vermek

1 /
kurabiye kurabiye
cinselliği çarpık yaşayan, çarpık algılayan, sürekli kendine hakaret etmekte olan acınası bir toplumun çarpık terminolojisinde rahatsız edici bir yer edindirilmiş olan masum sözcük.
bacillusantracis bacillusantracis
keşke kadınların daha güçlü olup bütün erkeklerden aldığı bir dünya olsaydı derdirten.erkekler verirdi o vakit.kadınlar tecavüz ederdi.döverdi.erkekler memnun , kadınlar özgüven içinde ve sorunsuz.ne harika.

aylin: geçen bir çıtır gördüm karşı caddede pis sakallı, laf attım arkasını dönüp bakmadı, attım içeri tuttum sakallarından ...anlarsın.o biçim.
tuğçe : ay şekerim sorma bu zamanlarda o eski kirli sakallı erkeklerden kalmadı, hiç rastlayamıyorum ben de.adresini ver de ben de tadına bakayım yavrunun
aylin: bıldırcın be bıldırcın ufff!
sayenizde sayenizde
kadın cinselliği açısından bakınca erkeklere göre bence; hem kadınsız olamamak, hem gizli bir hınç, hem de bir aşağılamayla beslenen bağımlılığı hatırlatıyor ve beni kızdırıyor. kadının cinselliği yaşaması durumunda onu odak noktası ve aşk tanrıçasıymış gibi göstermeye çalışıp, doğru orantılı olarak yere batırmak anlamında kullanıldığına inandığım, yazılışı aynı, anlamı farklı kelimelerden sadece birisidir.
tembel tembel
kadın cinselliği bağlamında, başta kadınlar olmak üzere, herkesi çok kızdıran tabir. ideal bir dünyada bu kızgınlığa hak verirdim muhtemelen. ama içinde bulunduğumuz ideallikten epeyce uzak dünyada pek de kızamıyorum. insan ancak kendisine ait bir şeyi, ve ancak kendi kararıyla başkasına verir. kadın cinselliği ile ilgili "vermek" sözcüğünü kullanarak, bilmeyerek ve istemeyerek de olsa, kadının kendi cinselliği üzerindeki tasarruf hakkını onaylamış oluyoruz bir anlamda. kadını kendi cinselliği üzerinde etkin bir konuma yerleştirmiş oluyoruz.
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
seksi fazlasıyla basite indirgeyen kelime. cinsellik zaten basite indirgenmesi gereken bir eylem olduğu çin, tam da olması gerektiği gibi yani.

bu konuda kadınlara da büyük iş düşüyor aslında. kelimeyi erkek kullanımının tekelinden kurtarabilirler. zaten aslında kelimenin bu kadar revaçta olmasının sebebi de onlar. bir kadının, en azından türkiye de, bir erkekle yatması için, erkeğin bunu türlü çeşit maymunluk ve çiftleşme dansı, çiftleşme isteği ritüeliyle almaya çalışması gerekiyor. yani kadın bir türlü vermiyor. hoşuna gitse de türlü akrobatik hareketerle erkeği maymun ediyor. sonunda erkek amacına ulaştığındaysa uzun uğraşlardan sonra "almış" oluyor. bu durumda da kadın "vermiş" oluyor. çünkü isteyen sürekli olarak erkekmiş gibi bir izlenim bırakıyor türk kadını. bu izlenimden kurtarılabilirsek bu kelime de bir süre sonra ortadan kalkar sanırım. gerçi ben kullanırım yine. seviyorum çünkü.
naringergedan naringergedan
seksi paylaşmaktan ziyade alışveriş olarak gören zihniyetin ürünü. sözümona erkeğin bir tapınma merkezi olarak gördüğü penise vücudun muhtelif yerlerini bahşetme durumu. alan memnun orası kesin, gerisi kimin umurunda değil mi sevgili penis sahipleri?
desperate0082 desperate0082
(bkz:verilen mal geri alınmaz )
şimdi sevişmek eylemini, kadının vermesine indirgeyen o dillerinize işemek istiyorum.

ayrıca kadınlar da alışmış kardeşim bunu kullanmaya. mal mı veriyorsun birader? veriyorsan nasıl geri alıyorsun? geri alıyorsan mal ikinci el mi oluyor? kendini niye bu kadar aşağılıyorsun?
belirsiz belirsiz
çalınmışı vermekten bahsedenin lütfettiğini, cebinden verdiğini falan değil çalan olduğunu düşünürüz. işkilleniriz. "kürtlere haklarını vermek", "verelim de sussunlar", "tamam vereceğiz, sakin olsunlar"... kendini ele mi veriyon? sorun birilerinin sakin olmaması değil; otoriteye verenlerin, otoritenin/aptallıkların/çıkarların/garezlerin orospularının fazla sakin, gönüllü olması.
belirsiz belirsiz
törenle ödül verilir, bu ritüel disiplin için gerekli maddi ve manevi değerlerimizi pekiştirmede kullanılır. ödülü alan bir şey ilan edilir, diğerleri ikna edilir. değerlerimize uygunsuz akımlarla mücadeleye de katkı... veren el üstündü: düğünde an görkemli takıyı takan en karizmatik. vererek kendine bağlar, verdikçe büyür. kadir inanır hep iyi mafyadır, vermelere doymaz. bazısı veriyorum ama cebimden değil ha hak olanı, diyor. ama vermeden edemiyor, etkin konumdan vazgeçmiyor. hem verilmese daha mı iyi, bir ahtapot için neler neler değişmesin mi. vermek kutsal, kutsal olduğu yerde de manukyan muadilleri rekortmen olur.
1 /