türkiye deki ideoloji karmaşası

rose whisper rose whisper
içler acısıdır.

dün okulda 29 ekim şenliği vardı. görevli herkes ak gençlikten. neden? çünkü rektör ak partili, adamları da haliyle ak partili. bi tane son model ülkücü taksisine ellerini kurt yapan sedat peker özentisi şuursuzlar binmiş kapılar açık yanlara basarak ayakta duruyorlar, araba öyle ilerliyor. bir yandan mustafa yıldızdoğan'ın türkiyem şarkısı çalıyor. ben de artık insanlara kendimi anlatmak için zerre çaba harcamıyorum, uyum sağlamak daha konforlu geliyor, türkiyem şarkısında yanımda ellerini kurt yapan arkadaşlarımla halay çekecek hale gelmişim. en önde cihangir solcusu kıvamında bir arkadaşın olduğu bir topluluk barış pınarına atıfta bulunan bi tane olayın özünü anlamaktan çok uzak olduklarını gösteren bi pankartla yürüyor. arkasında yabancı öğrencilerden tut akp gençlik kollarına, onlardan tut ülkücü abilerine kadar herkes peşlerine takılmış. sahneye okulun marjileri çıkıyor atatürk'e selam veriyor. siyaseten destekledikleri adamlar her gün atatürk'e küfreden bazı arkadaşlar hiç haberi yokmuş gibi hem o adamları destekleyip hem çılgınca alkışlıyorlar. toplanma amacı 29 ekim ama işte vatan, bayrak, o bu ne varsa heybesine biriktirmiş gelmiş herkes bir şeylerin nasıl çeliştiğinden bi haber. 'he bayrak mı okey ben de geliyom'vari bi şekilde.

öyle işte. nerden tutsan elde kalıyor.
3
platonun ütopyası platonun ütopyası
bu ülkede ideoloji yoktur. çıkarlar vardır. toplumun geneli din, milliyet, vatan, ahlak, namus vs gibi kavramlardan çıkarları için kolayca vazgeçebilir. dün koyu solcu olan biri yarın gireceği ihale için 180 derece dönüş yapıp aşırı sağcı olup çıkabilir ya da tam tersi.