tutsaklık

metrodakikemancı metrodakikemancı
"1945 yılında küçük bir reçetesi verilen alıkonma durumu.

"ayakta kalıp direnebilmesi için tutsağın iki sağlam reçetesi var.

birisi bedene, öteki akla yazılmış, her yerde ve zamanda geçerliler. 1945 kışında, artık savaş bitmek üzereyken yani, almanya'nın içindeki çatışmalarda tutsak edilen amerikalı askerlerini kampa getirir naziler. bezgin, pis, kendini bırakmış bu savaş yorgunu tutsaklar, kampta savaşın en başında tutsak düşmüş bir çift ingilizle karşılaşırlar. ingiliz subay nasihat eder: "günde iki defa dış fırçalamak, her helaya gidişinden sona ellerini ve yüzünü yıkamak, potinlerini günde bir defa cilalamak, her sabah asgari bir saat jimnastik yapıp ardından bağırsakları boşaltmak ve aynaya sık bakıp görünüşünü özellikle duruşunu değerlendirmek…"

"yoksa?"

"yoksa tutsaklık ölmenin gayet kolay ve acısız bir yoludur, ölürsünüz. "
(mezbaha- kurt vonnegut)

ikincisi

"içerde bir tarafında yapayalnız kalabilirsin

kuyunun dibindeki taş gibi

fakat öbür tarafın

öylesine koşmalı ki dünyanın kalabalığına

sen ürpermelisin içeride

dışarda kırk günlük yerde yaprak kıpırdansa"

"1949- hazım hikmet- hapiste yatacak olana bazı öğütler" "