uykusuzluk

36 /
tarçınlı ıhlamur huzuru tarçınlı ıhlamur huzuru
yarın erken kalkmanız gerektiğinde kesinlikle gelip sizi bulan durum. mühim bir işiniz mi var sabahtan, okula, sınava, sunuma, uçağa, otobüse, trene mi yetişmeniz gerekiyor, unutamadığınız kafanızı taktığınız bir sıkıntınız mı var, sanki bu iş için özenle biçilip dikilmiş bir peri varmış da hesap edip özellikle o gece sizi ziyarete geliyormuş gibi. nalet olsun sabah 4.30'da kalkmanıza neden olacak her şeye.
mavi sever mavi sever
oysa dün 1 dakika içinde uyumuştum. ah şu duygular... şimdi sağa dön, sola dön. tekrar düşün, yeniden yaşa. sabah olmuyor. sahi sabah olsa geçecek mi? uykusuz gecelerin en güzel yanı, masa lambasında okunup bitirilen bir adet kitaptır. tavsiyelere açığım.
cedrıc8 cedrıc8
bir çok insan gece boyu günün başarısızlıklarını, geçmişim pişmanlıklarını, geleceğin endişelerini düşünür durur ve bir türlü uyuyamaz. yatağında döner durur, kalkar balkonda bir sigara içer ve boş yere uykusunun gelmesini bekler. uyku vakti savaş vakti değildir. yapılacak tek şey, o gün her ne olmuşsa ve yarın ne olacaksa hepsini o an için bir kenara bırakmaktır. yani kısacası hiçbir şey düşünmemek. bir çok insanın sabahları gergin uyanmasının sebebi gece boyunca olumsuz ve başına gelmesini istemediği olayları düşündüğünden dolayı gergin ve zor uyumasıdır. anı yaşamayı öğrenmiş olan kişiler başını yastığa koyduğu an uykuya dalar.
adio kerida adio kerida
ne kadar uyusam da bi okadar uykusuz kaldığım eylemdir.
bazen imkanınız varsa bulunduğunuz şehirden kaçın, kısada olsa bulunduğumuz ortamdan uzaklaşmak iyidir. daha çok imkanınız varsa ulkeden kaçın türkiyede yaşayıp derdim yok deme lüksümüz yok çünkü.
radiance radiance
aynı depremle yaşamaya alışma kafası uykusuzlukla yaşamaya alıştım. ancak bazen ne bir şey okumak geliyor insanın içinden ne de başka bir meşgale. mesela kafanda bir şey olsa onu düşünürsün. ulan zihnim de boş, tam anlamıyla mal gibi dönüp durmak ne sikim bir iştir. bu gibi durumlarda epey sıkıcı oluyor gerçekten.
noldoli noldoli
düşünmekten uyuyamamanın yanında, uyuyamamaktan düşünmek var. insan uyuyamayınca aklına binbir türlü düşünce geliyormuş. delirdiği için uyuyamıyor değil, uyuyamadığı için deliriyormuş. algı yavaşlıyor, boş boş bakılabiliyormuş. "belki de bu dönem ihtiyacın budur." demişti bir arkadaşım. dilerim öyledir.
bu sefer kesin bu sefer kesin
daha kafam yastığa değmeden uyuyan biri olarak bugün yaşadığım can sıkıcı durum.
ömrü hayatımda 10 gündür hepi topu uykusuzluk çektiğim gece. gerçekten zor.
bu sefer kesin bu sefer kesin
"uykusuzluk mu, o da ne ki?" der, bilmezdim eskiden: (bkz: #8860953)
yavaş yavaş geldi girdi hayatıma: (bkz: #17792906)
şimdi aylardır çekiyorum, yorgunsam da uyuyamıyorum değilsem de, bu nedir ama yaa...
hani uyumayayım ama kafam dinç olsun ne güzel olurdu, o da yok. offfff!
beyaz atlı kurbağa beyaz atlı kurbağa
uykusuzsan ve üzerine bir de can sıkıcı olaylar yaşadıysan; uykusuzlukla her şey on kat daha yıkıcı gelir, mahveder insanı. ama bir yandan da uyuşur hissizleşirsin. ancak yine de acı her zaman uyuşukluğa baskın gelir. ve tabiki uykuya da. aksi gibi ne yutkunabilirsin ne de uyuyabilirsin. öleyim desen ona bile mecalin kalmaz. tam bir psikolojik yıkım mix'idir, öldüresice.
demkeş demkeş
iki yıldız arası göğe asılı hamak…
uyku, uyku… zamansız ve mekânsız, uyumak.
uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı;
harfsiz ve kelimesiz düşünmek yaradanı.
ilgisizlik, her şeyden kesilmiş ilgisizlik;
bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik.
usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden;
bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık;
kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık.
bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri;
raflarda toza batmış peygamberden bildiri.
her gün yalnız namazdan namaza uyanayım;
bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım!
ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla!
yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla

n.f.k
36 /