yeni türkiye

2 /
air france air france
saygısız duygusuz bilgisiz evet aynı zamanda vicdansız bi türkiye. insanların kalbi yerinden sökülmüş de yerine taş konmuş bu yeni türkiyede. bi de çok önemli bi nokta var. dışa bağımlı hale gelmiş bi ülke. önceden de dışa bağımlıydık ama artık herşeyde bağımlı olduk. para birinci öncelik olmuş. bu tespiti yaparken parti parti mezhep mezhep ayırmıyorum.
sükunet sükunet
bilim
kültür
sanat

tamamen değersizleşmiş.

emek hırsızlığı had safhada.

sivil toplum örgütleri yada sendikaların etkisinden bahsetmek imkansız.

toplumun değer yargıları yozlaşmış.
tamamen bencil, kıymet bilmeyen, işine bakan kimselerden kurulmuş bir topluluk haline dönmüş.

yeni türkiye...?

çok itici.
minpietro minpietro
egemenlerin hukukun hakim olduğu türkiye'dir. yerin dibine batırılan eski türkiye'den fazla bir farkı kalmamıştır. eskiye nazaran belki biraz internet, akıllı cep telefonları ve bir kaç ulaşım yolu alternatifi yaygınlaşmıştır falan hepsi bu.
uzunveşişmanadam uzunveşişmanadam
bu satırları yeni türkiye’nin eski bir semtinden yazıyorum. biz saat farkından henüz yeni türkiye’ye giremedik. avustralya’daki kutlamalara bakıyoruz şimdilik heyecanla. burası o kadar eski ki, mahalleye toki bile gelmedi, dondurmayı kuyruğa girip alıyoruz, waffle desen anca karneyle…
sokakta içki içmek desen var, kızlı erkekli oturmak desen gırla, sokaklar kahkaha atan kadından geçilmiyor. mahallenin kedileri bile marjinal; kocasız tatile çıkıp, direk görünce de hemen tırmanıyorlar.
oysaki yeni türkiye’ye bakıp da imrenmemek mümkün mü?
yeni türkiye’de rahat rahat işlerini yapsınlar diye bakanların önlerine yattığı işadamları ve o bakanları soruşturan polisleri sürüp, savcıları görevden alan hükümet yetkilileri var. bu sayede bürokrasinin hantallığından sıyrılınıyor ve tüm işler çabucak hallediliyor. hem de o işadamları memurun bahşişini önden verdiği için bekleme olmuyor.
seçim günü ysk’yı basan içişleri bakanı’nı eski türkiye’de nereden bulacaksın? hepsi evinde, en fazla genel merkezde yayılıp televizyondan sonuçları izlerdi faydasız faydasız.
yeni türkiye’de cumhurbaşkanı, “adli yıl açılışında barolar birliği başkanı varsa ben gelmem” diyebiliyor. sonuçta hangimiz bir partiye giderken gıcık olduğumuz biri varsa programımızı değiştirmedik? nazımızın geçtiği arkadaşımıza “şimdiden söyleyeyim, o varsa ben yokum pelinsu” demedik?
resmi gazete’ye müdahale de yenisinde... eskisinde çok resmiydik, anca “meraba meraba”. ne bileyim, böyle biraz halka inmek çok iyi değil mi sizce de?
kendisine boşanma davası açan karısını 43 yerinden tornavida ile deşip, kadın programına çıkartılıp aklanan adamlar da yeni türkiye’de. yoksa o adamcağızın haklılığını nereden bilecektik? karısı da neler yapmış ve paramparça edilmeyi nasıl da hak etmiş... kadın politikalarının “kadın kadınlığını bilecek” düzeyinde tutulması sayesinde empati yapabiliyoruz şu durumda.
neyse ki kadınları sadece örterek özgürleştiren, kahkahalarına ket vurarak edeplendiren adamlar da orada... yoksa özgürlük diye ne idüğü belirsiz taleplerin peşinde koşacaktık edebimizi evde bırakıp.
üstelik yeni türkiye’deki o adamlar kadınlar yerine karar almaktan, bedenleri üzerinde tahakküm kurmaktan ve yeri geldiğinde onlara rağmen onlar için cinayet işlemekten hiç kaçınmıyor. fedakârlık gibi fedakârlık... kadınlık hiç bu kadar rahat olmamıştı.
yeterince müslüman bulmadıklarının kellelerini kesip onlarla top oynayan canilere ne diyeceğimizi tartışıyoruz yeni türkiye’de, bu önemli bir kazanım. bodoslama terör örgütü demek şık değil, bize yakışmaz. sonuçta kapıcı değil apartman görevlisi, sekreter değil yönetici asistanı demeye gayret ediyoruz da, işid’i neden rencide edelim? ellerinde 49 rehinemiz varken bu şahane kriz yönetiminin sorumlusunu başbakan yapmak da komşuluk ilişkileri adına oldukça güzel bir girişim.
eski türkiye’de “yeni türkiye’nin 1. cumhurbaşkanı’na” affedersiniz çok daha çirkin şeyler diyenler, ermeni diyenler oldu. neyse ki yenisinde “makbul” ermeniler topa girdi de, kim ermeni kim palyaço anladık. azınlıkların imam hatip liselerine gittiği mükemmel bir hoşgörü ortamı var yeni türkiye’de.
en güzeli ise yeni türkiye’de başarısızlık diye bir şey yok, onun yerine diplomaside 3. havaalanı’nı çekememe, iç politikada ise darbe girişimi var.
kriz yok, istikrar var. bir de zam değil, güncelleme.
hukuksuzluk yerine “yürütmenin özgürce hareket edebilmesi için yapılmış yasal düzenlemeler ve buna göre karar verecek hâkim ve savcı atamaları” var.
muhalefet ise zaten ya terörist, ya darbeci.
birkaç da marjinal mevcut.
bir de evlenmeyenler falan.
onun dışında her şey süper.
hırsızlığa, cinayete, rüşvete, iltimasa, kadrolaşmaya, güçler birliğine, vizyonsuzluğa, torpile, tehdide, görgüsüzlüğe sıcak bakıyorsanız; bir de sünni, muhafazakâr, türk ve erkekseniz; yeni türkiye’ye bekleriz. eminiz çok eğleneceksiniz.

kaynak : yeni türkiye çok güzel, gelsenize bu satırları yeni türkiye'nin eski bir semtinden yazıyorum. biz saat farkından henüz yeni türkiye'ye giremedik bu satırları yeni türkiye'nin eski b... birgun
alexios alexios
kemalist endoktrinasyonun silineceği lozan'da kaybedilen kültürel kimliğin geri çağrılacağı bir türkiye'dir. türkiyeli üst kimliği ile herkesin barış ve huzur içinde yaşayacağı bir türkiye'dir. kimsenin kimseyi hor görmeyeceği bir türkiye'dir.
2 /