yazarların ezberlediği en saçma şeyler

2 /
missnobody missnobody
benim için birinci sınıfta daha okuma yazmayı öğrenmeden öğretmenimizin bize ezberlettiği "on iki ay" şiiridir. masamda tekrarlaya tekrarlaya okurken uyuyakaldığımdan olsa gerek hala hatırlarım. (bkz: rakım çalapala)
şöyle bir şeydi:

"yılın ilk ayı ocak,
kar yağar kucak kucak.

ikinci ay şubattır;
soğuğu pek berbattır.

mart kapıdan baktırır,
kazma kürek yaktırır.

nisanda çiçek açar;
sevinçle kuşlar uçar.

mayısta kiraz yeriz,
kuzuları severiz.

haziranda yaz başlar.
dağılır arkadaşlar.

temmuz yakar, kavurur;
ekinleri oldurur.

ağustos harman ayı,
sevinir köylü dayı.

eylüle yoktur sözüm;
getirir incir, üzüm.

ekim ayı gelince,
kapılırız sevince.

kasımda yağmur bol,
üşüme dikkatli ol.

aralık yılın sonu,
soğuktur eni konu.

bu on iki arkadaş
bizlere olur yoldaş.

hepsi güzel, sevimli,
çalışana verimli.

tembeller ay, gün seçer,
ömürleri boş geçer. "
12
skadi skadi
aha da bu:



saçma demek doğru olmaz tabi ama dördüncü sınıfta ezberleyince biraz garip oluyor.
ilkokul öğretmenim ayla hanım biraz çatlaktı filan ama sanat sepet işlerine pek bir teşne idi, sağolsun.

bir gün geldi dedi ki "bunu da ekliyorum 29 ekim'de söyleyeceğimiz şarkılara"

içimden diyorum ki ben de skadi'ysem bu kadın bunu söyletir bana, ama üç buçuk atıyorum.

+skadi,
-efendim örtmenim? (gözlerim dolu dolu)
+bunun solosunu sen söylersin
-ayy biraz zor değil bu örtmenim bu?
+yok yok değil, evde çalış gel, haftaya orhan bey'le bakacağız oluyor mu diye?
-tamam ben bi anneme şey yapıym o zaman

vardar ovası filan allah'ın emri zaten. hani ona bir aşinalığımız var ama bunu ilk defa duymuşuz, "piştov ney la"modundayız. neyse, sonuç olarak, çıktık ve paşalar gibi söyledim, söyledik.
2 /