yeni türkiye partisi

betatron betatron
2002 yılında kurulmuş olan,ilk genel başkanı ismail cem olan siyasi parti.
kuruluş yıllarında büyük olaylar çıkmış ancak daha sonra chp ile birleşerek tarihe karışmıştır.
finch finch
ismail cem, hüsamettin özkan ve kemal derviş'in kurduğu, ancak çok kısa bir süre sonra anlaşmazlık nedeniyle üçlünün dağıldığı parti. sanırım ismail cem'in genel başkanlığında 2002 seçimlerine katılmışlardı.
fen liselim fen liselim
tam bir batan gemi vakasıydı bu partinin kuruluş süreci. amerika'dan büyük umutlarla getirilen -ki ekonomik anlamda bu umutları karşılayan- kemal derviş'in daha önce siyasetle ilgilenmemesine rağmen gerek yakaladığı başarı, gerekse etrafındakilerin gazıyla siyasete ısındırılması neticesinde "siyasete atılacak olursam bu sosyal demokrat bir parti olur" türü bir açıklamasını hatırlıyorum.

ismail cem ve hüsamettin özkan gibi bülent ecevit'i neredeyse tamamen kontrol altında tutan iki insanın dsp'yi ve içinde bulundukları hükümeti terk etmelerini iyi niyetle açıklamak pek mümkün görünmüyor. dsp'de bu iki isim dışında en etkin kişinin rahşan ecevit olduğu bilinmekteyken, partiden ayrılmanın nedenini rahşan ecevit'e bağlamak fazla iyimserlik olur.

ytp günün koşullarında egemen medyadan müthiş bir destek görmüştü; her haber bülteni, her siyaset programı ismail cem - hüsamettin özkan - kemal derviş troykasını konu ediniyordu. bu üçlüye "solun troykası" gibi isimler taktıklarını da hatırlıyoruz. partinin kuruluş sürecinde bu üçlünün peşinden sürüklenen dsp milletvekillerinin çokluğunu da medyanın şişirmesine bağlamak mümkün olabilir sanırım.

ancak sürecin başından itibaren ytp'nin yapay bir parti olduğu her halinden anlaşılıyordu. türk siyasi hayatında daha önce pek kullanılmamış renk bileşenleri (kırmızı-mavi), pek kullanılmamış parti isimlendirmesi (amblemde sadece "yeni türkiye" yazılması) ve pek kullanılmamış bir parti amblemi ile buralara ait değil gibi duruyordu. seçimlerde aldıkları sonuçlar bu intibanın teyidi oldu.

o dönemki (hala da çoğunlukla geçerli olan) partilerin seçim çalışmalarını hatırlarsak ytp ile birlikte farklılık gösteren iki parti daha vardı; ak parti ve genç parti.

bu kulvarları farklı ancak yöntemleri (eskiden kurtulma, yenilenme stratejisi denebilir) benzer olan 3 partinin kendi hedef kitlelerinden alabildikleri oy miktarları açısından en başarılısı bildiğimiz gibi ak parti oldu. bundaki en büyük etken de tabanların değişime olan istekleriydi sanıyorum. muhafazakar taban neredeyse tamamen değişmiş, milliiyetçi taban ikiye bölünmüş, ortanın solu ise hemen hiç değişme eğilimi göstermeyerek zaten sürekli oy verdiği dsp-chp ikili sisteminde karar kılmıştı.

demek ki neymiş, değişirken tabanın değişim isteğini de iyi ölçmek gerekirmiş. akp'nin (ve kısmen de olsa genç parti'nin) yakaladıkları başarı da bununla ilgilidir kanımca.