vandalizm müzesi

sarhoşken mutluyum sarhoşken mutluyum
bizim bir arkadaş var, bu müzenin açılmasını sabırsızlıkla beklediğini söyledi. "niye la?" dedim, "müzenin adı ve içeriğine uygun performans sanatına dair bir eserle katkıda bulunacağım dedi". "lan olum entel dantel konuşma, ne demek la o?" dedim, "la a k bildiğin yıkacam a k müzesini, gösterecem vandalizmi" dedi. "ha şöyle konuş" dedim, "yalnız yrğmı yıkarsın" diye de ekledim. "skt git lan sen ne anlarsın" dedi. küfür vardı hep.
nesin nesin
abdullah cömert
ethem sarısülük
mehmet ayvalıtaş
mustafa sarı
irfan tuna
ali ismail korkmaz

için sembolik olarak mezar taşları hazırlanıp müzeye konulmalıdır mutlaka.
karate schnitzel karate schnitzel
girişinde i. melih in balmumu heykelini görmek istediğim müze. vandalizmin baş sorumlularından çünkü, yanında padişahı da yer almalı mutlaka. içeride ise polis ve çevik kuvvet üniforması, gaz bombası, boş kapsul, çıkmış göz ve cesetler yer almalı. 10 dakikada yağmura teslim olan ve altyapısız olduğu anlaşılan başkentin başkanı oturup tweet atmakla, saçma müze fikirleriyle uğraşmakta. şaşırmamak mümkün değil.
wisebon wisebon
şiddeti eğitici bir kurum olan ''müze'' altında toplayarak meşrulaştırdığını farketmeyen gerzek zekanın ''kuracam da kuracam kuracam da kuracam'' diye ısrar ettiği insanda milattan öncesinin küfürlerini sayma isteği uyandıran, vergilerimizin heba olmasına bir kez daha sebep olacak olan yapı. (ve devamında yazar ana avrat düz gider)
chubbchubb chubbchubb
geçen gün önünden geçince camları kırılmış, üzerlerine yazı yazılmış otobüsleri gördüğümüz müze. nasıl üzüldüm anlatamam. sokaklarında hâlâ 70'lerden kalma otobüslerin gezdiği bu dünya başkentinde bu otobüsleri görmek içimi parçaladı resmen.

aslında geri kalanları da yakmak lazım ki, adam gibi otobüs alınsın şehre.