üniversitede inek öğrenci olmak

kır bahçesi kır bahçesi
araştırma görevlisi :''düzenli not tutup o konuyla ilgili makale okuyup kağıt düzenine uyup sınav kağıdına yansıtırsan ve o hocanın hassas noktalarını üst sınıflardan öğrenip hocaya kendini tanıtırsan 100 den aşağı notun olmaz''


demişti.

kim bilir belki doğrudur.
lucifer morningstar lucifer morningstar
şahsım olan öğrenci tipidir. her dersin ses kaydını alır (hocalardan izin alıp tabi ki de), muhteşem not tutardım. ders çalışma ritüelim de şu şekilde idi: ders kitabındaki önemli yerlerin notunu çıkarırdım. daha sonra ders notlarımı ses kayıtları eşliğinde kontrol ederdim. buradaki amaç derste kaçırılan bir yerin olup olmadığını kontrol etmek ve dersleri baştan dinleyip iyice anlamak. daha sonra hem ders kitabındaki hem de defterimdeki notlar birleştirir, özetlerini çıkarırdım. en son da özetin özetini çıkarırdım.

insan sevdiği bölümü okuyuncası ders çalışmaya gocunmuyor. bahar dönemi ales'e ve yds'ye gireceğim. biliyorum ki çalışmayacağım. ineklik buraya kadarmış.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
inek öğrenci tanımına ne kadar uygun olduğumu bilmiyorum. her zaman en önde otururdum, bunun iki nedeni vardı: boy muhabbeti yüzünden yüksek öğrenime kadar hep en arkalara mahkûm olmanın acısı ve sürekli olarak dikkatimi toplamaya çalışmanın derdi.


sınıfta klikler vardı ama hiçbirine dahil değildim. her gruptan arkadaşlarım ve muhabbetim vardı. derse gelmeden önce ön hazırlık, derse sallana sallana gelmeme, dersi derste dinleme, hocanın üstüne bastığı yerler, aralık bıraktığı kapılar, konu içinde konudan alakasız bile dursa bahsettiği kaynaklar vs. hepsini not almaya çalışırdım, büyük bir titizlikle ve can kulağıyla. akşam gittiğin zamanda üstünden geçer, eksiklikleri tamamlar, özet çıkarırdım.


vize/ final zamanı klikler birbirinden not saklarken, not ararken vs. de hiç eteklerim tutuşmadı. istemediğim/ aramadığım halde arkadaşlarım bulduklarını bana da getirirdi, sadece onların faydalanmasını aksi takdirde hakkımı asla helal etmeyeceğini söyleyerek kendi notlarımı verirdim. sonra da ruh hastası gibi her ders, her konuda elimdeki notlarda ne var da bende ne yok acaba diye tek tek incelerdim. sonuç olarak da kendi notlarımla girerdim sınava ama yine de şüphe işte bakardım her seferinde diğerlerine.

tip olarak bakıldığında sosyal yaşamımda, sabahına vize/ final varken millet kendini odalara kaparken gece yarısına kadar it gibi gezerdim de. ne okulu ihmal ettim ne eğlenmeyi. müsait, orada burada yine fink atıyorsun, derledi, n'apayım, canım çok sıkılıyor derdim. dışardan bakılınca tipimin potansiyelimi yansıtmamasını seviyorum ve öğrenciliği de halen çok seviyorum çünkü baya baya profesyonel öğrenciyim.


en iyi yol, bildiğin yol; en iyi not, sana ait olandır.
6
lazpinokyo lazpinokyo
valla derse uğrar ara ara dinler, not filan almazdım vize final öncesi notları önde oturan takıldığım bi kaç kızdan alır çalışırdım, not verenlerden de yüksek alırdım, genelde hep böyle olur çoğu kişi için, not verenler bunu görünce bi daha vermek istemezlerdi, hem o kadar dersi dinlim not alim, benden yüksek alsın hea diye afkurur not vermek istemezlerdi ama bize söker mi bi yerlerden yine bulur yine geleneği devam ettirirdim.
loss loss
öğrenim daha doğrusu okul çağındaki bir öbek güruhun başarısızlıklarini ört bas etmek, normallestirmek amacıyla okulda ders çalışmanın, başarılı olmanın vakit kaybı olduğu üzerinden yuruttukleri ama aslında temelinde kıskançlık yatan bir ifade "inek öğrenci". "çalışsam ben o derslerin amk yeaa" da bu yaftalamanin görünen alt metnidir. görünmeyeni ise aslında aczin ta kendisidir. bir de bunun askerde "poşet asker" türevi vardır ki o daha içler acısıdır. gündelik hayatta mesela"doğrucu davut" vardır bu da aynı koydendir. bugüne kadar çalışan adamlara inek diyenlerin aslında inek, aslında okumadigina bin pişman olduğu için 18 ay askerlik yapmak zorunda kalan ve acısını okudukları için daha kısa süreli askerlik yapanlardan cikaranlarin poşet, adalet duygusuyla ölse dahi doğru soyleyenlerin "doğrucu davut" değil götü az biraz sıkışınca oskarlik yalan soyleyenlerin "yalancı ib.." olduklarını düşündüm hep.