yazı tura

1 /
telvin telvin
dünyada oynanan en basit kumar şekli.madeni parayı fırlatmadan önce resimli kısıma tura, rakamlı kısıma yazı denir ve madeni para havaya fırlatılır.doğru bilen parayı cukkaya koyar.
pursewarden pursewarden
uğur yücel'in, ülkenin gerçeklerinin insanın hayatını nereden nereye getirdiğini, izleyicinin yüzüne tokat gibi çarptığı filmi.çekim tekniği, kameraların kullanılış şekli insanı yadırgatıyor.olaya gerçek havası vermek için çok kamera hareketi var, yakın planlar izleyiciyi olayın içinde boğmak için kasten yapılmış riskli bir tercih gibi.müzikleri de erkan oğurdan beklenmeyecek derecede etkisiz.olgun şimşek ve kenan imirzalıoğlu çok başarılı oyunculuk sergilemişler, tebrik etmek lazım.filmin öyküsü etkileyici, gidip görülesi bi film.
palantir palantir
izlenildiği zaman hay böyle kaderin dedirten mükemmel film.. ülke gerçekleri ancak bu kadar güzel derlenebilirdi.izlediğimde "hay ben böyle devletin" demedim değil, ayrıca neden bu kadar az ses getirdi diye de kendime sormadım değil...
filmdeki içanadolu insanını yansıtış tarzı çok hoşuma gitti. kahvehanede çalan hacı taşan sesiyle allıturnam türküsü de derinden sarstı..erkan oğur'un da ellerine sağlık. yine yapmış yapacağını...
unutulan 17 ağustos ve pkk terörü, bütün bunlar sonrası ölenlerin ve kalanların durumu tokat gibi suratımıza çarpıldı...
ve anaların fedakarlıkları...gözyaşlarını saklamanın marifet olduğuna inandığım bir film...
dr conners dr conners
***alıntı:

-ben istanbullu cevher. hayalet cevher. hayatım makinalarla geçti. trikotajda çalıştım, tornada çalıştım, şimdi de elimizde makina burda savaşıyoruz. askerden dönünce çiçekçi dükkanı açacağım. mis gibi kokacak hayat.
-göremeli şeytan rıdvan. futbolcuyuk esasında. fenerbahçeli şeytan rıdvan var ya, ona benzetirler beni. askerden sonra denizlispor'a transfer olacağım. ondan sonra fenerbahçe olur mu? olur kısmet. hayır yani bizim de kendimize göre hayalllerimiz var.
fantastik karakter fantastik karakter
adamım uğur yücel, dizilerde boy göstermesinin sinemaya kaynak sağlamak olduğunu açık açık söylüyor zaten. asıl istediği şeyin kamera gerisinde olmak olduğunu söylüyor her fırsatta. iyi de yapıyor. öykü kabızı türk sinemasına yazı tura (ki yurt dışı gösterimleri için olsa gerek cd kapağında toss up da yazıyor) gibi güzel bir eser kazandırıyor nihayetinde. bence devamı da gelecektir.

(spoiler içerir bu paragraftan sonra)

emek harcanmış, bolca reklamla pohpohlanıp gişeye oynama hedefi olmayan, ama yine de fırsat bulunursa izlenesi (öznel tespit nihayetinde, küfretmeyin sonra) bu filmde yöresel ağız ve yan rollerde oynayan "yerli oyuncular" gözden kaçmamalı. misal şeytan rıdvan'ın annesi, nişanlısı(sanırım evet) göreme halkı vs. özellikle rıdvan'ın annesini oynayan abla gayet başarılı bir performans sergilemiş, takdir kazanmıştır şahsımdan (atilla dorsay mısın birader)

şeytan rıdvan protez* taktıktan sonra nişanlısını görmeye gider. hiç sırıtmayan (ki bir çok filmde "ağız" taklidi yapıldığı belli olur) yöresel bir ağızla konuşulmuş bir diyalog geçer aralarında :

rıdvan : n'örüyon?
nişanlısı: n'örem?
r: baban n'örüyo?
n: n'örsün?
r: anan n'örüyo?
n: n'örsün?
kum kum
bittiğinde "hayatım kaydı" dediğim, daha sonra bir arkadaşıma gitmediysen kesin git dediğimde "izledim, hayatım kaydı" cevabını aynen aldığım film.
yerlere göklere sığdırılamayan bir sürü fason amerikan filmine para vermek yerine kesinlikle izlenmesi gereken film ayrıca.
en az eşkiya kadar iyiydi bence ama tanıtım malesef çok azdı, uğur yücel'in adını duyup dalmasak arada kaynar giderdi belki de. yazık..
artemisia artemisia
"filmden çıkanların hemen hayata dönmelerini arzu etmiyorum. iz bırakmak, rahatını kaçırmak, sessiz bir etki bırakmak istiyorum üzerlerinde. yeni ve farklı olmaya çaba etmeden kişisel bakışımı çekmek istedim. oradan yeni bir şey çıktı mı? umarım." *

demiş uğur yücel filmi için.
istediklerini yapmış da. standartların üstünde yaşayan, duyarlı ama birçok şeyden bihaber vatandaşları uyandırmış, en azından rahatsız etmiş olmalı bu filmle. alt üst ediyor, umut bırakmıyor, değişime zorluyor insanı. bu yüzden yedinci sanatın toplumsal gerçekçi iyi bir örneği.
şeytan rıdvan'ın annesini oynayan kadın göreme'nin daha önce hiç sinemaya gitmemiş bir yerlisiymiş. kendi filmini izlemiştir umarım.

* www.yaziturafilm.com
pakize pakize
ugur yücel in ilk yönetmenlik denemesi.99 yılı gündeminde ki çok önemli iki konuyu,marmara depremi ve güneydoğudaki terör olgusunu son derece çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermiştir sadece bununla da kalmayıp türkiye'nin daha nice gerçegini insanın yüzüne tokat gibi çarpar.film gerek konusu gerek işleyiş biçimi gerek müzikleri gerekse tekniğiyle insanın iliklerine işliyor.
los lunes al sol los lunes al sol
bu kadar bıçaksırtı bir konuyu olabildiğince gerçekçi ve çarpıcı şekilde çekerek ilk yönetmenlik denemesinden başarıyla çıkan uğur yücele tebrikler öncelikle.film senaryosuyla,oyunculuklarıyla,kurgusuyla kısacası herşeyiyle ilgiyi ve takdiri hakediyo.
1 /