yazarların aldığı iltifatlar

1 /
anaesthetize anaesthetize
madem iltifatmiş duyduklarım konuşmaya bile luzum yok..bana gercekler lazım gercekler! yüzümde çıkan sivilcenin bana yakıştığını söyleyen adamla işim olmaz ki söylediği osuruktan tayyaresi ile olsun.
quentin torrentino quentin torrentino
bir keresinde yakışıklı bir bey bana götüm gibi olmuşsun demişti, o iltifat sayılır mı? çünkü çocuğun göt sağlamdı, taş gibiydi yeminle. doğal olarak bana da dolaylı yoldan güzel demiş oluyor. çok mutlu olmuştum.
gamlı baykuş gamlı baykuş
çevresi tarafından sürekli "kızım kilo versen var yaaa" diye gaza getirilmeye çalışılan biriyim. sürekli duyduğum iltifat bu aslında, tabii iltifat sayılırsa, ama bugün daha bombasını duydum.
iş yerinden arkadaşlarla öğle yemeğine çıktık, neyseki aralarında tek kızım da benim kilolarım üzerinden eğleniyoruz. neyse self servis gittiğimiz yer ama hepimiz bi anda söylüyoruz ne yiyeceğimizi. bana sağolsun tezgahtaki abi hemen espriyi patlattı,"maşallah abi kadar yiyorsun" diye arkadaşı gösterip. ben de hayatta esnaf bozan tripli hemcinslerimden değilim, güldüm " e ebat olarak da onun kadar varım." diye takıldım. neyse aldık yemekleri, çıktık yukarı, yedik ama bizim çocuklardan bitiremeyen oldu,ben hala yiyorum, bi yandan da yemek yemek üzerine geyik yapıyorum. sonra çocuklardan biri, "bayılıyorum sana gamlı baykuş" dedi, bende hemen bi heyecan,aha da iltifat geliyor dedim içimden. " hem çok yemek yiyorsun, hem esprilisin daha ne olsun." dedi, yıkıldım. diyemedim böyle kızlarla arkadaş olmaya bayılırsınız ama aşık olmazsınız diye. işte sözlük ahalisi, ben hep böyle iltifatlar alıyorum.

not: bayılıyorum sana diyen arkadaş evli, benim de o tayfadan herhangi birine ilgim yok, bilginize.
gamzede gamzede
hoşlanılmayan iltifatlardır. genelde iltifat kabul etmiyorum. şımarıyorum sonra. swh bundan birkaç yıl önce arkadaşla tasarım vs üzerine konuşuyoruz, free çalışmak üzerine. bir araya sıkıştırıp bana "sen goldsun" diyiverdi. hayatımda aldığım en garip iltifattı. tişikkirler sipirmen diyemedim ya la. -ergen volum 3- gold mold değilim aslında ama kendisiyle kıyaslayıp alçakgönüllülük yaptı galiba.
hedef ben miyim tayfun hedef ben miyim tayfun
insanların beğenisine sunduğum her hangi bir emeğimin takdir edildiği her an iltifattır. sağolsunlar takdir edenlerin gönüllerinin güzelliğidir. buna " eline sağlık " da dahildir.
nedircikyavrusu nedircikyavrusu
bazen gerçekten insanı güldürebilen, sevindirebilen iltifatlardır.

efendim malumunuz, her insan baskılayamayacağı bir beğenilme arzusuyla yaşıyor. yani kendi hayatımıza gelip geçici ya da uzun döneme yayılmış hangi arzu nesnelerini serpiştirirsek serpiştirelim, kendimiz bir durumda arzulanırsak ya da az da olsa beğenilirsek bile bu hoşumuza gidiyor. dünyaların olsa da bu böyle, terörist olsan da. insanız sonuçta.

hikayemizin başlangıcında, günlerden bir gün bendeniz de gürcistanın bir şehrinde, balık pazarında dolaşıyorum. balığı severim çünkü, seveni de severim. amaçsızca kafam kadar balıklara bakıp türünü anlamaya çalışıyorum. bu arada pazarcı satıcıların hepsi kadın. bu kadınlar kah ellerindeki balıkları hattori hanzo'yu aratmayacak kıvraklıkla kullandıkları bıçaklarıyla parçalara ayırıyor, kah kendi aralarında gün teyzesi kıvamında sohbet ediyorlar. zaten ekseriyetle yaşlı insanlar. neyse, ben çevremdeki insan kalabalığına altair ibn la'ahad tarzı karışaraktan mal mal geziyorum. o sırada balıklardan birine gözümü fazla dikmiş olmalıyım ki, yanıma doğru bir şey yaklaşmaya başladı. gözlerimi kaldırdığımda, 1.60 boylarında, esmer, yeşil gözlü, dolg...... yok lan. bir baktım karşımda, artık council of elders'ın en yaşlısı mı desem, ihtiyar heyeti azası mı desem, süper göçük bir hatun var. boynu falan kırış kırış böyle deri artık yerinde zor duruyor. ilk izlenimden lich olduğunu hemen anladım. bir besmele çektim, bless çaktım kendime. sonra baktım bir şeyler diyor. şimdi tam bir araya getiremeyeceğim de, artist celebrity tandansında bir şeyler geveledi. beni birine benzetti. ben de dedim kıvanç tatlıtuğ falan herhalde. sayıyorum sevdiğim ünlüleri, kenan imirzalioğlu mu, halit ergenç mi falan gibisinden. karı artist artist dedi tutturdu yani. tam kim zannettiği konusunda anlaşamadık. yakışıklı falan dedi bir iki kelimelik ingilizcesiyle. gerçi kıvanç, kenan falan bu heriflerle de alakam yok hani. öyle bir benzerlik, yakışıklılık falan hiç yok. türk dizilerinden biliyordur diye düşünüyorum ama, kadın belki yıllar önce izlediği çarli'ye benzetti yani, olabilir.

ben tabi satış yapmak için olduğunu düşündüğüm bu ucuz ve eski numarayı zeki olduğum için yutmadım. kadın biraz daha sırnaşıp yüzüme sigara üflemeye falan girişti. iş attı heralde teyzeciğim. zaten yarım dişinin arasına sıkıştırdığı sigara ve ayaktaki mavi terliklerle adeta seks işçisi (orospu anlamında) gibisinden hareketler yaptı. sonra benden iş çıkmayınca vedalaşıp öpüşmeden ayrıldık. teşekkür de ettim iltifatları için.

yani diyeceğim o ki sevgili gönül dostları; kimden gelirse gelsin, hangi şartlarda gelirse gelsin, iltifat güzel olabiliyor. balık almadan ordan çıktım. ama biraz sonra clio'ma binerken, ben eski ben değildim sanki.
1 /