walkman

1 /
zeus zeus
sony'nin tasarlamış ve yaratmış olduğu muzik aleti..
muziği taşınabilir hale getirmiştir..zaman geçtikçe de boyutları iyice küçülmüştür..türevleri de piyasaya karışmıştır..mp3 playerlar, discmanler yeni teknolojinin ürünlerinden bazılarıdır..ama yinede walkman'in yarattığı etkiyi yaratamamışlardır..
manticore manticore
discman taşımaya alışamamış bir insan evladı olarak birkaç ay önce edindiğim mp3 player'a kadar yanımdan ayırmadığım arkadaş... albüm dinlemeyi sevenler için en iyi araçtır, tek dezavantajı kışın aleti ve kasetleri taşımak sorun olmazken (mont, kaban, yağmurluk, vs.) yazın elde koca walkman'le gezmek pek de kullanışlı değildir, kasetleri de sokacak yeriniz olmadığından ya çanta taşıyacaksınız (hazzetmem) ya da müziksiz kalacaksınız... (boktan durum)
absinthe absinthe
gecenin bi yarısı,yok gecenin bi yarısı da değil sabahın bi köründe sarhoş numaralarıyla beni kandırıp beni de sarhoş eden;kadeh tokuşturup şerefe yaptığım,güldüğüm,eğlendiğim süper insan;sadist yay!
rita rita
eskiden i-pod mu vardı...takardık kaseti walkman e, dinlerdik cızır cızır, hiç de sorun olmazdı, öte kalite de aranmazdı, bu güzel alet şu an kocaman bir kütük gibi duruyor yeni mp3 playerlerın yanında, acaba diyorum çocuklarım neler kullanacak...en iyisi tüm bu alet edevattan arınıp, aynı hayvanlar gibi saf sorunsuz hiç bir şeye bağımsız olarak yaşamayı öğrendiğimiz gün insan ırkı evrim geçirecek.
tangocu kedi tangocu kedi
sayesinde bir müzik kültürü kazandığım kullandığım dönemde pil parası yetiştiremdiğim çok faydalı bir japon icadı.ayrıca biraz da dayanıksızdır.lise döneminde 5 tane parçalamışlığım vardır.
ceket yok pantolon verelim ceket yok pantolon verelim
vakti zamanında eminönü, sirkeci, karaköy ve bilumum yerlerdeki kaldırımcı esnafı tarafında hem kulaklığa hem de dışarıya ses verecek hoparlorlu modelleri olan ve arabası olmayan kişilerin yürüyerek tesisatlı doğan ile tur atmak tadını yaya olarak tadması sebebiyet vermiş olan portatif kasetli teyp ve radyodur.
walkman walkman
bugün, gülerek uyandım tıpkı yataktan kalkar kalkmaz annneeeeeee diye bağırdığım günlerdeki gibi.. ertelenmemiş duygularla, telaşsız, sakin ama hiç stabil değil... gıcır gıcır sesler çıkaran yatağım bugün sanki arya söylercesine kuvvetli, beni kendine çekiyor.. odadaki bana ait hiçbir şeye, ya da etrafımdaki insanlara -im eki eklemek istemiyorum bu bi yabancılaşma ya da kızgınlık değilde "sahipsizleştirme" olsa gerek tıpkı benim sahipsizlik, sıkışmış olmama isteklerim gibi.. pencereyi açıyorum, önce kokum çıksın istiyorum... biraz ellerim titriyor ne üzüntüden, ne kırgınlıktan ne de özlemekten sadece heycanlayım sanki... gidiyorum kokunun ardından birini değilde kendimi bulmaya.. incitmemeye, incinmemeye, kısacası yaşayabilmeye…
1 /