yavuz donat yıldızı

wondrous wondrous
satır aralarına

***

atılan işaretlerdir.

***

ceviz kabuğunu doldurmayan

***

şeylerle her ay gazeteden maaş alındığında

***

bari yer dolsun da ayıp olmasın diye

***

konurlar.
azureel azureel
anlatımda duruluk, kişinin istediğini karşısındakine verebilmesinin en temel unsurudur. ağdalı dille, uzun ve kopuk, bol öğeli kompleks cümleler kurmak; verilmek istenen yargıya daha keskin sınırlar çizip, tam olarak ifadeyi sağlamak için optimum ihtiyaç ise, kullanılmasında bir sakınca yoktur. eyvallah. ama karşıdakinin anlamasını zorlaştırdığı halde, içerik olarak da bir şey barındırmıyorsa bu idrakı zor metin, hiç bir işe yaramamış demektir. gauss eğrisi ile yaklaşırsak bu "cümle karmaşıklığı - anlama kolaylığı" grafiğine, ifadenin maksimum anlaşılma değerinin, kısa ve bitmemiş cümlelerle yapılamadığı aşikardır.
kısa ve boşluklu yazılmış, bold ve (veya) tırnak işareti ile vurgulanmış kelimelerin, avantajı olarak gösterilen "anahtar kelimeler kolay görülsün" yaklaşımını incelersek bir de, şunu görebiliriz: hızlı okuma tekniklerinden birisinin de, metni atlayarak, anahtar kelimeleri takip edecek şekilde, yukarıdan aşağıya [gözleri sağa sola kaydırmadan, ortadan şerit şeklinde ilerleyerek] sütun şeklindeki metinde göz gezdirmek olduğu bilinen bir gerçektir [kaynak: reha oğuz türkkan'ın anlayarak hızlı okuma teknikleri kitabı]. buna da lafımız yok, doğru bir şey yaptığını biliyoruz yavuz amcanın.
ancak eleştirilen nokta şudur ki: sadece anahtar kelimelerden ibaret bir metin, köşe yazısı olarak nasıl bir gazetede duruyor, biraz daha özenilmiş bir yapısı olamaz mı? öznesi, nesnesi, tümleci, yüklemi olan cümlelerle, kendimizi doğru ve tam olarak ifade etmemizin gerekliliği, ilkokuldan beri bize öğretilirken; yavuz donat'ın bu üslubundaki boşluk ve anlaşılma güçlüğü epey göze batıyor.

***

<b>köylüler</b>e
- ali?
dedik,
- <b>top</b>u at
dediler.

***

bence bir konu hakkında, detaylı bilgiye, kısa tanımlarla değil, derinlemesine inceleme ile sahip olabiliriz. trivial önermelerle, yarım kalmış cümlelerle, bunu ne ölçüde anlatılabilir, meçhul. "geçen x'le yemekteyiz" girişinin ardından, röportajının karalamalarının bulunduğu not defterinin üzerine fazla bir şey eklemeden, yazının ham* halini cümle kurmaya ihtiyaç duymadan satması* biraz rahatsız edici.
hoş "halk bunu istiyor!" dendi mi akan sular duruyor ya, o ayrı bir konu.
- ayh anlatamadım
bu cümle, aslında; "anlamıyorsun mk" demenin kibar halidir.
anfinindistortiondugmesi anfinindistortiondugmesi
yavuz donat'ın anlamlandırılamayan, beyin siken, dimağ eriten notasyonlarından sadece biri.
hele bir yavuz donat çift tırnağı vardır ki hemen her tamlama, öbek bunun gazabını tadar. fazlaca cin olurdu "yavuz donat çift tırnağı" başlığı, açamıyorum.