yazarların tespitleri

1 /
demesterizasyon demesterizasyon
iletişim çağındaki iletişimsizlik

bir sürü insan ve bir sürü iletişim ...bir sürü ilişki...
insanlar var olduğu günden beri özgürlüğünü kaybettiklerinin bilincinde olmadan savrulup giderken bir yerlere, içlerindeki benliğe erişemediğinde sıkılırlar.. ve bir sürü sıkıntılı insan...
yaşamak istediği ayrı yaşadığı ayrı ...
hayal ürünü gelen yaşamak istediği zamanı kovalamak yerine, içinde bulundukları zamanla avuturlar kendilerini.. ve bilmezler belki de öze ulaşmanın yolunu...
benliğinize inin dostlar.. bu o kadar da zor bir iş değildir halbuki.. başkalarının topraklarında ekemeyeceğiniz fidanları kendi topraklarınızda yeşertin...
kendi topraklarınızın verimliliğini gördüğünüz gün belki de özgürlüğünüze yeni doğuşlara gebe olan ürünleri göreceksiniz... umut büyük bir düşmandır diyen üstada inat alın elinize kozlarınızı ve yeşertin kendinizi.. olmaya inat olmuşlara inat bir şekilde...
one more cup of coffee one more cup of coffee
tüm dizi ve filmlerde trabzonlular; esprili, komik saf ya da genelde zararsız kişiler rolünde olurlarken gerçekte tanıdığım trabzonluların hepsi akıllı, ciddi ve kavgacı tipler.
derenly derenly
dizilerde eğer biri kapıyı çaldıysa kapı birkaç saniye içinde açılır. kapıyı açan sanki orda pusuya yatmış bekliyormuş gibi. fakat bir evde kapı çalınırsa kapıyı açacak kişi işlerini anca tamamlar ve uzun bir süre sonra kapıyı açar.
ahir zaman ahir zaman
ciddi sigara tiryakisi olup ta, herhangi bir gıda ürününe alıcı olduklarında sağlık kontrollerinden geçip geçmediğinden tutun da, içerisinde sağlık koşullarını zaafiyete uğratacak herhangi bir olumsuz katkı maddesinin olup olmadığını denetlemeye kadar her şeyi dünya sağlık örgütü üyesi misali, en ince detayına kadar ölçüp tartan insanların çelişik halleri...
fulya oktem fulya oktem
eti cin reklamında insanları hiç yoktan sevindiren küçük şeylerden bahsediyorlar.

"sen perşembe sanırken cumadır ya"
"sinemada izleyemediğin filmi televizyonda verirler ya"
"yazılıda fütursuzca atarsın da tutar ya"
vb diye...

bunlara şunu da eklemişler: "en sevdiğin dizi oyuncusunu markette görürsün ya"

oyunculara hakaret gibi geldiğine inandığım bu cümle birkaç basit gerçeği de gözler önüne sermektedir.
kalitesi ne olursa olsun dizi izlemek bu memleket insanı için bir asgari müşterek paydası haline gelmiştir. peynir ekmek gibi izlenmektedir diziler, fasulye gibi nimettendir artık.
ikincisi ise dizi oyunculuğu diye bir oyunculuk dalı doğmuştur memlekette.
üçüncüsü; tiyatroların gün geçtikçe işi zorlaşmaktadır.
örnek: kınalı kar dururken kimse gidip murat daltabanothello'daki iago rolünde izlememektedir.

eti cin reklamına not:
madem öyle;
(ben jensen acklesmopaş markette görebilme ihtimalini sevdim)
sukura bamka sukura bamka
yoldan geçen vatandaşın biri gitmek istediği adresi ,şans eseri karşılaştığı ve o yerin yabancısı olan arkadaşa sorar.bu kural hiç şaşmaz. istisnalarda kaideyi bozmaz.
1 /