yunanca

1 /
tebetha tebetha
romantiklik,kulağa hoş geliş,şirin bir kibarlık modlarında fransızcayı açık ara deviren dil.basitçe fransızca ünlü olmuştur,bu yunanca gariban kalmıştır.nedir bu fransızca olayı dedirtir adama,fransızca'dan çok daha tatlı ve romantiktir aslında,dinleyiniz görünüz.

alfabeyi,büyük harf-küçük harf olaraktan bir öğrendikten sonra okuma yazma olayına giriş yapılıyor,onunla uğraşılıyor ondan sonra anca esas konulara geçiliyor bi de.
chakıl chakıl
yeryüzünde konuşulan en sempatik dildir.dilin sempatikliği olur mu demeyin.öyle bir dildir ki kendisi adam karşınıza geçip yunanca sövmeye başlasa bile sizin hoşunuza gider.güzeldir vesselam.türkçeyle bir çok ortak kelime barındırır içinde.ne de olsa komuşudur bu iki ülke, ne de olsa kardeştir bu iki yakanın insanları
charlienin dorduncu melegi charlienin dorduncu melegi
yaa kızım manyak mısın sen, ne işin var diyenlere aldırmadan sadece kendi keyfim için öğrendiğim dil, hobim. kulağıma en güzel gelen dil türkçe'den sonra. kendisinin bir güzel yanı da kardia, klidi, bakkalis, kovas vs. gibi bildiğimiz kelimeleri görünce çılgınlar gibi sevindirmektir insanı. ya da ben manyağım, bilemiyorum.
sempiternal sempiternal
hem dinlemesi hem konuşması çok şehvetli bir dil. buram buram seksapel akıyor netekim. hele o "s" harflerindeki vurgu bir bayandan geliyorsa insanın başını döndürebilir.
sırf bunun için 2 sene kastım ve sonunda kendimce başardım.

öğrenilmesi en zor 3 dil içinde gösterilse de, bana göre kelime mantığını ve alfabesini kaptıktan sonra sorun kalmıyor.

her kelimenin içinde s var neredeyse, erkek isimlerinin çoğu "os" ve bunun çekimi olan eril ekler ile bitiyor, bildiğimiz "i" harfini 5 farklı şekilde yazıp farklı kelimeler içinde kullanıyorlar, biri diğerinin yerine geçemiyor. beta diye bildiğimiz harf v diye okunuyor. küçük harf ile yazılan her kelimeye bir adet vurgu işareti koyuluyor, bunun yerini bulabilmek de bazen kastırıcı olabiliyor ilk başlarda, v harfi n diye okunuyor, p harfi r diye okunuyor.

ama yine de birinci sıraya güzel türkçemi koyarım. ondan sonra da yunancayı tek geçerim.
bir kadını alın karşınıza yunanca konuşsun, iki dakika sürmez atlarsınız üstüne.

veya bir kadını karşınıza alıp siz yunanca konuşun, bu sefer o sizin üstünüze atlar.
sempiternal sempiternal
soru işareti (?) yoktur bu dilde. onun yerine noktalı virgül (;) kullanırlar. garip adamlar vesselam. hemen iki örnekle pekiştirelim.

- ti kaneis, eisai kala;
- e, etsi ki etsi. esi;
- a, ki eğo ta idia.

çevirisi:

- nasılsın hacı, iyisin inşallah?
- nasıl olsun ya, iç güveysinden hallice işte, sen?
- ben de aynı hoca, hamdolsun.

veya

- yeia sas, kiria petro.
- yeia sou, katerina.
- eisai kala;
- kala, euharisto.
- hairetismus ston patera sou!
- euharistos.

çevirisi:

- merhaba petro efendi.
- eyvallah katerina bacı.
- afiyette misin?
- yuvarlanıp gidiyoruz, sağolasın.
- hadi tutmayayım seni, pedere hörmetler.
- eyvallah bacı.

ek:
nasılsın, iyi misin'den başladık kısmetse diğerleri de gelecek.
hüzünden bozma mutluluk hüzünden bozma mutluluk



linkteki videodan dinlendiğinda bünyeyi "şimdi sahneye atlasam sirtaki yaparım, uzo içerim sarhoş olmam, olsam bile rüzgâr ayıltır" düşüncelerine iten güzel dil. dinlemesi ve öğrenmesi pek zevkli, türkçe'yle ortak kelimeleri gördükçe gülümseten ruhumun anadili.

şimdi aklım atina'da, selanik'te, girit'te, pire'de; ruhum deniz ve uzo kokusuyla sarhoş; bedenim evde yunanca ezgilerle dans etmekte.

karşı kıyıya göz kırparken ;

"yassou matia mou"
1 /