türkçe ezan ile dalga geçen emekli müzezzin

sophones sophones
kabul edelim böyle anlatınca komik oluyor ama şimdi türkçe konuşurken arapça ezan dinlemek garip gelmiyorsa türkçesi hiç gelmeyecekti. alışılırdı buna da.
gildor tulcakelume gildor tulcakelume
bunun bir büyük boyu, zamanında kuran'ı türkçeleştirmeye karşı çıkan tiplerdi.
sebebi malumunuz anlamadan mırıldanmak daha sevap tabiki.

din derslerinin geyiklerindendir.

hoca diyor ki "allah öyle mükemmel yaratmış ki bizi, düşünsenize gözlerimiz dizlerimizde olsaydı ne garip olurdu". herkesin gözleri dizinde olsa, normal olan bu olurdu. o zaman da "gözlerimizin burnumuzun yukarısında olduğunu düşünsenize, ne saçma" derdik.

bunu türkçe ezana uyarlarsan, arapçası kulağa değişik gelecekti. gerçi bunlar anlamadığı için yine beğenirlerdi. malum, anlamadığına sarılmak genlerine işlemiş.
skipper skipper
gerizekalıdır. rab'dan bir yıldırım bekledim o an camdan girip bu herifi kömür etsin diye.
şimdi gel gelelim niye gerizekalı dediğime: ezanın türkçe karşılığını dinledik ama araplar'ın anladığı şekilde dinledik.
dolayısıyla araplar neden dalga geçmiyor da aha bu gerizekalı dalga geçiyor.

müzikten benzetme yapalım; ingilizce şarkıları anlamını düşünmeden dinler isek kulağa güzel gelebilir... düşünerek dinler isek bir çoğunun ne kadar saçma olduğunu görürüz. bu da aynı hesap.
confessions confessions


allah'ın evinde allah'ın kelâmı ile dalga geçiliyor.
türkçe veya ingilizce ya da arapça hangi dilde olursa olsun ağızlarınızı yaya yaya güldüğünüz dalga geçtiğiniz allah'ın kelamı be hey kâfirler!
eleştirme hakkınız,
evet, allah kelamı da olsa anlamak daha doğru güzel faydalı olanı bulmak sorgulayarak doğrulamak kabullenmek için allah kelâmı da olsa eleştirebilirsiniz.
bunu neden mi diyorum?
kur'an okuyan bilir.
allah insanı yaratacağı için melekler allah'ın bu kararını sorgular.
ve allah'a "sen kan döken, bozgunculuk yapan birini mi yaratacaksın?" diye allah'ın kararını sorgular.
eleştirebilirsiniz kabul etmeyebilirsiniz ama dalga geçemezsiniz.
üstelik namazı türkçe kıldığın, ettiğin dua türkçe olduğunda kabul olmuyor mu?
ne yani, allah türkçe mi bilmiyor?
sen cenneti amerika mı sandın? çünkü; ingilizce bilmiyorsanız abd vatandaşı olamıyorsunuz da...
confessions confessions


bu cahillere kim görev veriyor?
bunları kürsüye çıkarıp allah'ın evinde allah kelâmı ile dalga geçmesine diyanet nasıl göz yumuyor?
orası güldür güldür show yapılan bir stüdyo değil.
bugün cemaat tarikat yuvaları şirk odağı olmuş ve ateist düşünceyi besleyen birer kaynak haline gelmiş ki ben ateist düşünceden rahatsız değilim.
eğer ateist düşünce yayılıyor diyor ve bundan rahatsızlık duyuyorsanız bunun gibi cahillere ve bu cahillere mikrofon verilen camilere tarikat cemaat yurtlarından rahatsız olun.
kur'an okumasaydım bunlara bakıp ateist olurdum.
bir dünya görüşüne sahip olmasam bunlara bakıp chp li olurdum.
türkiye cumhuriyeti kurulurken ve ilk yıllarında atatürk ve chp kararlarını eleştirirken şimdi ki fetö olayına bakın.
1800'lü yıllardan beri bu milletin kanını emen arap kültürünü din diye millete sunan ve dini de cebine uçkuruna makama çıkara alet eden bu güruha en büyük darbeyi atatürk ve chp 1920 1938 yılları arasında vurmuştur.
atatürk hocaları astı, dergah cemaat tarikatları kapattı din düşmanı demelerinin nedeni fetö gibi bunun gibi cahillere bu ülkeyi bırakmamasıdır.
derun derun
hiç de azımsanmayacak bir kitlenin, bir zulüm gibi sunduğu kur'an' ın ve ezan' ın türkçe diline çevirilmesi sayesinde müslüman okuduğu kur' an' ın, ettiği duanın anlamını öğrendi. ülkemizde ibadetleri ve inanışları gerekçesiyle horlanma ve çeşitli sıkıntılar yaşamış ve hala yaşamakta olan topluluklar bile bu mizahşör amcam ve onunla aynı cenahta olan kişiler kadar "mazlum" olmayı başaramamışlardır. kendilerini her devrin mazlumu olmayı birinci sıradan gerçekleştirdikleri için kutluyorum.
sychtianarch sychtianarch
ebu leheb'in elleri kurusun. kurudu da...

mesela bu da komik. bunlar hep arab'ın yağveleri. kur'an türkçe'ye çevrildi ya, gelecek için ümidim bitmiş değil. bu harf devrimi de dinci meczub tayfasına girip de çıkmayan kazık oldu.

kimsenin kriptoluğu kalmadı. bu arapçılık modası da geçer.
lora blood lora blood
bir laf var ya, "aç da şeyine gül" diye, tam anlamıyla o olmuş. yani amca açmış şeyine gülmüş.
inandığı dinin, tercümesine gülmek böyle bir şey oluyor işte.
madem öyle biraz da; osmanlı döneminde, sarayın osmanlıca, halkın da türkçe konuşmasıyla da alay etsin. halk neden saraya yetişememiş, neden türkçeyle sınırlı kalmış. bir araştırsın bakalım... aklı yeterse tabi !

şaşırıyorum, cehalet gerçekten çok değişik bir şey olsa gerek. içine aldığını darma duman ediyor çünkü..