yazarların söylememek istedikleri

1 /
pennsatucky pennsatucky
"bir bildiğin varsa şimdi söyle derim ben. çünkü sabaha geç kalabilirsin. şunu da unutma ki, yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur."

bana ve hasan ali toptaş'a göre söylemeniz gerekiyor. susmaaa...
1
wendera wendera
sayın hemcinslerimde gozlemledigim bir durum var. hayret verici derecede cogumuz icin gecerli.
simdi bi başlık olur atıyorum "mavi". kizimiz yazar." gözlerimin rengi." ya da "en sevdiğim." peki bundan insanlara ne olması? niye bir tane bile kendinden ufak ufak detaylar vermeden giri girememe? sanki uzaktan onu tanimak isteyen merak eden birileri var kız onlara ufak ekmek kırıntıları atiyor kalbine giden asdgkkl. bu pekçok pekçok konu için gecerli. kendinden deneyiminden tabi ki bahseder insan ama neyi sevip sevmediginden minikken dedesinin en sevdigi renkten bilmemneden "kendine yontmadan" yazan hemcinsim çok az. üstelik de bunu "hayali platonikleri" için ipucu niyetine yazdıklarını dusundurenler daha bi değişik geliyor.
bu kada.
mei kusakabe mei kusakabe
bi şey diycem de

tatilde ege koylarında, kasabalarında filan ne işin var ki? hava desen sıcak, insanı desen raad, bi de leş gibi zeytin kokuyor hofff. ne gereği var ki, bu bayram da yozgat'a git mesela çünkü yozgat herkesin bilip onayladığı üzere yiğidin harman olduğu yerdir.hayır bi de yanmışsın yanacağın kadar, instagram'a da yeteri kadar story atmışsın.daha nerene yanmayı bekliyon. denize girip iki rekat kulaç atayım dediğin de yok. anca yat akşam kadar.
baseline baseline
yıllardır puzzle yapıyorum neden yap-boz dediklerini bugün anladım. yaklaşık 50 parçası kalan puzzlelımı 2 dakika içinde tamamen bozan minnoş kedime burdan da teşekkürler.
baseline baseline
özel günlerde empati kurulmadan paylaşılan hiçbir şeyi sevmiyorum.

adı anneler, babalar günü diye başlayan paylaşımlar vb. için de zaten sosyal medya kullanmıyordum yıllardır. sigara bırakma sürecimde oyalanmak için ilk defa instagram açtım ki orda da kedimi paylaşıyorum çoğunlukla. ona bile pişman oldum. çünkü her yerdeler. hiç mi düşünmüyorlar sözde adı mutluluk olan anların birilerini incitebileceğini. bu insanlarla dünyada aynı havayı solumak benim için şanssızlık ama hayat öyle bir şey. kabulleneli çok oldu diyordum sanırım bir süredir kendimi iyi hissetmediğim için etkilendim. benim de yanlışım bu olsun. olabilir mi, olabilir :)

bu sebeplerden sözlükte yazıyorum yıllardır ama hep aynı şeyler. beklenen gök taşı niye düşmedi diye merak bile etmiyorum artık.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
tatlı bağımlısı olduğumu söylememek istiyorum, söylemek istemiyorum, ama öyleyim. bugün anneannemin yaptığı şerbetli garip tatlıdan 10 tane yedim. belki daha fazla bilmiyorum. öyle küçük de değil hacim olarak, kalburabastı ebatlarında. üzerine çikolata vs. gömdüm. hep böyleyim, öküz gibi tatlı yiyorum, ama kimse inanmıyor. bu da benim itirafım olsun.
devrimçiçeği devrimçiçeği
en başta insanlara karşı bütün kredileri kullanıyorum. hatta biri bana yanlış bir şey yaptığında bile kendime soruyorum önce "çiçek ne yaptin ?" diye sonra bir bakıyorum hiç birşey yapmamışım. sonra bana karşı saçma sapan tavrı olanlara inanilmaz kötü davranıyorum, özgüvenlerini yerle bir ediyorum. söylemedik laf bırakmıyorum hakaretsiz ama çok ağır. yahu bunları yapmamak ve soylememek istiyorum. donemiyorum ki sonra tekrar basa. niye zorluyorsunuz kardeşim?
1 /