel sahibi' sınıfı yaratmıştır ki aklıllara ziyan bu insanları 50 metre öteden tanırsınız o derece oha!!dırlar yani. rus kadınları ( turist olarak gelen ) alıkoymak suretiyle müşteri memnuniyeti yaratmak için ikramdan çekinmeyen ve böylece ülkenin adını ' türkiyedeki annemi geri getirin ' sloganıyla bm insan kaçakçılığına karşı yürüttüğü kampanyalara bile konu edebilecek kadar vatansever pezevenklerimizde ( bunlar otel ve acentalarda çalışır ama parayı asıl burdan bulurlar) türk misafirperverliğinin görkemli pr 'ını yapmış ve bu sektöre mum dikip rahatlamışlardır.avrupalının bize bayılmamasında bahane arayan biri değilim ama turizm gibi kültürel yakınlaşmayı ve paylaşımı artıran ve pek çok ülke ve millet için façayı düzeltmek,dağılmış imajı yenilemek ;tanınmak ,anlaşılmak ve dünyaya entegre olmak için fırsatlar yaratan bir olguyu bizim kadar içini boşaltarak , pisleştirerek,ve en önemlisi ekonomik katma değerini de yalnış işlerle heba etmiş dönüşü çok kolay olmayan bir sürü aptallık silsilesi ile çamur etmek işte turizm . patlar mı diyenlere elimizde patladığını söyleyebilirsiniz.
leopold leopoldoviç leopold leopoldoviç
çalışma saatlerinin iş-işyeri kalitesi ile çok ilgili olduğu bir sektördür. misal, resepsiyonistseniz, iki seçeneğiniz var, eğer büyük ölçekli veya 5 yıldızlı falan bir oteldeyseniz, 8 saat çalışırsınız. yok eğer bi apartta şurda burda çalışıyorsanız, çok çok büyük bir ihtimal 12 saat çalışacaksınız ve o 8 saat çalışan arkadaşınızla aynı parayı alacaksınız demektir. diyelim garson oldunuz, çok çok büyük bir ihtimal günde 16 saat çalışacaksınız demektir. eğer büyük ölçekli bir işletmedeyseniz bu süre 10-12 saat arasında değişir ve yine önceki gibi, 16 saat çalışanla 10 saat çalışanın maaşı aynıdır. acentada çalışıyorsanız, göreviniz ne kadar üstse, resmi çalışma saatleriniz o kadar az olur ve genelde 8 saatte fittir. ancak sorumluluğunuz yüksek olduğundan gecenin 4 ünde bile aranabilir ve o an basıp mesela marmaris'ten dalaman'a gitmek ya da en azından gidecek birini bulmak zorunda kalabilirsiniz. acentada çalışıyorsanız ve müdür, şef konumunda değilseniz, acentada bile yatabilirsiniz demektir, aman dikkat.
o kadar mutluyum ki şimdi kusabilirim o kadar mutluyum ki şimdi kusabilirim
insanların yaşam alanlarından kendi hür iradeleriyle geri dönmek şartı ile ayrılması ve gittikleri yerde kaldıkları süre boyunca yaptıkları tüm aktivitelerin genelidir.. bu gibi bir çok kitap tanımı olmakla birlikte son 6 senedir okuduğum büyük ihtimalle bi 4 sene daha okuyacağım ve neden okuduğumu bilmediğim bataklıktır.
1 /