uyandırmaya kıyılamayan

1 /
nun nun
bar ortamında dağıtmak için arkadaşlarla birgün belirlenir . bu eylem bir gurup üniversite öğrencisi tarafından planlanır. mekan seçimi ve mali durum gözden geçirilir. fayda maliyet analizi yapılır. olm hep ders hep ders . rüyalarımda önceden fink atan mini etekli kızın yerini genetik hocası aldı artık , adam bana bakıp bakıp bıyıklarını buruyor tüm rüya boyunca .rüyalarımıza renk katmak adına böyle bişey yapalım ne pahasına olursa olsun diyen zeki bir ergenin gazıyla , kesin karar verilir ve sadece sıra oraya gitmek için belirlenen büyük günü beklemeye kalır. bu ergenlerin ortama akmasıyla atraksiyon dolu saatler başlar....bar taburesine menemen bardağı gibi dizilirler. dikizlemek denen ve sanatsal aktivite olarak kabul gören işlemin basamaklarını harfiyen yerine getirmek için vamp bir kadın bulmaya çalışır gözler. kaçar mı bizim yiğit ergenin gözünden ? kadın denen kusursuz yaratılmış varlık. tabi ki kaçmaz. ilk beşinci dakikada kesişmeler başlar. içki boğazdan yuvarlandıkça , vamp kadında hayalinde yuvarlanıyordur onunla bir...

altı saat sonra..

yer: pembe rüyalar oteli

genç ergenin bacağını üzerine attığı şey yurttaki kir bağlamış yastığından daha sıcak ve daha canlı bişeydir. gözünü açar ;ve kızıl renkte saçların yayıldığı bir yastık vardır tam gözünün önünde, sonunda rüyalarım değişti diye tam gözünü kapatır uyumak için.ama kafasında beliren o mucit lambasının yanmasına engel olmaz ve tekrar açar; olm bu ne sen bir kadınla uyuyorsun resmen burda der kendine. ulan bu kim sorusu gelir arkasından ama kendine cevap veremeyecek kadar hatırlamıyordur hiçbirşey. arkasından bir sürü soru meşgul eder bu genç ergenin beynini.
1. acaba kaç paraya anlaştık? paraylasada bende beş kuruş yok.
2. serolojik testleri nasıldır acaba bunun? banada bulaştıysa şu saatten sonra yapılabilecek bişey yok
3.burası otel de parsını kim ödedi? gibi sorular alır başını gider.

bizim ergen işin içinden çıkamaz ve çözümü ortamdan kaybolmakta bulur. vamp bir kadın uyurken nasıl bırakılıp gidilebilir?, onun muhakemesini yapmak koysa da en iyi çözüm budur. üzerini giyinir kapıya doğru yönelir ve iç sesi ona kazma böyle bırakıp gidilir mi ? der ve ani bir dönüşle kızın çantasına doğru yürür. romantizm kokan ve filmlerde gördüğü bir sahneyi uygulama şansı elde etmiştir ve değerlendirmek ister. kızın çantasını açar ve dudaklarında durduğu zaman baş döndürücü olan rujunu alır. konsolun üzerindeki aynaya uyandirmaya kiyamadim yazar. ve bir kalp resmi çizer . baş harflerin olduğu içinden ok geçeninden. oku geçirir kalpten ama kızın adının baş harfini bilmediğini fark eder. ulan.... ediyim böyle işin içine der. ve alır başını gider. uyandırmaya kıyılamayan kadının kokusu ve ve acaba ben aids miyim korkusuyla...
phoebe caulfield phoebe caulfield
uyku saatlerimle ders saatlerimin çatışması yüzünden; sadece sözlükte de olsa uyandırmaya kıyılamayan olup, bu statüye sahip olmanın değeri paha biçilemez.
paramour paramour
ben eskiden bunun ölen, intihar eden vb. yazarlara verilen bir statü olduğunu sanırdım. nasıl bir fantezi yapmışım bilemiyorum, normalde hayalgücüm bu kadar yüksekten uçmaz ama misal noel babanın olmadığını da çok geç öğrendim ben, en büyük hayal kırıklığımdır o da, safım biraz evet.
1 /