vedat milor

1 /
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
ntv'de muhteşem gurme programları yapan bir gazeteci, gastronomi gurmesi. aynı zamanda milliyet'te yazarlık da yapmaktadır. tipine göre bakıp kendisini değerlendirmemek lazım, maşallah bir kuzuya yakın yemeği mideye götürdüğünü ekranlardan bizzat görmüşlüğüm vardır. ne idüğü belirsiz yemekteyiz formatlı yarışma programları yerine kendisinin ntv'deki programı izlenilebilir.
maximus maximus
yediği yemekler hakkında o kadar lafı nereden bulduğunu merak ettiğim gurme. bana sorsalar güzel ya da kötü derim, ne diyeceğim başka. adam roman yazıyor. o yüzden o gurme, ben vasat bir tüketici. tarzım olmamasına rağmen yaptığı programı izletebildiği ve beyefendi tavırları için kendisini takdir ediyorum.
kodcanavari kodcanavari
zekice yorumlar yapan kamuoyunun tanıdıgı tek gurme. sinir olduğum yanları ekmeği koparmadan ayı gibi ısırmasi*, çorba içerken sapırdatması ve kaşığı dişlerine vurması. bunlar dışında frankofon bir kişi, mektepli bir abimiz. gezmiş görmüş, sağolsun istanbulda gördüklerini bize de gösteriyor. istanbul dışına da çıkabilir. bu arada ingilizce bir blogu bulunmaktadır. blogunda yeniköydeki evini , (yada belkide başka birinin evini) aylık 2800$ a kiraya vermiştir.
plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz
dün akşamki programda yazlık mekanları ziyarete başlamıştır..ilk durak ayvalıktır..ayvalıkta 4 yer ziyaret edilmiştir..ilkinde bir ayvalık tostçusuna gidilmiştir..daha sonra deniz kestanesi adında çok şık bir restoranta gidip,balık meze ahtapot ne varsa silip süpürülmüş,ancak mekan pahalı bulunmuştur..3.adres ise dünya çapında zeytin ve zeytinyağları ile ünlü "kürşat" dır..burada zeytin ve zeytinyağlarının tadına bakılmıştır..en son olarak da "bay nihat" adında şık bir restoranta gidilip,burda da ne kadar meze,balık varsa yenmiştir..

en sonunda kamera arkası gösterilmiştir,olay şöyle olmuştur:

bizim vedat milor,"deniz kestanesi" adında bir lokantada denize sıfır bir masada ahtapot bacağı yerken "hopp" diye bir ses duyulmuş,cep telefonu denize düşmüştür..yayın ekibindekiler hemen cep telefonunun düştüğü yere bakarken,vedat abim oturduğu yerden hiç istifini bozmadan "artık kullanamam dimi onu ben?" büyük bir iştahla kalan son ahtapot parçasını mideye indirmiştir..akabinde herkez gülmekten yıkılmıştır..ye abim ye afiyet şeker olsun,biz yiyemiyoruz sen ye atılmasın ziyan olmasın..ehehehe
plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz
dünkü programında çeşme'yi şarap tadan,tostunu nohut mayalı hamurdan yapılmış ekmek arasında eski kaşar ve sucukla yapılmış olarak seven ve bunu her fırsatta kabul eden gurmel lafından hoşlanmayan gastronomi yazarı..çeşmedeki deniz böcekleri ile ünlü salaş ama çok lezzetli şeyler yapan langusta'ya;şarap için deveci'ye,tost yememk için kumrucu hüseyin'e ve en son olarak değişik tekniklerle balık pişiren ferdi baba 'ya gitti..en güzeli ise ferdi baba daki sakız kabağı çiceği dolmasıydı..

tabi en sonunda çekim arkasında,çekimler sırasında az kalsın vedat abi'yi arı sokuyordu son anda kurtuldu geçmiş olsun vedat abi,sen lazımsın bize..
markator markator
bu adamı izlediğimden beri sanırım biraz kilo aldım diyebilirim. yemek yerken biraz ağzından burnundan akıtıyor yediklerini ama olsun, hoş insan. o ilginç konuşması ve ses tonuyla yaptığı yorumlar enfes. ben yıllardır zeytinyağına ekmek bandırmamak için kendimi tutmuşumdur. ama gel gelelim vedat milor'u izleyip de bandırmamak mümkün mü?
plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz
bu gece itibari ile ilk durağı bodrum türkbükündeki "maça kızı" daha sonra muğla karabağlardaki "süpüroğlu" ziyaret etmiştir..maça kızı nispeten daha modern ve balık ağırlıklı bir restorant idi..mutfak şefi yurt dışından ithal edilmiş..maça kızı hem restaurant hem de butik otel özelliği taşımaktadır..hoş,yeşilller içinde bir yerdir..
ikinci durağı ise muğla da süpüroğlu idi..burada oğlak,tandır,kebap ne varsa yemiştir vedat abimiz..iç pilavlı döş falan da yedi çook beğendi içeçek hariç hepsine 5 yıldız verdi ama yanında içtiği pamukkale şaraplarını hiç beğenmedi "ya hasadından sulu yada içinde su karıştırmışlar" dedi ve içmedi..

en sonunda en beğendiğim yeri olan kamera arkasında ise,süpüroğlunda,vedat abim iştahla oğlakları götürmekte iken,sahibi olan amca,"hocam artık kaldırıyorum bunları önünden" diyerek gülme krizine sokmuştur bizi..artık kaç kilo et yediyse,sahibi baktı adamın yüreğine inecek,bir şey olacak topladı önünden etleri...

kabul et vedat milor,sen kebap adamısın,öyle michelin yıldızlı restorantlar falan kesmez seni eheheh
plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz plastikdünyanınnaylondelikanlılarınaselamederiz
bu haftaki durağı izmirdir..ilk önce swisthotel içindeki equinox restauranta,sonra reyhan pastahanesine en son buca'daki esnaf lokantası çapa lokantasını ziyaret etti..equinox'u çok beğendi ilginç güzel yemekler mevcuttu,balık çorbası,zeytin ezmesi kaplamalı çift pirzola,ananas,ananas karpaçyo eşliğinde votkalı kavunlu sorbe gibi..lezzet ve ambians 5 yıldız alan equinox,fiyat-kalite ve içeçeklerde 4 yıldız alıyor ve vedat milor çook beğeniyor..reyhan pastahanesinde balkabaklı pastayı ve polskayı çok beğendi,pastahane sahibi pastaların günlük olduğunu söylese de ben inanmadım..yanlız çoook güzel ve lezzetli gözüken pastalara sahip..bucadaki çapa lokantası da esnaf lokantası niteliğinde ısırfan otu sarılı köfte ilgimi çekti..vedat milor burayı hem sağlıklı hem de lezzetli yemekler yenilebilecek bir mekan olarak tanımladı ve lezzete 4 yıldız verdi..

tabi en sonunda bekledik kamera arkası ama her hafta her hafta bir şey olacak hali yok ya artık haftaya...
1 /