babasından hiç dayak yememiş insan

kasirga41 kasirga41
bu gruba ben dahil miyim değill miyim tam emin değilim.
zamanında annemden yedigim dayaklar 3 tane daha köprü yapardı. ama babamm... bir gün yine annemi aşırı derecede kızdırmış ve dayağı haketmistim. ( çocuk dayağı nasıl hakeder o ayrı bir mevzu tabi) annem babamı yakalamış ve ona şikayet etmişti beni. o zaman ne bok yediysem artık tam kestiremiyorum. babam önce karşısına aldı. normal konuşmayla başlayan nasihat birden alevlendi. ( laz damarı tuttu bizimkinin) birden sinirlendi ve bir tekme salladı. tabi ben pusmaya çalışırken kacmisim. ayağını cekyatin kenarına vurdu ve baş parmağını kırdı. tabi sinir falan kalmadı...
bir tek budur bana şiddet yönelimi. arada bagistigimiz oldu sonradan ama hiç el kaldırmadı...

şimdi ben kendi çocuklarımı düşünüyorum da ben çok şiddet yanlisiyim. popolarini tokatladim. mincirdim. isirdim... be sadist sevgim varmış la benim :)) ama konuşma taraftariyim genelde. hatta kızım ana sınıfına başladığında öğretmeni bu çocuğu nasıl yetistirdiniz bir bir bir hiç susmuyor demişti

tuvalet giriş ücretinin beş lira olması

pink flamingo pink flamingo
"müşteri dışı kullanıma açık değildir" diyememişler böyle demişler. türk insanını geçtim esnafı bile doğrudan anlatamıyor derdini.
çeşme'deki restaurantlarda da yemek sonrası çay servisi kalktı mesela. kalabalık aileler yemekten sonra uzun bir süre de çay muhabbeti yapıyorlardı. özellikle yazın masaların boş kalması adına bu önemli bir detay. da doğrudan söylenemiyor, çay demlenmedi henüz bi yarım saati var deniyor.

edit: bir üstteki yazarla aynı şeyleri ifade etmişim, copy paste ile suçlandım bu yüzden. sadece başlık girisini okuyup yazmanın dezavantajları. bu da ders niteliğinde dursun burada, yapacak bir şey yok.
2

sözlük yazarlarının tespitleri

prometheus maximus prometheus maximus
kendimize bir alan çiziyoruz ve çizdiğimiz bu konfor alanı dışına çıktığımız an şaşkınlıktan ne yapacağımızı bilmez şekilde kaçacak delik arıyoruz. bencilliklerimiz ve yaşamaktan korktuğumuz şeyler göğsümüzün üzerine baskı yaparken yaşadığımız ikilemler hayatımızın bir parçası olup kopamadığımız bir organımız halini alıyor. bu sağlıksız ve bizler sağlıksız bir toplumun yine sağlıklı olmaktan çok uzak bireyleri olarak, bazen birilerinin bizi cesaretlendirmesine ihtiyaç duyuyoruz. arkadaşlarımız bunun için olmalı. bazen bizleri dışına çıkmaktan korktuğumuz o alanın dışına itmeliler. çok güzel arkadaşlıktır bu çok kimse bilmez.

10 mart 2019 taksim olayları

kareondokuz kareondokuz
tepeden çekilmiş. bir çoğunun başında sarık olduğunu gördüm. bu kişilere sormak lazım. bir çocuk ( onların anlayacağı dilde sıbyan, sabi ) taciz edildiğinde çıkıp yürümek akıllarına gelmedi mi? içlerinden 10 kişi ayetel kürsinin türkçesini söylesin. ben müslüman olucam. bilgisiz kuru kalabalık.