vincent cavanagh

1 /
floydzede floydzede
anathema'da vokalistliğinin ilk zamanlarında eski parçalara ayak uydurmak için gırtlağını oldukça zorlayan şahsiyetin asıl patlamasının duygu yüklü parçalarda olacağı anlaşılmıştır.bu zamandan sonra vokali ilahi bir boyuta ulaşmıştır.son anathema konserinde de a dying wish gibi zor bir parçayı tapılası bir biçimde seslendirip gönülleri feth etmiştir.
cadı cadı
25 mayıs anathema konseri sonrasında cafe gitar'da rastlamamla önce insanın dilinin gerçekten tutulabildiğini bana kanıtlamış olan,duygusal sesli,aynı zamanda pek bir sıcak davranan beyaz tenli güzel insan.
karşısında fena halde saçmalamama rağmen gülümseyip elini omzuma atmasıyla dünyada en mutlu olduğum anı bana yaşatmıştır ayrıca.
hairsprayqueen hairsprayqueen
feci mutevazı, sevimli, hoş sohbet, ruh dolu ve muhtemelen güzelliğinin pek de farkında olmayan sevilesi, yenilesi, beslenesi, saçı başı okşanası insan.

edit: fikir değiştirdim, güzelliğinin farkında gayet. hatta kendisi ukala ve kendini beğenmiş bile olabilir. sanırsam gıcık oluyorum kendisine artık. nerde bir danny, nerde bir jamie ve nerde vincent diyorum.
hairsprayqueen hairsprayqueen
ruhun tam anlamıyla her noktasına işleyen insan üstü bir yoruma ve sese (beyindir, ruhtur birbirine katma, yeri gelir darmadağın etme baabında) sahip güzel insan.
lefteyenine lefteyenine
geçen gün izmir hayvanat bahçesi 'nde burnunu karıştırarak ayı ferit 'i seyrediyordu. baktım yakada çalışan kartı var. "eh" dedim "gele gide gele gide huyumuzu da mı kaptın" * dedim, "abi amca kızının eşinin kuzeni var, burda çalışıyor, merak ettim, ayarladı bişiyler ehere" dedi.

saçlarını bari arasıra yıka be adam.
hairsprayqueen hairsprayqueen
bronx'ta ki akustik konseri "a fucking nightmare" olarak tanımlamış, seyirciden malesef kendi sesini duymasına izin vermediği için memnun kalmamış, hiçbir şey duyamadığını, sadece bağırtı ve akustik konserde a dying wish istekleri duyduğunu, türkiyeyi ve türk dinleyicilerini gayet sevmesine rağmen bu sebeple bir daha muhtemelen istanbulda böyle akustik bir organizasyon düzenlemek istemediğini şahsıma söylemiş olan kişi. yazık olmuş, maalesef.
bunun için onları suçlayamam, paralarını veriyorlar istediklerini yaparlar..gibisinden bozulma sözcükleri sarfetmiştir.

ufak bir anımsama için :


vincent angelica'ya başlar, millet sohbet etmektedir, hiç bozmaz gülümseyerek şş der, lakin olay "a fucking nightmare"dir. şş e aldırış etmez kimse, olaylar gelişmez. bir daha akustik konser nah nasip olur bize.

haklısın, ne diyim..
hairsprayqueen hairsprayqueen
kendisine tahmin ettiğimden de daha çok saçmaladığım kişidir. azizadan çıkmış bakkala yürüyen bir adet vincent ve onu görmüş içinden oleleeobereyh diyen ve çaktırmamaya çalışan bir adet ben. merhabalaşma, ben şey işte hatırladın mı, nereye gidiyong bende geliyomg muhabbetinden sonra
bakkala girilir;
vincent: are there any matches?
bakkal amca:?
vincent: can you ask for me?
match sözcüğü aklından silinen salak ben: vats det?*
vincent: matches.. like cigarette..
(burda kendisi kibrit tarif etmekten ziyade kibrit taklidi yapmaktadır, ben hala anlamamaktayımdır, hatta öyle bir iki büklüm olmuştur ki resmen ot istediğini sanmaktayımdır bir an ve o gaflet içinde derim ki..), (he bi de kibrit anlatırken insan sigara gibi der mi lan o ne öyle?)

(iki yıl sonra araya giren ibne edit: hay aklıma sıçayım like değil light demiş olmasın adam?)

anlama özürlü ben kişisi: .. we only have cigarettes..
(allahın salaa.. hala anlamamakta.. ne demeye çalışmışız burda kısaca: "sigara var bi tek, kibrit yok biz yeriz sigarayı türkiyede yakmıyoruz biz, artık öğrenmiş olman lazım..)
sonunda anlayıp, daha ilk dakikadan muhabbetimi boka sardığım düşüncesiyle aaaa kibriiiittt demekteyimdir.. bir de zorla vincent a kibrit dedirtmeye çalışıp durumumu mu kurtarmaya çalışıyorumdur, napmak istiyorumdur bilinmez..)

evet biz sigarayı yakmayız burda, yiyoruz biz onu.

not: neden çakmak yerine kibrit aldığını sorgulayıp, oyun oynadıkları cevabını almışımdır, kibriti anlamadım diye çakmak aldırmak istemişimdir, hani çakmak desen anlıycam hesabı şeyetmişimdir.

araya girmiş sonradan bunu da yaziyim editi:
bir de geri dönerken yemek yemiş ve azizaya doğru ilerleyen jamie görülür vincentla "obaa heey yiiöö bıradıır öeeyeeü" gibisinden selamlaşmak suretiyle şakalaşma sahneleri gözlerden kaçmaz, sevimli ötesidirler, jamie gelir öper kendisine "ay nov vat meç iz" diyesim vardır baştan, kötü hissetmekteyimdir.. ilerleyen vakitlerde kötü hissetmekte haksız olmadığım anlaşılacaktır.

kendini rezil etme, güzel fırsatların içine sıçma yeteneği bununla sınırlı kalmamıştır (abartıyorum gibi dursa da diğer rezilliklerimi sinirden yazmayı bırak düşünemiyorum bile, abartmıyorum).. gecenin sonunda içip feci saçmalamış ve resmen bıktırmışımdır kendimden maalesef..

sonsuza kadar editleyeceğim: allah belamı versin benim, bundan sonra iki anathema konseri gördüm, ikisinde de sarhoş oldum, ne pis bir insanmışım.
1 /