umudunu kaybetmek

1 /
karmakarışık karmakarışık
herşeyin kötü gideceğine o denli inanırsın ki, gözlerin mutluluğa kör olur. hayatında güzel şeyler gerçekleşse de görmezsin, görsen de acaba bu ne zaman bozulacak diye korkuyla beklerken yaşayamazsın hakkın olan mutluluğu.
boleynkızı boleynkızı
tersliklerin üstüste geldiği zamanda hasıl olur. herşey böyle kötü gidecek sanırsın sevmediğin bir işin vardır misal çıksan işsiz kalacağını düşünürsün, sevgilin yoktur yanlızsındır asla aşık olmayacağına inanırsın kötü tecrübelerin yüzünden ama bu hal geçicidir. umudunu ne zaman kaybetsen bir mucize onu kolundan tutup sana geri getirir.
epruuuu epruuuu
ne zaman umudumu kaybediyormuş gibi olsam bilirim ki sonuç çok ferah aydınlık, bilirim ki herşey eskisinden çok daha güzel olacak...o yüzden bu cümle yok benim hayatımda...hep bi umudum olacak ufacık da olsa...
driving einstein driving einstein
gerçekleşmesin diye çok uğraşılan ama gerçekleşince de bütün umudunuzu kaybetmeye yol açan olay. en azından bende öyle oluyor, tümden kaybettim ümit, umut ve türevlerini.
yagabbezinaya yagabbezinaya
hayallerin,beklentilerin gerçekleşemeyeceğinin anlaşılması durumudur ancak sahibi olan kişinin umudunun ve hayallerinin olması yeni hayal ve umutların doğacağını da müjdeler.yanacaksa haline umudu olmayanlar yanmalıdır.hayalleri bitmiş olanlar hele...onlar bu dünyada yaşayan en talihsiz yaratıklardır.
dolores claiborne dolores claiborne
dünyanın en siktirboktan hissidir. ondan sonrasını gelişine yaşarsın, formalite icabı. bürokratik işlemler gibi. bir anlamı amacı yok, sadece o an öyle yapman gerekiyor o kadar.

sevdiğin adam var mesela ayrılmışsın. barışmak da istememişsin ama mal gibi sevmeye devam etmişsin. ayrıldığın an umudunu kaybetmişsin zaten. barışmak istemediğini anladığın an biraz daha gitmiş. sonra, unutmak için başkalarına şans vermek istediğin an biraz daha kaybetmişsin umudunu. bakmışsın şans verdiğin adamla sevgili olmuşsun, al işte biraz daha gitti. gün gelir evlenirsin de o adamla. umut olsun diye değil. umudun bitti diye. çünkü artık formaliteden yaşıyorsun. kendi kafanda belirlediğin gereklilikler var, uymaya çalışıyorsun.

"amaan evlenirim, bi çocuğum olur işte, onla oyalanırken her şeyi unuturum zaten"

o laf doğru. o zaman bir umudun olur. küçücüktür büyür.

e be kızım, bütün bunları sevdiğin adamla yapmak yok muydu? ne yaptın sen umuduna?
tatak uzmanı tatak uzmanı
çok acıdır. eriyip gidersin kimse durduramaz. elinden hiçbir şey gelmediğini farkettiğinde dünya daralır, ufacık olur. bir kibrit kutusu kadar kalır. çıkar o kutudan bir kibrit ve senin fitilini ateşler. bir mum gibi yavaş yavaş erir gidersin. umut ise sert esen bir rüzgardır senin için. eğer bir kesilir ve tekrar esmez ise seni kimse kurtaramaz. işte o zaman da rüzgarını bulmak sana kalır. onu bulana kadar ordan oraya dolanırsın ve bulduğunda her şey yeniden başlar senin için. ateşini dizginler o rüzgar, sana tekrar yaşama şansı verir. bundan sonra sana düşen de o rüzgarı tekrar kaybetmemek olur. yoksa bir daha ateşin yandığında onu tekrar bulacak kadar zamanın kalmayabilir.
three wishes three wishes
öyle kolay değildir ciddi ciddi aşamaları var gerçekten. hayır en dipteyim dediğin anda bile yukarı çıkma umudun vardır. ama bazen öyle bi an gelir ki devam edersin sadece. yerine bi boşluk dolar ve başka şeylerin güzelliğine inanmaya çalışırsın iste asıl umudunu kaybetmek budur.
atalet momenti atalet momenti
sıcak bir yaz günü, güzel bir yerde staj ayarlamışsındır, kötü geçen tek bir sınavın vardır ama kalmalık değil tam sınırda bekliyorsun. numaran da en büyük olduğu için kağıdın en altındasındır. koşarsın hocanın kapısına bakarsın kağıtlar orada. en alta bakarsın kalmış yazar. çökersin amk. sonra bir bakarsın ki yatay geçişle gelenlere daha büyük numara vermişler artık listenin sonunda sen yoksun hemen nuarana bakarsın ama titrersin yaz sıcağında. sonra numaranı bulursun bir bakarsın ki bir puanla kalmışsın, hoca ile konuşursan geçeceksin. hemen hocanın kapıya gidersi n kapıda bir kağıt üzerinde tatile çıktım yazmaktadır. işte o anda hissettiğin duygudur. tüm umudunu yitirmiş sağa sola salyalar akıta akıta söversin. ızdırabını sikeyim öğrencilik.
antikavazo antikavazo
bu sefer oldu, başardım dediğiniz her anın hüsranla sonuçlandığını gördükçe gerçekleşen eylemdir. etrafa olan güveninden sonra kendine olan güvenini kaybedersen dibe vurursun ve eğer o dip bataklıksa sömürür içindeki umudu da. yanlış seçimler, yanlış insanlar, yanlış zamanlar ve diğer yapılabilecek bütün yanlışları yaptıktan sonra elinde kalır. kabuğuna çekilir kendini toparlamaya çalışırsın. kurduğun cümleleri bazen kendin bile anlamazken laf anlatmanın ne kadar mantıksız olacağını düşünüp susarsın.
1 /