yazarları en çok korkutan şeyler

bagetli bagetli
marksizm'i bilmeyen solcu da, dinini bilmeyen dindar da beni hep korkutur, ikisi de büyük bir "kendini beğenmişliğe", kendisine benzemeyeni küçümsemeye ve faşizme götürür insanı. bir de tayyip den daha fazla tayyipçiler, dini kullanıp dinci gibi gözükenler bunlardan da çok korkuyorum çünkü bunlar anasını bile satar, satar işte olay bu kadar basit.
caporegime67 caporegime67
beni en çok öldükten sonra hatırlanmamak,anılmamak,unutulmak bunlar beni çok korkutuyor sözlük.aslında bir eser bırakma düşüncem var bir roman yazmak istiyorum öyle işte en çok korkum yokmuşum gibi silinip gitmek.
marine li şarkılar marine li şarkılar
hep güzel şeyleri yazacak değiliz ya bu sözlükte. biraz da içimi cız edenleri yazmak iyi gelecek. yazarları mutlu eden başlığında yazılanları görünce çok mutlu oldum lakin tersini de düşünmek ve hazırlamak lazım bazen kendini. güzel şeyler hep olur ya korkular? yüzleşmek lazım. hayat kısa.

anne ve babanın yaşlanması. tabi kaçınılmaz. anlatayım; son üç haftada babam iş yerime uğrayıp araba anahtarını unuttu, gözlüklerini bir yerde düşürdü ve bulamadık ve ev anahtarını kaybettiğini zannetti onu da sonra ben evde buldum. babam 65 yaşında. bazı şeylerin bu kadar hızlı gelişeceğini hiç düşünmezdim. tıpkı geçen sene beni en çok korkutan bijou kedimin melek olduğu gibi. bu da beni korkutuyor ve rüyalarıma giriyor. kendimi hazırlıyorum bir bakıma. annem ise eskiden yerinde durmayan, günde 2,3 defa dışarı çıkan biriydi o da anca alışveriş için çıkıyor, onu da artık 2 günde 1 yapıyor. babam ve annem 40 sene öğretmenlik ve sonra üniversitelerde akademisyenlik yaptılar. çok çalıştılar ve tatili hakkettiler. babam evin bahçesini suluyor artık gündüzleri ve kütüphaneye gidip geliyor, sinemaya gidiyor. annem de alışveriş haricinde arada sırada ablamla dışarı çıkıyorlar ve tüm gün kitap okuyor. fransızca ders teklifi geliyor onları bile istemiyorlar, bana paslıyorlar. hatta çevirileri vb.. ek iş geliyor sayelerinde ve gene bana yardımcı oluyorlar. gerçi olmalarına da gerek yok tanrıma bin şükür maddi sıkıntımız yok. işte anne baba yüreği diyelim..33 yaşına geldim ve hala annem aynı, değişmiyor hiç bir huyu..babamla da kavga dövüş ama seviyoruz birbirimizi. futbol, sinema, müzik birleştirici, ondan öğrendim hepsini, sayesinde.. iyi ki varlar..

ileride ne zaman ne olur bilmiyorum lakin çok arkadaşımın babaları bu hayattan göç ediyorlar. anneler daha uzun yaşıyor sanırım. daha doğrusu kadınlar tüm dünyada böyle.

kıymetlerini bilin ve her anı onlarla yaşayın. keza hayvanlarınızla da aynı şekilde..


nymeriaa nymeriaa
kesinlikle anne ve babanın ölmesi. ne zaman başım sıkışsa anne baba diye ağlıyorum. uzulunce onlara koşuyorum.

onun dışında fakirlikten, yalnizliktan, mülteci olmaktan korkuyorum.