uçak kullanmanın ciddi ciddi çok zor bir iş olması

üsüyün cort üsüyün cort
her uçağa bindiğimde zaten aklımdan geçmesine rağmen bugün izlediğim bir video ile bir kere daha farkına vardığım gerçek..

olum hakikaten çok zor iş lan bu adamların işleri.. öncelikle sorumluluk var üzerinde, hem de minimum 100 maksimum 500 kişinin hayat sorumluluğu..

sonrasında uçuş kabinindeki onlarca gösterge, yüzlerce buton geliyor.. linkini vereceğim videoda da göreceksiniz zaten alayını..

hele bir kısmında değişik, ürkütücü bir ses var.. ben uçak kullanacak olsam ve öyle bir ses gelse sanırım pencereyi açar götü kurtarmaya bakardım atlayıp..

bir kere daha takdir, teşekkür, tebrik ne varsa ondan ediyorum sizleri sevgili pilotlar..

video:
bunickonucharfdegil bunickonucharfdegil
hiç de zor bir iş değildir aslında (arkandaki insanların sorumluluğunu saymazsak). uçak dediğiniz çok büyük bir teknolojidir. öyle bir teknolojidir ki pilotsuz bile uçabilir aslında. şu anda zaten bu teknolojik imkanlar havaaracı üreten şirketlerde (boeing, airbus, bombardier, cessna vs.) muhtemelen vardır ancak insanların yüzde doksandokuzu pilotsuz bir uçağa binmeyeceğinden böyle bir şey yapmaya kimse niyetlenmemiştir. özellikle airbuslarda lövye bile yoktur sadece bir joystick benzeri bir şeyler yer alır ve pilotlar uçağı bununla kontrol ederler. airbus uçaklar pilotların uçağa belli bi yerden fazla komut vermesine izin vermezler. yani o joystick benzeri şeyi pilotlar tam ileri de ittirseler (burun ezseler) ya da tam kendilerine çekseler (burun kaldırsalar) dahi uçak %20'den fazla bir eğime izin vermez. uçakta onlarca gösterge, onlarca elektronik alet edevat (aviyonik - uçan elektronik) pilotun işini zorlaştırmaz aksine kolaylaştırır.

kesinlikle pilotlara saygısızlık yapmak istemiyorum ama uçaklar tahmin ettiğinizin çok daha üstünde teknolojik araçlardır.
nickbulmak nickbulmak
pilotların zeki , saygıdeğer olduklarını belirtelim. sorumlulukları oldukça yüksek. lakin genel olarak uçakları otomatik pilot kullandığı için pilotlara çok iş düşmez. abartmayın amk. tamam pilotlar çok saygı değer insanlar özellikle savaş uçaklarının kullanımı tehlikeli ve daha çok insiyatif gerektirdiğinden evet pilotların işi zordur. lakin bu s.kindirik yolcu uçakları nerede ise tümü ile otomatik pilot kontrolünde o yüzden oradaki karmaşaya kanmayalım.
jules jules
olayı gaz-fren-debriyaja indirgeyebilseler çok basit olacak iştir. öyle ki istanbul trafiğinde zaman zaman gördüğümüz yazmalı teyzelerin boeing dreamliner'la komşu şehirdeki güne gittiğine şahit olabilirdik. ama olmuyor işte kokpitte bi milyon tane saat ve düğme olması işi zorlaştırıyor.
dionysos dionysos
günümüz koşulları ve hava trafiğinin yoğunluğu göz önüne alındığında zorluğu kalmamış durum.

thy'de uçan orta dönem pilotlara baktığın zaman (ilk dönemlerden bahsetmeye gerek bile yok) yüzlerce saat f 4 ile, f 16 ile uçmuş türk hava kuvvetleri kökenli bıçkın adamlara lafım yok. tabiki bir f 16 ile boeing'i karşılaştıramazsın ama yeni döneme baktığında, mevcut pilotların çoğu baba parası alıp veya kredi çekerek 50 bin dolar basıp sivil havacılık kurslarına giden, o şekilde sertifika ve lisans almış tipler. kimisi doğru düzgün araba bile kullanamıyor! uçağa binerken bir kez daha düşünün bence.
yıllanmış öğrenci yıllanmış öğrenci
bütün olayı otomotik pilota indirgeyen andavalları da görmemizi sağlayan bir gerçektir.
he yavrum he, her bi boku otopilot yapar zaten.
uçağı o indirir,
o kaldırır,
rota hesaplarını sen öncesinden mcdu/fms'e girmesen bile kendisi girer,
kule konuşmalarını o yapar, her milletin kendine has ingilizce aksanını o anlar,
trafik paternini devamlı surette kendisi takip eder,
gideceği meydanların sid, star ve taxi yollarına öncesinden pilot değil, bizim otopilot çalışır deli danalar gibi.
yol boyu notam ve meteorolojik durum değerlendirmelerini o yapar,
uçuş öncesi alınacak yakıttan, uçuş esnasında mevcut yakıta göre durum değerlendirmesinden de o sorumludur yine.
uçağın sistemlerini avuçlarının içleri gibi bilen de yine otopilottur.
uçakta kavga, tartışma, tehlikeli durum vs. gibi durumlarda kaptan olarak sorumlu olan, uluslararası hava hukuku kurallarını uygulamakla mükellef olan da tabii ki otopilottur.
hele hele emercensi durumlarlarda da bu pilot camiası öyle olduğu yerde tuzluk gibi oturur zaten.
"amaaan nasıl olsa otopilot var, ben mi uğraşacam bu saatten sonra" der.
lakin pilotların kendisine olan tüm bu güvenlerine rağmen emercensi durumlarda veya kuvvetli türbülanslarda bile devreden çıkan ilk sistemlerden biri genelde otopilottur. öyle de vefasız bir kardeşimizdir.
hatta "beni kullanmayı bilmezsen, ben ne yapabilirim ki? seni vezir de ederim, rezil de" diyebilecek kadar da başına buyruktur.
ne kadar kolay di mi uçak kullanmak yaw???
tak otopilota, hayat sana güzel,
mis gibi, oooh... (!)

(ara: akıl fikir)
dionysos dionysos
gerçekten zordur. heyecanlı yeni pilotlar var mesela ve onlara uçak vermiyorlar. hahaha, tıpkı babasından arabayı isteyip yalvara yakara kullanmaya çalışan bir kız çocuğu gibi kıvranıyorlar. hahaha, lan ne adamsınız!
talk to me softly talk to me softly
ilk defa yalnız uçuşa çıkıldığında öyle olmasa bile öyleymiş gibi hissedilen durum. çünkü tamamen tek başınasındır ve o güne dek öğrendiklerini uygulamak yine senin elindedir. planörler için durum böyle, en azından benim açımdan böyle. yolcu uçağına değinmiyorum bile. hele savaş uçağına hiç. sivil hayatta savaş uçağı kullanmak zorunda kalma olasılığınız neredeyse sıfır olsa bile içinde bulunacağınız bir yolcu uçağında hayati bir durum söz konusu ise (uçakta yolcular da dahil uçağı uçurabilecek hiçbir pilotun kalmaması durumu gibi) yolcu uçağını kullanmak durumunda kalabilirsiniz. sanırım hiç bir şey yapmayıp ölmeyi beklemekten iyidir. tabii ölüm mevzusu olabilecek bir çok kötü çevresel şartı ve olumsuzluğu da kapsıyor. bunun dışında normal şartlar altında muhtemelen biraz hasar alsanız da hayatta kalma şansı her türlü sizden yanadır.
gildor tulcakelume gildor tulcakelume
uçak kullanmak, uçak kullanmayı öğrenmekten daha kolaydır.

hayatınızın hiçbir yerinde kullan(a)mayacağınız bir sürü şey öğrenirsiniz. ya kullanacak bir durumda kalmazsınız ya da yetkilerinizin kısıtlılığı gereği kullanamazsınız. her iki şekilde de boştur. "uçak kullanmak" deyince insanların akıllarına direkt airliner'lar geliyor haklı olarak ama havacılık bunun çok daha ötesinde bir olay. benim için havacılık fms'e rota girip, sid kalkıp star inmekten çok yerden 20 feet yükseklikte bush piloting yapmaktır. buz tutmuş gölün üzerine inmek ya da pist olmayan dağın bir kenarına inip 10 feet'te durabilmektir. yerden 40 feet yükseklikte motor durduğunda ölmemektir. yoksa 2 tane x-country yapıp, 3-5 steep turn ile pilot olunmuyor. ppl'i alınca millet kendini astronot sanıyor.
beneğinikaybedenuğurböceği beneğinikaybedenuğurböceği
bir kere simulasyon proğramına katılmıştım. daha uçağı kaldıramadan pisten çıkınca benim için en güvenli yerin arka koltuklar olduğuna karar verdim. öyle bi denemeydi işte. zordu. bu yüzden özellikle uzun uçuşlar da otamatik pilotta dahil hepsini tebrik ederim.