yiğit bulut

1 /
zongulca zongulca
küreselleşmenin etkisiyle olsa gerek yaptığı işle pek de bağdaşmayacak bir biçimde ulusalcı çizgiye kaymaya başlayarak finans analiz işlerinden siyasi alana doğru sortiler yapmayı alışkanlık haline getiren köşe yazarı. saçlarının şeklini değiştirmesiyle bağlantılı bir dönüşüm içindedir önermesini pek ciddi bulmadığımı da ifade edeyim. ayrıca darma duman bir halden jantiliğe geçişiyle machiavelli'nin il principe'deki düsturları arasında bir bağ olduğu da ilginç bir iddia.
wildboy wildboy
22 ekim'de vatan gazetesinde önemli tespitleri sıralamış yazardır. çözüm önerileri getirmede yetersiz kaldığı zamanlara sıkça rastlansa da olayların gidişatını analiz etmede bana göre başarılıdır.

`http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=22.10.2007&Newsid=143038&Categoryid=4&wid=150`
sessizlik sessizlik
24 ekim çarşamba gecesi doğuş üniversitesinden yayınlanan genç bakışta izleyenlerin çoğunu oldukça şaşırtmıştır. aydın doğan ın kanalında ve gazetelerinde yarum yapan bir adamın büyük sermaye karşıtı, abd karşıtı olması oldukça ilginçtir.
mcan mcan
referans ve vatan gazetesinde yazan cnn de program hazırlayan gazeteci, ekonomist. anladığım kadarıyla amerika yı sevmeyen, şu an ki hükümetin uyguladığı ekonomi politikasını (içeriye sürekli sıcak para akışı sağlanarak dövizin düşük tutulması) beğenmiyor. haksız da değil kanımca bu konuda.
öte yandan gerçekten ekonomi hakkında bilgili birisi, arada sırada siyasete de kayıyor ki bu pek de garipsenicek bir şey değil, sonuçta ekonomiye şeklini veren de siyasettir aslında.

yıllar sonra gelen yorum : tayyiple abi kardeş olmuşlar, nereden nereye be yiğit bulut? nerede o eleştirmeyi seven, muhalif olmayı bilen cengaver yiğit?
drunken sailor drunken sailor
herkesin anlayacağı bir dilde ekonomi anlatabilen, hafta içi her sabah enis berberoğlu ve bilal çetin ile parametreyi sunan kişi olur kendisi ve çok güzel siyasi yorumlar yapar...okula gidilemediğinde saat 09.00 da uyanıp cnn türkün karşısına geçmenin bir sebebidir.
jenesaispas jenesaispas
ekonomi bilgisine ve bunu aktarış biçimine saygı ve hayranlık duyduğum insandır. ancak bir yönü var ki, sevmiyorum. bilimsel gerçeklerin arasına milli ve dini görüşlerini de sıkıştırıveriyor. yapmasa, tam süper olacak. ayrıca milliyetçi olduğunu düşündüğüm ve hayret ettiğim bir insandır.
fava mencio fava mencio
dün akşam siyaset meydanında izlediğimiz , gerçekten yorumları ve tespitleri takdire şayan genç dinamik ekonomist , insanın böyle bir ekonomi bakanı olsa ne güzel olur diyesi geliyor. dün akşam verdiği örneklerden birisi çok şıktı bu arada su dolu bardağı üssten fön makinesi ile ısıtma tarzı ekonomi anlayışı, süper yaaa.
karahisari karahisari
mavi gözlüm sarı saçlım, siyasete göz kırpıyor. çözümsüz analizlerini hayranlıkla takip ediyorum. güzel demogoji yapıyor. durum analizlerine dini milliyetçiliği atatürk'ü alet ermekte bir beis görmüyor. dün gece kimse bu ülkeye zavallı diyemez diye masaya yumruğunu da vurdu artık. heralde mhp'den bir teklif alacaktır kanaatimce. ama militarizm kokuyor hareketleri maalesef.

evet siyaset meydanınıdan bahsediyorum. 10 nisan perşembe akşamı yayınlanan. masaya yumruğunu öyle bir vurdu ki, erol manisalı bile ceketini alıp ayağa kalktı, gidelim bari diye. ali kırca peki gidin, dedi. geldi gene oturdu. heyacanlı olabilirsiniz ama böyle saçma sapan çocuk gibi hareketlere ne lüzum var anlamış değilim.

bir kere eline aldığı laptopta yazan her şey kesin doğru zannediyor. kendisine biraz da nezaket kuralları çalışmasını tavsiye ediyorum. zira kravatla, yakaya takılan türk bayrağı rozetiyle, hatta kalpakla milliyetçi vatansever olunmuyor. çok mu seviyorsun ülkeni? çık, televizyonlarda nutuk atacağına meydanlarda at nutkunu da boyunu görelim. gir siyasete t.b.m.m.'nin onurunu telvizyonlarda kurtarmaya çalışacağına-ki onu da başaramıyor- orada kurtar. önceki programında diyordum ki, evet iyi muhalefet ediyor, böyle akılcı muhalefet etsin canımı yesin diyordum. ama dün baktım olmazsa masaya yumruğumu vururum, gerekirse silahı masaya koyarım gibi bir tarzı vardı. çok üzüntü verici, ayar vereceğim derken saçmalamak önemli değildir bizim millet için. emme de gonuştu haa!, muhabbeti. kahve muhabbeti gibiydi. yiğit bulut'la tartışmanın sağlık açısından zararlı olduğunu anladım dün gece. zaten 18. yüzyıldan kalan sinan aygün'le erol manisalı'dan hiç bahsetmiyeceğim. birisi birinci dünya savaşı'nı, birisi de ikinci dünya savaşı'nı konuşuyorlar. e yaşları itibari ile normal dedik bi şey demedik. diğer tarafta vural öger türkçe bilmemesinin ve heyecanının ve nezakete uymayan davranışlarının -söz olarak tabii- cezasını çekti. ve haklı ise de haksız konuma düştü. eser karakaş sinan aygün'le kafa buldu biraz ve dtm sitesinin reklamını yaptı. en mantıklı konuşmayı siyaseti ve uluslararası ilişkiyi bilerek konuşan bahadır kaleağası idi. tüsiad etiketi olmasa yiğit bulut'u madara edecekti ama maalesef o da yiğidimizle başa çıkamadı. maçın sonucunu açıklamak gerekirse elbette yiğidimizdi. itirazı olan!
1 /