unutulmaz dizi replikleri

1 /
libertadores libertadores
sanatın hayatta kalmakla bir ilgisi yok.
üstünlükle ilgisi var.
hayvanlardan daha fazlası olmakla..
yükselmekle..

the walking dead

(bkz: tiyatro) hatta bakmayın bu replikleri dizilerde duyup görüp direk gidin. canlısını yaşayın.
biradetbeyfendi biradetbeyfendi
işler güçler

boomcu onurun sevgilisi sahnesi:

taş gibi hatun mekana girer ve kalabalığa sorar: -pardon, onur yok mu?
salyaları akarak bakan abimizden cevap: bacım bizde onur haysiyet şeref mi bıraktın, iti ite kırdırdın ya.
kurbanım aman kurbanım aman
"liseye gidiyordum. sıradan, ortalama bir çocuktum işte. hep arka sırada otururdum. hiç arkadaşım yoktu. okuldan nefret ederdim. hep saçlarımı uzatmak isterdim, babam hep keserdi. babamdan da nefret ederdim. ne zaman kafamı kazısa, karaktersiz bir tip olup çıkıveriyordum ortaya. çocukken saçın çıkıyorsa ve sen kelsen herkes seninle dalga geçer. sürekli bugün cuma, enseni kapa diye vurup dururlardı. babam her kafamı kazıdığında kendimden nefret ederdim. çok salak bir tipim olurdu. ne yapayım, benim de kemik yapım böyle. her neyse işte, sınav yaparlardı, ben hep düşük not alırdım. gene böyle bir gün sınav yaptılar, hoca kağıtlarımızı dağıttı kontrol etmemiz için. bende gittim sınıftan çocuklardan sınav kağıdımı karşılaştırdım. aynı şeyleri yazmıştık. onlara on vermiş, bana altı vermiş. sonra ben dayanamadım, gittim hocaya, ne iş hoca dedim ya, herkesle aynı şeyleri yazmışım, bana altı vermişsin. kopya çekmişsindir dedi, sana güvenemedim dedi. arka sırada oturan, kel, silik bir tipsen kimse seni dikkate almaz.
nazlı bütün bunlara rağmen sevdi beni. o sınıfın en güzel kızıydı bence. hep ön sırada otururdu. kimseye aldırış etmezdi. sınıfta bir sürü yakışıklı, varlıklı çocuk vardı. onlara rağmen sevdi beni.
aynı mahallede oturuyorduk nazlı'yla. okul çıkışı hep birlikte yürürdük eve. böyle ara bir yol vardı mahalleye. yolu bayağı uzatıyorduk da, tenha oluyordu işte. sonra bir gün gene böyle yürürken, çok acayip bir şey oldu. aynı anda birbirimizin elini tuttuk. ne o önce uzattı, ne ben önce uzattım. birbirimize ima etmedik, yüz yüze bile bakmadık. öylece el ele tutuşup yürüdük. sonra hep yaptık bunu. bazen birileri sokağa girerdi, hop bırakırdık ellerimizi, sonra tekrar baştan. amcam nazlıya tecavüz etti. bir gün eve geldim, nazlı'nın üstü başı yırtıktı, ağlıyordu. beni sormaya eve gelmiş. amcam da evde beklemesini söylemiş, erik vermiş buna. ben eve geldiğimde, orospu çocuğu pantolonunu topluyordu. suratında iğrenç bir ifade vardı. amcam on gün yıkanmasın, kokmazdı. sürekli bütün gün otururdu orada burada, sineklenirdi ama kokmazdı. nazlıya nasıl tecavüz ettiğini odadaki ter kokusundan anladım. üzerindeki on günlük kir uyanmıştı resmen! foseptik çukuruna düşmüş gibiydi orospu çocuğu. nazlıya baktım, odadaki kokuyu duymuyordu bile. kendinden o kadar çok tiksiniyordu ki, koku umurunda bile değildi. öldürmek istedim orospu çocuğunu. fırladım çıktım gittim, koşabildiğim kadar koştum. cebimdeki çakıyla bütün vücudumu parçaladım. amcama saldırdım. jandarmalar elimden aldı. amcama el kaldırdım diye babam beni dövdü. babam da orada bitti zaten. evden kaçtım. amcam mahkemede nazlıyı sevdiğini söylemiş. mahkeme de aileleri birbirleriyle konuşturmuş. nazlıyla evlendi, hapisten de yırttı. mahalleden kaçtılar, iki üç ay sonra da zaten amcamın ölüm haberi geldi. kaçtıkları yerde amcam nazlıyı satmaya başlamış, pezevengi olmuş. amcamı da hepsini de nazlı hakladı. çok sonra, bir gün sordum, niye beni öldürmedin diye. seni sevdim dedi abi, anasını sikeyim ben bu dünyanın seni sevdim dedi abi..."
kurbanım aman kurbanım aman
akbaba: şu kıza bi bak bakim tanıyor musun ?
pezevenk: tanımıyorum.
akbaba: nerede bulurum onu ?
pezevenk: ne bilim lan ben, bütün orospuları ben mi bilicem.

akbaba: kızı tanımıyorsun yani?
pezevenk: ne içtin la sen, tanımıyom dedim ya.
akbaba: iskender'in köpeğini sen mi öldürdün la.
pezevenk: cıkk
akbaba: sen mi öldürdün!!
pezevenk: köpeğin amına koyim!

(...) pilli bebek'in bak adlı müziği çalar




akbaba: olum bak silahın balistikte, iki üç saate zaten ne bok olduğu çıkacak ortaya. sırf merakımdan soruyorum; köpeği sen mi öldürdün ?
pezevenk: ben öldürdüm.

akbaba adamı dövmeye başlar...

akbaba: ağzı var dili yok hayvanı öldürmek kolay mıydı lan.
akbaba: kalk !!
akbaba: kalk lan ayağa ! kalk! kalk lan kalk lan!
akbaba: köpekten ne istedin lan !
akbaba: öldürürüm lan seni!
1 /