ziya selçuk

1 /
sakil sakil
yeni millî eğitim bakanımız. şöyle bir araştırınca içim ümit doldu ister istemez. bir kere günümüz türkiye'sinde bir bakanlığa o işin uzmanı gelince bile sevinir olduk ve ziya selçuk tamamen eğitimci kökenli bir isim. sonrasında ciddi tecrübeleri var. hani özgeçmişine bakan kimse "neden bakan olmuş?" demez. hayırlı uğurlu olsun. umarım türk eğitimini toparlayan isim olur.
hakimbeg hakimbeg
heyecanladıran tek isim. görür görmez bir şeyler var dedim. biraz inceleyince yenilikçi bir profil çizdiğini farkettim. eğitimde sistem tasarımıyla alakalı bir proje düşünmekte. konferanslar, makaleler vs. iktidarın kasten milleti eğitimsizleştirmesine rağmen yinede umutlandırdı hadi bakalım.

butterflyy butterflyy
eğitimci olması umutlandırmıştır ..umarım bizi gerçekten anlayan birisidir ve mesleğinizin eski itibarını kazanmasına vesile olur..
wisefat wisefat
yeni sistemde hala bakanlık kademesinde inisiyatif alınabileceğini sananları gördükçe seçimin sonucuna şaşırmıyorum.şimdi bu bakan diyecek ki her köşe başı imam hatip, analitik düşünmeye iten bir sistem belirlememiz lazım ve koltuğunda kalacak.yiyene afiyet olsun.yalnız eğitim zaten dibi gördüğünden bundan da kötü olamaz.
bu arada sosyal medyada okulu olması ilginç bir şekilde olumlu karşılanıyor.şimdi yüz puanlık uzmanlık sorusu;
akademik öğretim ayrıcalıktır ama temel öğretim haktır.konuya ticari açıdan yaklaşan özel işletme sahibi biri öğretimde eşitlik hakkını nasıl koruyabilir?
benkendimveben benkendimveben
gazi üniversitesinden eğitim psikolojisi üzerine kitapları olan profesör olan kişi daha önce talim terbiye kurulu başkanlığı da yapmıştır. hem hüseyin çelik ile çalışmış bakanlığı döneminde .

aramızda bazı ümitvar arkadaşlar görüyorum adınıza seviniyorum sadece ümit dolu olmanız bile yeterli .

yalnız şöyle bir sorun var ki düzen değişmiş artık akan dereler kurumuş derenin başında da kocabaş osman ağalar var görelim bakalım .
driving einstein driving einstein
hiçbir şeyi değiştirmeyecek, bakan maaşıyla sistem makyajlayıp geçinecek eski özel kolej kurucusu... özel kolejleri ihya eder belki. övenler de bize daha fazla atama diye övüyor, olmayan sistemi düzeltecek ve yenilikler yapacak birine hiç benzemiyor, üzgünüm.

göreve geldi ve bir sürü açıkta kalan çocuk var, ne açıklaması var ne başka bir şeyi. bakan maaşı iyidir ama....
obivan obivan
gerçekten sadece konuşan bakan. muharrem incenin dediği onlar bakan ben gören olacağım lafını da kullanmıştı bakanlığının ilk günlerinde. bilmiyorum belki zamanla daha iyi şeyler yapabilir ama şuanda yapması gerekenleri yapmıyor. konusmalarina bakınca öğretmeni mutlu etme odaklı bir felsefesi var gibi ama uygulamada göremiyorsun bunu. en basiti önümüzdeki aylarda alınacak 20000 öğretmen alım takvimi. ismet yılmaz nasıl yapıyorsa yine aynı şekil yapılıyor. duyuruya çıktıktan aylar sonra mülakat yapılacak sonucu ne zaman açıklanacak atamalar ne zaman netleşecek belli değil. hem 2017 hem 2018 kpss puanı ile alınacak ve hiç kimse gerçek sıralamasını bilmeyecek. ismet yılmaz döneminden çok daha büyük bir kaos var şuanda.

ayrıca bir şekilde atandığınızı farz edin bu sefer de sözleşmeli olduğun için ya işin ya ailen diyorlar altı yıl götüne sokuyorlar kazığı öylece kalıyorsun atandığın yerde.

bakan olduğu ilk zamanlarda ümitlenmiştik hep ama şuanda gördüğümüz tam bir hayal kırıklığı. umarım editleyip helal olsun ziya beye diyebiliriz.
ruhu gezenti ruhu gezenti
bugün bir konuşmasına denk geldim, söyledikleri güzel geldi kulağıma ancak nerede olduğumuzu ve kendisinin kimin güdümünde olduğunu hatırladım. güçlendirecek hamleler yapmak istese bile kendisine engel olurlar.

ayni tas ayni hamam kısaca.
jitemci astsubay jitemci astsubay
türk milli eğitim sistemini sorunları o kadar derin ki, bunların çözümünü bir bakandan beklemek hata olur. topyekün bir seferberlik gerekli. aileler prens ve prenses olarak büyüttükleri veletlerinin dünyanın en zekisi olmadığını anlamalı, öğretmenler dünya standartlarına göre vasat kaldıklarını ve 657 zırhının arkasında olduklarını kabul etmeli, akademisyenler ders ücretini falan bırakıp nitelikli yayın geliştirmeye odaklanmalı, her önüne gelen özel okul açamamalı vs vs. aylarca bitmeyecek tartışmalar bunlar. kime sorsanız kendince haklı çıkar. adamın da suçu yok. akp'nin en beceremediği bakanlığa ateş çemberi zamanında oturdu. iyi niyetli ise bir şeyler yapabilir ama ciddi bir reform yapamaz.
zeta geminorum zeta geminorum
hiçbir şeyi değiştir(e)meyecek olandır. eğitim ve gelişim psikolojisi üzerine yüksek lisans yapmış olmasına, yine seçkin üniversitelerde eğitim bilimleri alanında doçluğunu profluğunu almasına rağmen; pek çok önemli eğitim kurumunun kurulmasına/gelişmesine direkt yahut dolaylı yoldan etki etmesine rağmen kısaca eğitimin her noktasına senelerdir hakim olan biri olmasına rağmen türkiye eğitim sisteminin geldiği noktayı bir dönemde düzeltmeyi bir değil elli ziya selçuk gerçekleştiremez. bunları neden saydım? vasıflı bir adam evet şüphe götürmez bu. ancak takip edenler bilir yenilerde bir çalıştay topladı. çalıştaydaki eğitimci niteliğine sahip insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. halen sorulan sorular "öğrenciden ne bekliyoruz?" "okullarımız nasıl olmalı?" bunu en iyi onun biliyor olması lazım. üç aydır elle tutulur hiçbir icraat yapılmadı yahu üç ay ülke yönetimi söz konusu olduğunda çok uzun bir süre. artık bunların aşılması, harekete geçilmesi lazım. ha burada ziya selçuktan da öte artık gelinen noktanın amiyane tabirle "arap saçı" olması sıkıntı yaratıyor. her gelen bir şeyler getirdi, götürdü. kendisine de başarılar ve sabır diliyorum elbette bu ülke vatandaşı olarak en iyisini isterim. ancak zaten işler karışıkken bu yöntemlerle ne, ne kadar değişir?
plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
çok büyük bir gazla milli eğitim bakanı olmuş kişilik. ama muhtemelen kişinin kendisi gaza gelmemiştir. bu kişiye bağlı olan binlerce öğretmen gaza geldi. sanki bilmiyoruz devlet okullarındaki öğretmen kitlesini. yani çoban olsa da olmasa da çoğundan bir halt olmaz ve bir öğretmen olarak çoğuna çocuğumu teslim ederken birden fazla kez düşünürüm. bu konu uzar ama mesele bu değil.

mesele ziya selçuk'un donanımlı bir insan olmasına karşın hala nerede olduğunun farkında olmamasıdır. hoş olsa da zaten kendi başına karar alamayacağını, canı isteyince sınav sistemini değiştiren bir adamla çalıştığını filan biliyoruz. hal böyleyken bile yaptığı tuhaf davranışlar mevcut sayın bakanın.

sanki uygulamayı yaptıracak kişi benmişim gibi sürekli olarak "tavsiye"lerde bulunuyor. şurası şöyle olmalı, burası böyle olmalı deyip duruyor. ee sayın bakan adama demezler mi sen ne işe yarıyorsun burada diye?
1 /