türkiye de din

1 /
muzevir muzevir
akp'ye yakınlığıyla bilinen mak danışmanlık şirketi'nin 2017 haziran ayında türkiye'deki 53 şehir, 154 ilçede yaşayan 5400 kişiyle (%53,5 erkek, %46,5 kadın) yüz yüze görüşerek yaptığı "türkiye'de toplumun dine ve dinî değerlere bakışı" araştırmasına göre;

* allah'ın varlığına inanç konusunda katılanların %4'ü ateist, %6'sı deist ya da agnostik olduğunu beyan etmiştir. %86'sı ise allah'ın varlığına inandığını söylemiştir ancak araştırmada hangi dine inandıkları sorulmadığından türkiye'deki müslümanların yüzdesiyle ilgili sonuç alınamamıştır (kalan %4 bu soruya cevap vermemiştir).

* meleklere inanç konusunda katılanların %15'i inanmadıklarını, %10'u kararsız olduklarını söylemiştir. kalan %75'i ise inandıklarını söylemiştir. buradan çıkarılabilecek sonuç türkiye'deki müslüman nüfusun en fazla %75 olabileceğini gösterir. aynı şekilde kur'an'ın ve diğer kitapların vahiy yoluyla geldiğine inananların oranı %76'dır. yani "ülkenin %99'u müslüman" teranesinin artık kullanılamayacağı ortadadır.

* peygamberlere inanç ve muhammed'in katılımcı için rol model olup olmadığı sorusuna %63 olumlu yanıt vermiş, %20 ise peygamberlere inansa da muhammed'in rol model olamayacağını söylemiştir. %9 kesinlikle inanmadığını, %8 ise kararsız olduğunu söylemiştir.

araştırmada türkiye'de din olgusu yorumuna esin verebilecek birçok soru var. aşağıya şirketin internet sitesindeki pdf linkini bırakacağım, dileyen oradan okuyabilir. ancak benim açımdan önemli olan, zannımca erdoğan'ın halifelik arzusuna yön vermek için sordukları "islam ülkelerinin papalık gibi halifelik benzeri bir liderliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna %54'ün evet, %40'ın hayır cevabı vermesidir.

araştırma özeti: www.makdanismanlik.org

son söz olarak; islamcı yazarlar ve danışmanlar müslüman nüfusun oranının düşmesinde internetin etkili olduğuna inandıklarından inanç konusunda daha baskıcı bir döneme girileceği ortadadır. neyse ki din baskısının ateist nüfus oranını daha da artıracağından habersizler. görünen o ki ellerinden kayıp giden dini yeniden baskın kılmak için bu ülkeye bir süre daha acı çektirecekler.
yürüyen adam yürüyen adam
dinlere dünyanın her yerinde karşıyım fakat maalesef giderek yobazlaşan ülkemizde neye inandığını bilmeden inanan milyonlarca insan var. belki bir kaçının dikkatini çeker yobazlıktan kurtulur diye eski bir ecevit videosunu bırakıyorum.



elcordobez elcordobez
yıllarca dedik durduk, 16 yaşından küçük çocuklara din eğitimi vermek en büyük insan istismarıdır diye. bugün artık bilimsel çalışmalarla da ispatlanmış bir husustur tezim. zira çocukken din eğitimi alan insanların büyüdüklerinde gerçeklik algılarının güdük olduğu ispatlandı. kendilerinde şüphe gelişmediği ve itaata yatkınlıklarından kuzu gibi her yalanı yedikleri ortaya çıktı. sonrasında gelsin jet fadıllar, gitsin banker castelliler.

1970 lerde abd'de yetiştirilen sinsi bir cia ajanı ülkede imam cüppesiyle tanrılaştırıldı uzun süre. o imama devletin kozmik odalarından, yatak odalarına kadar her yer açıldı. sonuç ortada.

fakat bugün hala olanlardan ders alınmamış. devletin kasalarından bütün odalarına kadar yine cüppeliler dolu. sanırım bizler eğitılmayız.
tabii bu hususta murathan mungan'ın da haklılığı yüksektir. zira türkiye'nin resmi dini iki yüzlülüktür.
steph steph
ramazanda sigara icenleri doverken, cocuklara nikah kiyan zimbirtidir.

milyonlarca muridi vardir 1500 yillik kitaptan sorumlu olup da hala olayi anlamayan.
acarabi acarabi
yoktur.
nasıl olsun?
daha 1400 yıldır elindeki öğreti kitabının ne dediğini anlamayan, anlayamayan -anlamak istemeyen- anlaması işine gelmeyen ve dahası bu kitabın sözlerini ekonomik çıkarlarına ve sosyal hayatın gerçeklerine ters bir şekilde eğip büken kerameti kendinden menkul din uzmanları ve yine kerameti kendinden menkul kifayetsiz muhteris din tüccarlarının ve aç gözleri ile aç cinselliklerini doyurmanın peşindeki tarikat liderlerinin cirit atıp dört nala serbestçe at koşturduğu bu topraklarda din mi olur.
olursa bu kadar olur...
acarabi acarabi
bu toprakların insanına gerekmediğini düşündüğüm dindir. olanı da görüyoruz elhamdülillah çünkü, bizlere 5 para faydası olmayan diyanetin bütçesinden belli ülkemizdeki din.
kareondokuz kareondokuz
kitaplarda yazılan kuralların pratikte uygulanmadığı bir ülke dinidir islamiyet. bu ülke türkiye dir. allah diyenden korkar oldu insanlar. aydınlanmadığımız sürece daha çok vakalar olur.
drsculptr drsculptr
cenaze, dua ile istek göndermek ve goygoy dışında -neyse ki- halkın tamamı tarafında çok da iplenmeyen şeydir.

çünkü türkiye bir arap toplumu değildir. uymuyor işte arkadaş eğreti kalıyor üstünde..zamanında şaman olmuş ve asyalı bir topluma ortadoğu gelenekleri bilinç altında ters geliyor.

türki cumhuriyetler de aynı, kırım da aynı.

o yüzden kendi içinde aslında aynı din mensubu olduklarını iddia etseler de bu kadar ayrı düşen insanlar var. pakistanda ya da ingilterede böyle bir uçurum yok.

avrupada kliseye gitmek normal hatta elit kesim katolik ve kiliseye bağlı genelde, arabistanda ise normal bir şey ama cumaya gitmek türkiyede alt tabakanın ya da yaşlılarn yaptığı bir şey.
bu yüzden yobaz kesim yıllarca dışlanmış hissetti. şimdi bu yüzden sarkacın ters yöne gitmesi gibi bize saldırıyorlar. bu da durumun kanıtı.
mouglalis mouglalis
4/3 ü kimlik üzerinde müslümandır.
ramazan öncesi , barlarda ramazan geliyor 1 ay içki içmeyeceğim diyen ramazan bitiminde soluğu meyhanelerde barda eskortlara giderek kutlayan toplumdur.
selamalayküm diye merhabalaşan inşallah ,maşallah ,kısmet ,allah'a sığın dua et ,hayırlısı neyse o olur,kısmet ,nasip gibi fukara tesellileriyle ömrünü törpüleyen sürekli namazdan dinden bahsedip cumanın mübarek gün olduğundan bahsedip dini sorular sorduğunda hatta namazın farzları sünnetleri nedir dediğinde hatta farz nedir sünnet nedir dediğinde eğğğ ığğğ ben allaha inanıyorum arkadaş elhamdulliillah muslumanım diyen elhamdülıllah nedir dediğinde ya sen allaha inanmayabilirsin beni de dinden çıkarma diye cevapların alındığı toplumdur.
türkiye'de din zihinlere enjekte edilen uyuşturucudur ve bunu muhafazakar bir iktidar profesyonelce kullanmaktadır. diyanet işleri bakanlığına, 8 bakanlığa ayrılan ödenekten daha fazla ödenek bütçe ayrılmıştır bunun sebebi açıklanmadığı gibi yüksek ihtimal bir çok kişi bunu ilk defa okumaktadır. diyanetin asli görevlerine bakılacak olursa yüksek miktardaki paranın nereye gittiği muallaktır.
türkiye'de toplum sürü psikolojisiyle yönetilir bunu dinle paralellikte kullanırsan bizim yolumuz allah yoludur yukarılardan gelen bir emir vardır diye mitinglerde seslenirsen çaresizliğine allah'tan başka sığınacak birşeyi kalmayanlar işte bu adam bizi kurtaracak bu sancağı taşıyor bir umuttur gözüyle yapay zekaları arkasına çok rahat alır istediğin şekilde kullanır saltanatını kurabilirsin.
arabistan'a gitmişti erdoğan ve ailesi umre için arabistan ordusunu kabeye gönderip tavaf edenleri dışarı çıkartıp ,ordu emniyetinde boşaltılmış kabe etrafında ailesiyle tavaf etmişti ehli müslüm reisimiz müslümanlık yani kul hakkı vs.
arabistan ise kabe etrafına gökdelenler dikip vip turist çekiyor kabe tavaf manzaralı suit odaları zenginlere açıyorlar. hatta abd'den bir fotoğrafçı o suit odalardan birine zoom yapmış camekan bir odada pencereye boxerıyla yaslanmış bir adamın elinde viski, arkasındaki yatakta jartiyeriyle yatan bir kadının fotoğrafını çekmişti. yani din turizmi yapan kabe sahipleri arap hükümeti sağlıyor bu hizmeti. zaten emperyalizm de müslümanlıkta din empozesiyle neler yapılabilir artık çok net anladıkları için arabistana yatırım yapmışlardır. başka hiç bir dinde böyle olaylara şahit olamazsınız.
amacım müslümanlık şöyle şu bu değil benim hiç bir dine inancım yok daha doğrusu din olgusunu kabul eden biri değilim. dini kullanmasını bilen iktidarlar saltanatını kurar ve tek bir cümle özetler.
"zenginler fakirlere tanrıdan başka birşey bırakmadılar" nitsche
dumrul dumrul
islam'ın türkiye'deki yorumu ve uygulaması açısından bizim ne kadar şanslı olduğumuzun farkında dahi olmayan yığınla müslüman var. türkiye'de islam mislam yaşanmıyor. türkiye'de deistik, şamanistik gayet yumoş ve tatlı bir islam yorumu hakimdir.

yani islam denen şeyin en tatlış, en barışçı, en güzel hali, yıllardır bu ülkenin boğazına çöküp nefessiz bırakan halidir. bu bile ülkenin geleceğini sikmeye yetiyor. gerisini siz düşünün. cübbeli falan dediğiniz tasavvuf ehli. bunun selefi versiyonlarının filan azıcık fragmanını gördük, o kadar.

zaman zaman burada dinle ilgili söylediklerimizden dolayı bize atarlanıp duran kimi "müslüman" yazarlar, kazara suudi arabistan'da, iran'da, afganistan'da, pakistan'da yaşasalar kafir diye kelleleri alınırdı. endonezya - aceh'e gitseler öldürülmezlerdi tamam ama sırtlarından da kırbaç eksik edilmezdi. doğumuzda daha yumuşağı da yok bunun. en yumoşunu biz yaşıyoruz. bir de balkanlar filan var. oraya da zaten bizden gitti.

zaten türkiye'de din, diğer islam ülkelerinden çok çok daha yumuşak ve orijinali ile alakasız yaşandığı için çoğunuz kendinize müslüman diyebiliyorsunuz hala. yoksa türkler ne alaka, islam ne alaka?
3
1 /