yalnız tipler güneşli güzel havalarda ne yapıyor

harley davutoğlu harley davutoğlu
"eee... seher vakti bir yusufçuk havalanıyor avuçlarımın içinden. ben arkasından bir on beş yirmi dakka onu ürkekçe bir izliyorum. bir kırlangıcın yüreğinde aşkla tanışıyorum 8'e kadar. hemen arkasından biraz kinik, biraz yabanıl, biraz da yine çocuksu ve yalnız bir şekilde sol avucumdan mavi kelebek bırakıyorum... bir annenin... parçalanmış yüreğinde kucaklaşan... çocukluğuma.

12'den 1'e kadar öğlen aram var.

1'den sonra şey başlıyor; bir güvercinin gözlerindeki baharı keşfediyorum. her gün olmuyor gerçi bu. genelde bu ama. "güvercin gözündeki baharı keşfediyorum"

2'den 4'e kadar halı saha maçım var. ama ben onun bir saatini yine kendi çocuksu ve ürkek.. masmavi... çocuksu değil! masmavi ve ürkek yalnızlığıma ayırıyorum, o maçın bir saatini.

saat 5'e kadar... 5'te de akşamüstü bir çay alırım.

6'dan sonrası da normal televizyona bakarız biz.

11 kapanış. ama hani 11'den önce belki son bir defa kırlangıcın yüreğinde aşkla tanışırım."

*
ürkek ürkek
normal bir insan ne yapıyorsa onu yapıyoruz arkadaşlar. yalnızlığı bu kadar marjinalleştirmenin bir anlamı yok. instagram sayfalarında görmüş olduğunuz gibi kahve ve kitap eşliğinde yalnızlık temaları kasmıyoruz. ne artı ne eksi, orta yolu bulmuş yaşamı anlamlandırma gayreti içindeyiz.

of güneş çıktı şimdi ne yapacağım diye düşünüp yatağa gömülmüyoruz, rahat olun.