yazarların söylememek istedikleri

pennsatucky pennsatucky
"bir bildiğin varsa şimdi söyle derim ben. çünkü sabaha geç kalabilirsin. şunu da unutma ki, yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur."

bana ve hasan ali toptaş'a göre söylemeniz gerekiyor. susmaaa...
1
wendera wendera
sayın hemcinslerimde gozlemledigim bir durum var. hayret verici derecede cogumuz icin gecerli.
simdi bi başlık olur atıyorum "mavi". kizimiz yazar." gözlerimin rengi." ya da "en sevdiğim." peki bundan insanlara ne olması? niye bir tane bile kendinden ufak ufak detaylar vermeden giri girememe? sanki uzaktan onu tanimak isteyen merak eden birileri var kız onlara ufak ekmek kırıntıları atiyor kalbine giden asdgkkl. bu pekçok pekçok konu için gecerli. kendinden deneyiminden tabi ki bahseder insan ama neyi sevip sevmediginden minikken dedesinin en sevdigi renkten bilmemneden "kendine yontmadan" yazan hemcinsim çok az. üstelik de bunu "hayali platonikleri" için ipucu niyetine yazdıklarını dusundurenler daha bi değişik geliyor.
bu kada.
baseline baseline
yıllardır puzzle yapıyorum neden yap-boz dediklerini bugün anladım. yaklaşık 50 parçası kalan puzzlelımı 2 dakika içinde tamamen bozan minnoş kedime burdan da teşekkürler.
baseline baseline
özel günlerde empati kurulmadan paylaşılan hiçbir şeyi sevmiyorum.

adı anneler, babalar günü diye başlayan paylaşımlar vb. için de zaten sosyal medya kullanmıyordum yıllardır. sigara bırakma sürecimde oyalanmak için ilk defa instagram açtım ki orda da kedimi paylaşıyorum çoğunlukla. ona bile pişman oldum. çünkü her yerdeler. hiç mi düşünmüyorlar sözde adı mutluluk olan anların birilerini incitebileceğini. bu insanlarla dünyada aynı havayı solumak benim için şanssızlık ama hayat öyle bir şey. kabulleneli çok oldu diyordum sanırım bir süredir kendimi iyi hissetmediğim için etkilendim. benim de yanlışım bu olsun. olabilir mi, olabilir :)

bu sebeplerden sözlükte yazıyorum yıllardır ama hep aynı şeyler. beklenen gök taşı niye düşmedi diye merak bile etmiyorum artık.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
tatlı bağımlısı olduğumu söylememek istiyorum, söylemek istemiyorum, ama öyleyim. bugün anneannemin yaptığı şerbetli garip tatlıdan 10 tane yedim. belki daha fazla bilmiyorum. öyle küçük de değil hacim olarak, kalburabastı ebatlarında. üzerine çikolata vs. gömdüm. hep böyleyim, öküz gibi tatlı yiyorum, ama kimse inanmıyor. bu da benim itirafım olsun.
devrimçiçeği devrimçiçeği
en başta insanlara karşı bütün kredileri kullanıyorum. hatta biri bana yanlış bir şey yaptığında bile kendime soruyorum önce "çiçek ne yaptin ?" diye sonra bir bakıyorum hiç birşey yapmamışım. sonra bana karşı saçma sapan tavrı olanlara inanilmaz kötü davranıyorum, özgüvenlerini yerle bir ediyorum. söylemedik laf bırakmıyorum hakaretsiz ama çok ağır. yahu bunları yapmamak ve soylememek istiyorum. donemiyorum ki sonra tekrar basa. niye zorluyorsunuz kardeşim?
geceninmavikızı geceninmavikızı
sizi de çok rencide etmek istemiyorum ama ne kadar mutsuzsunuz ama mış gibi sırıtıp maymunluklar yapıyorsunuz . mutsuz fotoğrafları like almayan kompleksli ve sorunlu histerikler olduk hepimiz . . bir ara hüzünlü olmak karakterli ve cool bişeydi nan . kimse manik krizler geçirerek mutsuzluğunu bastırmaya çalışmıyordu . iyiydik biz yani öyle . abanın şimdi eksilerinize de mutsuzluğunuzdan öpeyim sizi çocuklar ;)