zeki olmadığını fark etmek

1 /
yapraktansızangünışığı yapraktansızangünışığı
çoğu zaman içine düştüğüm düşüncedir. en basitinden şu sözlükte bile insanlar her konuda fikir üretebilirken ben bundan mahrumum.

düşüncelerimin alıntıdan ibaret olduğunu fark ediyorum.

bellekte depolanmış bilgi birikiminden ibaretse insan, kendine özgü fikirleri yoksa nasıl zekiyim diyebilir? işin aslı, bunu fark etmek de gerçekleri değiştirmiyor.

tanım: zeki olmadığının acıyla farkına varmaktır.
yürüyen adam yürüyen adam
bugün bir video izlerken içerikte şu anlatılıyordu;

büyük web siteleri (örneğin facebook gibi) alan adlarını alırlarken tombul parmak sendromu denen olayın etkisiyle yanlış harflere basabilme ihtimali üzerine almak istedikleri alan adının benzerlerini de satın alırlarmış. örneğin facabook, fecabook, fecebok.. gibi. aldıkları bu alan adlarının içlerine de çeşitli reklamlar yerleştirirlermiş ve bir yılda yanlış tıklanan alan adlarındaki reklamlardan şirketler yaklaşık 500milyon dolar kazanç sağlarmış.

bu ve bunun gibi haberleri görünce ya da salak salak videolar çekerek milyon kazanan liseliler gibi aptalca işlere soyunmadığım için bazen zeki olmadığımı düşünüyorum.
çingene kanunları çingene kanunları
inanır mısınız ben de yeni işime alışamadığımda ve çok zorlandığımda zeki değil miyim yani sendromu yaşamıştım. yıllardır kandırmışlar beni diye panik oldum ve panik atağımı azdırdım. 6 ay düzenli olarak haftada dört gün somon yedim. düzenli ceviz ve badem tükettim. öyle öyle zekam geri geldi çok şükür ama balık olayını haftada 4 olmasa da haftada 2-3 kere taze somon yeme felsefesi olarak benliğime işledim. 1.5 yıl kadar bu felsefenin bir müridiydim lakin zekam geri gelince bıraktım.

yani, çok elim bir durumdur.
zekalı günler dilerim,
amin.
death is certain life is not death is certain life is not
pek kimsenin başaramadığı şey. kimse zeki olmadığını fark etmez ama bir başkasından daha az zeki olduğunu bilse de itiraf etmekte zorlanır. bende bu bir başkasının zekasına hayran olma şeklinde etki gösteriyor. beyin kıvrımlarına dil atıp, zeka duvarlarını emmek istiyorum.
2
epoksietan epoksietan
yaşlanmaya başlamanın alametlerindendir. gençken dinçken herşeye daha pratik çözümler üretirken birden oturduğu yerde kendi kendine düşünen birine dönüşme aşamasıdır. bunu ertelemenin en güzel yolu spor yaparak bedeni ve zihni dinç tutmaktır. spor çok önemli.
neyçırsever neyçırsever
başka bir bakış açısıyla da şunu diyebilir miyim acaba, bilmiyorum, yine de diyeceğim.
aptallık için referans alınan en alt sınır nereden geliyor? zeki olmanın sınırı nereden geliyor? yani hep çevredeki insanlar göz önüne alınıp istatistikî olarak konuşuyoruz. dünyayı ele alsak da aynı şey. ülkeleri sayın, en varlıklı, zengin, yaşam kalitesi yüksek olan başkentleri, köyleri... farketmez. oysa ki, belki de bu kendini aptal yerine koyan insan aslında kendini çevresindekilere kıyaslamaz ise eğer, gerçekte de aslında zekâ fışkırtan bir birey olmadığını ve olamayacağını da anlar. çünkü zaten böbürlendiği beyninin bir boka yaramadığını bilir. sosyal açıdan popüler olmak veya maddi açıdan zengin olmak veya manevi olarak acaip rahat olmak için zekâya gerek olduğunu pek sanmıyorum. en kolayından bir 'sikerler birader' deyip geçildiğinde çoğu problemin üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum. bunu bile diyemeyenler var, onlar bir siktirsin gitsin. mevzu onlar değil.
dediğim gibi, şahsi inancım, görüşüm, hâli hazırda insan denen varlığın zaten gerizekâlı olarak bu dünyada varlığını kanıtlaması dolayısı ile belirtmeliyim ki ben buradan hepinizin taa o ahlâk kurallarından tut aile bağlarına, hayvan sevgisine, sağlıklı hayatınıza, çözdüğünüzü sandığınız evrenin sırlarına bir el atmak isterdim ama onun yerine sevgilerimi yolluyor, mutluluklar diliyorum.
bir de
hepinize benden birer gözlük.
şakir'e gözlük yok.
enverhoca enverhoca
bakıyorum da,
şöyle bir savunma geliştirilmiş "bıngıldak kemiği henüz sertleşmemiş ikiayaklılar" tarafından: "zeki olmadığımı farkettiğimi yazarsam, aslında zeki olduğumu söylemiş oluyorum. zeki olmayıp bunun farkında da olmamak daha kötü eğer farkettiysem zekiyim demektir. ucundan azıcık da olsa zekiyim ben" mesajı....
bırakın bu ayakları ya.
ya zekisindir ya da değil. arası, birazı, ucundan azıcığı, yok bunun!
değilsen; dna sarmalındaki dizilimden kaynaklı,
zeki isen; yine dna sarmalındaki o sıralanış ile ilgili.

yani üzmeyin kendinizi. ahmaklara da ihtiyacımız var...
skadi skadi
belli bir yaşa kadar zekası,başarıları pohpohlanmış bir insanın,durumun aslında hiç öyle olmadığını anlaması daha bi acı. sanırım bu gerçekle üniversitede yüzleştim ilk defa. lan burda herkes derece amk, sen kim köpeksin ki ey skadi dedim. velhasıl kelam olarak vasat bir akademik hayatım oldu.
hokayiyamaşitakombamba hokayiyamaşitakombamba
direk iq anlamında zekilikten bahsetmiyorum ama 30 yaş civarına geldiğinizde aslında kısa zamana kadar yaptıklarınızı hatırlayıp "ne kadar da gerizekalı bi insanmışım lan ben" denilen bi eşik varya, onu herkes yaşıyo işte.
tripped tripped
sürekli olarak yaşıyorum. stephen hawking öldü ve zekamızdan bir tutam daha eksildi. kandırılıyoruz. dindarlaştırılıyoruz. hissizleştiriliyoruz. beyinsizleştiriliyoruz. bu ülkede her geçen gün bir parçamızı kaybediyoruz. başkanınında , başbakanınıda , siyasi parti üyelerininde ,vizyonsuz şirketlerininde adları dibe batsın.
muzevir muzevir
"kimin zeki olmadığını fark etmek?" sorusuna muhtaç önerme.

cevabı "kendimin" ise "kimden zeki olmadığını fark etmek?" sorusuna muhtaç önerme.

cevabı "ovis aries" ise taşlar yerine oturur.
1 /